Bahis bataklığı futbolu yutuyor: Operasyon daha da büyür mü?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın genişlettiği ve eski-yeni kulüp başkanlarının gözaltına alındığı futbolda bahis soruşturması, gündemin en önemli başlıklarından biri haline geldi. Gazeteci Murat Ağırel, işin futnbolculara da uzayabileceğini belirterek, "Bu olayı asla tek bir takıma indirgememek gerekiyor. Yasa dışı bahis baronları ve temsilcileri, meşruiyet kazanmak için harcayabilecekleri paranın sınırı olmayan kişiler" değerlendirmesini yaptı. Spor Hukukçusu Anıl Dinçer ise "Bu sürecin yalnızca hakemlerle sınırlı kalmaması gerekiyor. Kim müsabaka sonucunu etkilemişse, kanundaki karşılığıyla cezalandırılmalıdır" dedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bahis operasyonun kapsamını genişletti. Savcılık bugün Eyüpspor Başkanı Murat Özkaya, Kasımpaşa’nın eski başkanı Mehmet Fatih Saraç ve 17 hakem hakkında gözaltı kararı verdi. Saraç ifadesinin ardından serbest bırakıldı.
Yapılan operasyon büyük yankı uyandırırken süreci Gazeteci Murat Ağırel ve Spor Hukukçusu Anıl Dinçer, birgun.net'e değerlendirdi.
Operasyonun genişlemesini beklediğini dile getiren Ağırel, “Evet, bu operasyonun ayak sesleri daha önceden geliyordu. Çok daha büyük bir safhada genişleyeceğini, birçok defa dile getirdim. Bu operasyon daha da büyüyecek. Çünkü gözaltına alınan hakemler sadece bir kısmı, kulüp yöneticileri de öyle. Buradan sonra futbolculara, menajerlere ve futbolun diğer paydaşlarına da uzanacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
"FUTBOLCULAR DAHİL OLACAK"
Sürecin devamına futbolcuların da dahil olacağını belirten Murat Ağırel şunları söyledi:
“Futbolculara da uzanacak hem alt liglerde oynayan hem de üst seviyede forma giyen futbolcular bu sürecin içinde yer alacak gibi görünüyor. Operasyon devam edecek. Eski Kasımpaşa Kulübü Başkanı ve sahibi Murat Özkaya’nın gözaltına alınması, operasyonun daha doğrusu soruşturmanın başka bir yöne evrileceğini de gösteriyor. Çünkü Murat Özkaya, o dönemde bildiğiniz gibi bir dönem 1. Lig Kulüpler Birliği başkanlığı da yaptı. Kendisiyle daha önce yaptığım röportajda, futbolcular aracılığıyla kendisine ulaştırılan bir şike teklifini anlatmıştı. Bu röportajı görsellerle birlikte kamuoyuyla paylaşmıştım; hatta kendisine bu konuda sorular da yöneltmiştim.
"YÖN VE KAPSAMI GENİŞLEDİ"
Eğer o dönemdeki iddialar, belgeler ve tespitler derinlemesine incelenirse, soruşturmanın çok daha farklı noktalara ulaşacağını düşünüyorum. Ben bu konuda kendisiyle tam sayfa bir röportaj yapmıştım; çok dikkat çekici ifadeleri vardı. Kasımpaşa-Samsunspor maçıyla ilgili de paylaşım yapmıştım. Dolayısıyla Kasımpaşa Başkanı’nın gözaltına alınması, soruşturmanın hem yön hem de kapsam bakımından genişleyeceğinin göstergesi.”
Operasyonun daha farklı yerlere uzanabileceğini belirten Ağırel, “Savcılık da ilk açıklamasında soruşturmayı tüm taraflar açısından derinleştirdiğini belirtmişti. Şu anda yapılan gözaltılar, bu dosyanın daha da farklı yerlere uzanabileceğini gösteriyor. Ne olur bilemeyiz ama göreceğiz, hep birlikte takip edeceğiz. Zaten Kirli Çark kitabımda bu operasyonların büyük bir kısmını yazmıştım; bugün yaşananların çoğu o kitabın içeriğinde mevcut” diye konuştu.
