Bahçeli’yi ikna edebilecek mi?
Erdoğan sonrası kimin başa geçeceği tartışmaları iktidar blokunda fay hatlarını geriyor. Tartışmaların üzeri örtülemez hale gelirken MHP açıkladığı yeni anayasa çalışmasında bir nevi “yetki paylaşımı” talep ediyor.

Mehmet Emin Kurnaz
mehmeteminkurnaz@birgun.netCumhurbaşkanı Erdoğan sonrası kimin başa geçeceği sorusu iktidar blokunda uzun süredir en önemli gündem başlıklarından birini oluşturuyor.
Kamuoyu, zaman zaman medyaya da yansıyan gerilimde iktidar ortağı Devlet Bahçeli’nin üstü kapalı verdiği mesajların şifresini çözmeye çalışıyor. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan başta olmak üzere Hakan Fidan, İbrahim Kalın ve damatların da adının geçtiği tartışmalar aynı zamanda rejimin nereye evrileceği sorusunu beraberinde getirdi.
Son dönem Bilal Erdoğan için yandaş medyada gösterilen çaba, parti kadrolarından iş dünyasına uzanan tartışmalar ve son olarak 1 Ocak’ta TÜGVA’nın çağrısıyla Galata’da düzenlenen Filistin mitinginin Bilal Erdoğan’ı parlatma şölenine dönüşmesi tesadüf değil. Bunların her biri Erdoğan’ın “veliaht” olarak Bilal Erdoğan’ı seçtiğinin emareleri şeklinde değerlendirilebilir. Ancak şimdilik en kritik konu iktidar ortağı MHP’nin bunu kabul edip etmeyeceği.
TEK BAŞINA YEDİRMEYİZ
Geçtiğimiz günlerde MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın partisinin hazırladığı 100 maddelik yeni anayasa çalışmasıyla ilgili verdiği detaylar aynı iktidar mücadelesinin bir tezahürü. Yıldız’ın açıklamasında en kritik başlıklar, “TBMM Başkanı’na ‘Tarafsız konumuyla’ milli uzlaşmanın sağlanmasında ve siyasi krizlerin çözümünde arabuluculuk işlevi yüklenmiştir. Başkanlık Sistemi, yeni anayasa bütünlüğü içinde ‘kurumsal yapıya’ kavuşturulmuş, Başkan ile birlikte iki Başkan Yardımcısının seçilmesi öngörülmüş, Başkanlık Kabinesi anayasal statüye dahil edilmiş, Başkanlık Hükümet Programı’nın Meclise sunulması yöntemi getirilmiştir” ifadeleri oldu.
Yıldız’ın vurguladığı başlıklara bakılırsa Cumhurbaşkanı’nın yanına seçilecek iki Başkan Yardımcısı ile kabine için Meclis onayının önerilmesi bir nevi yetki paylaşımı talebi olarak görülebilir. MHP, veliaht koltuğuna Bilal Erdoğan’ın oturması halinde Cumhurbaşkanı’nın hali hazırda sahip olduğu geniş yetkiyi paylaşmak için bir bakıma el yükseltiyor.
Şüphesiz içeride artan gerilimlere rağmen iktidar ortaklarının öncelikli ve en temel motivasyonu hala mevcut rejimin bekasını korumak. Çünkü ‘tek adam’a verilen sınırsız yetkinin elden çıkması, inşa edilen binanın temelden sarsılarak tüm ortakları altında bırakacak bir enkaza dönüşmesi demek. Bunun için öncelik tüm tartışmaları olabildiğince hasıraltı etmek. Kamuoyuna her fırsatta birlik görüntüsü ve sorun yok mesajları verilmek isteniyor.
OYUN PLANINI KİM BOZACAK
Elbette tüm bu senaryo iktidar bloku açısından işlerin yolunda gitmesi halinde sahneye konulacak. Suriye’deki gelişmelere sıkışan çözüm süreci, yurttaşın yoksulluğa karşı derinleşen öfkesi, adaletsizlik ve hukuksuzluklara karşı devam eden tepkiler, bu oyun planının önündeki en büyük engel. Gündemar’ın önceki gün yayımladığı araştırmada da dikkat çeken çıkarımlar yer aldı. AKP ikinci parti konumunu sürdürürken MHP’de ise düşüş devam ediyor. Araştırmaya göre halkın gözünde iktidar krizi yöneten ama ona çözüm üretemeyen bir konuma hapsolmuş halde.
Rejim bugüne dek kimi zaman baskı ve yargı sopası kimi zaman siyaseti konsolide eden çözüm tartışmaları kimi zaman da halkın gerçek sorunlarının konuşulmasını engelleyerek krizi yönetmeyi bir şekilde başardı. Ancak krizleri artık yönetilemez hale getirecek olan da Erdoğan sonrasına yapılan tüm planları boşa düşürecek olan da muhalefet güçlerinin kararlılığı olacak.