"ÇÜRÜMÜŞ DÜZENİN YANSIMASI"
Soruşturmanın kapsamlı şike operasyonuna evrilip evrilmeyeceğini önümüzdeki günlerin göstereceğini belirten Ağırel, sözlerini şu ifadelerle noktaladı:
"Şu anda net bir şey söyleyemem çünkü suçlamaları ve operasyonun ayrıntılarını görmem gerekiyor. O yüzden şu anda yorum yapmak doğru olmaz. Ancak kesinlikle şunu düşünüyorum: Bu olayı asla tek bir takıma indirgememek gerekiyor. Yasa dışı bahis baronları ve temsilcileri, meşruiyet kazanmak için harcayabilecekleri paranın sınırı olmayan kişiler. Etki alanlarını genişletmek için görüşmeyecekleri yönetici yok. Futbolun içindeki tüm etkin figürlerle iletişime geçiyor, onları etkilemeye çalışıyorlar. Ellerinden gelen her türlü operasyonel yöntemi kullanıyorlar.
Futbol öyle bir hale geldi ki özellikle bahis teknolojinin ilerlemesiyle birlikte bambaşka bir noktaya taşındı. Artık herkesin elinde bir kumarhane var. TFF şu anda futbolcularla ilgili bir soruşturma yürütüyor. Bu soruşturmada alt liglerde, hatta “çocuk yaşta” sayılabilecek genç futbolcuların isimleri de geçecek. Çünkü daha çok genç kuşak bu tür oyunlara yöneliyor. Öyle ki bazı futbolcular sadece futbol maçlarına değil, köpek yarışlarına bile bahis yapıyor. Gol atar atmaz yapılan bahisleri, maç içi “anlık” oyunları göreceğiz. Karşımıza öyle büyük bir tablo çıkacak ki, bu tam anlamıyla bir bataklık.
Bu bataklığı kurutmak için verilen her mücadele çok kıymetlidir. Bu yüzden kamuoyunun desteğiyle, hiçbir koşul aranmaksızın kararlılıkla yürütülmesi gerekiyor. Yasa dışı bahislerin beslendiği altyapılar kapatılmalı. Bu sistemin sirayet ettiği herkes adı, sanı, unvanı ne olursa olsun, hangi kulübe ya da siyasi çevreye dayanırsa dayansın bu mücadeleye dahil edilmelidir.
Ancak bu şekilde hem toplumsal bir yaraya dönüşen bu sorunu ülke gündeminden çıkarabiliriz, hem de ekonomik açıdan büyük bir kara deliği kapatabiliriz. Çünkü bu yasa dışı bahis sektörü 100 milyar dolarlık bir hacimden bahsediyor ve bu paranın bedelini yine bu millet ödüyor."

AV. DİNÇER: ÇOK CİDDİ BİR SUÇLAMA
Spor Hukukçusu Anıl Dinçer ise savcılığın açıklamasında “Müsabaka sonucunu etkileme” kısmına vurgu yaparak, “Gördüğümüz kadarıyla soruşturma kapsamında bu durum açıkça belirtilmiş durumda. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yaptığı açıklamada da “müsabaka sonucunu etkileme” unsurunun ayrı değerlendirildiği ifade edildi. Zaten müsabaka sonucunu etkilemek hem 6222 sayılı kanuna göre adli bir suç, hem de TFF’nin talimatlarında açıkça tanımlanmış bir ihlaldir. Bu konuda hiçbir yoruma yer bırakmayacak netlikte hükümler bulunuyor. Dolayısıyla, şu anda soruşturmanın detayları tam olarak ortaya çıkmamış olsa da, kapsamın “şike” iddialarıyla bağlantılı olduğu anlaşılıyor” dedi.
Operasyonun sadece hakemler üzerinden değerlendirilmesinin oldukça yanlış olduğunu belirten Dinçer, “Bu sürecin yalnızca hakemlerle sınırlı kalmaması gerekiyor. Hakemler elbette günah keçisi değil. Kim yasa dışı bahis oynamışsa ki bu, doğrudan suç olmasa da futbol dünyasında yasaklı bir eylemdir ve kim müsabaka sonucunu etkilemişse, kanundaki karşılığıyla cezalandırılmalıdır. Türk futbolunda bir hakemin, futbolcunun ya da yöneticinin bahis oynaması kabul edilemez, hele hele bir müsabakanın sonucuna etki etmiş olmaları düşünülemez. Bu nedenle soruşturmanın müsabaka sonucunu etkilemeye yönelik olarak genişlemiş olması umut verici bir gelişme” ifadelerini kullandı.
İlerleyen süreçte soruşturmanın çok daha büyüyebileceğinin altını çizen Dinçer, “Soruşturma hakemlerle ve bahis bağlantılarıyla başladı ancak artık kulüp başkanlarını da kapsayacak şekilde, müsabaka sonucuna etki eden eylemleri içerecek biçimde genişledi. Bu noktada işin futbolculara, başka kulüp başkanlarına, yöneticilere, sportif direktörlere ve hatta medyaya kadar uzanabileceğini düşünüyorum. Zamanla bu sürecin çok daha fazla ismi ortaya çıkaracağı açık. Aslında bu olaylar Türk futbol camiasında uzun süredir konuşuluyordu. Belki geç kalınmış bir soruşturma ama geç de olsa yerinde ve kararlı biçimde ilerlediği görülüyor. Hakemlerde nasıl varsa, kulüp yöneticilerinde de olduğu gibi, elbette futbolcular arasında da kötü niyetli olanlar çıkacaktır. Bahis oynayan, hatta sadece oynamakla kalmayıp müsabaka sonucunu etkileyen isimler de ortaya çıkacaktır.” diye konuştu.
BAŞKANLAR SUÇLU BULUNURSA HANGİ CEZALAR VERİLİR?
Dinçer sürecin birkaç kulüp başkanıyla sınırlı kalmayacağını belirterek konuşmasının sonunda şu değerlendirmeleri yaptı:
"Yeni başkanlar, yöneticiler, sportif direktörler, futbolcular ve belki şu an aklımıza gelmeyen başka kişiler de bu işin içinde çıkacaktır. Türk futbolunun bu tür olaylarla anılmaması gerekiyor. Dünyada adımızın bu şekilde geçmemesi için futbolun bir an önce arındırılması, temizlenmesi şart.
Müsabaka sonucunu etkilemenin kulüp başkanları açısından sonuçlarına gelirsek:
TFF Disiplin Talimatı’na göre bu fiilin cezası nettir ve hiçbir şekilde tolerans tanınmaz. Maddede açıkça “süresiz hak mahrumiyeti” cezası öngörülür. Bu, hakem, kulüp başkanı, yönetici ya da futbolcu fark etmeksizin uygulanır. Yani müsabaka sonucunu etkileyen herkes futboldan, genel olarak spordan men edilir. Buna ek olarak, talimatta ayrı bir hüküm daha var: Eğer eylem kulüp yöneticisi tarafından gerçekleştirilmişse, kulüp bir alt lige düşürülür. Yani kulüp başkanı bir daha görev yapamayacağı gibi, kulübü de sportif olarak ciddi bir yaptırımla karşı karşıya kalır.
Ayrıca 6222 sayılı yasanın 11. maddesine göre de bu fiil 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Eğer müsabaka sonucunun etkilenmesi “bahis yoluyla” olmuş ve fail bu yolla menfaat elde etmişse, ceza yarı oranında artırılır. Yani bu durumda 1,5 yıldan 4,5 yıla kadar adli ceza gündeme gelir. Kısacası hem TFF talimatları hem de 6222 sayılı yasa uyarınca bu tür eylemlere hiçbir şekilde hoşgörü gösterilmez."


