Google Play Store
App Store

Spor hukukçusu Anıl Dinçer bahis soruşturmasıyla ilgili yeni dalgayı, “Bu kadar aktörün yer aldığı bir denklemde, herkesi birbirinden bağımsız görmek zor. Eğer bağlantılar, menfaat ilişkileri, birlikte hareket iddiası ispatlanabilirse organize suç soruşturması gündeme gelebilir” sözleriyle yorumladı.

Bahis soruşturmasında yeni perde: Şimdi ne olacak?
Anıl Dinçer

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu sabah düzenlediği geniş çaplı operasyon, ülke futbolunda aylardır derinleşen bahis soruşturmasını yeni bir aşamaya taşıdı. Savcılık, yürütülen soruşturma kapsamında 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı verdi. Listedeki isimlerin çeşitliliği futbol kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

Gözaltına alınanlar arasında Fenerbahçeli Mert Hakan Yandaş, Galatasaraylı Metehan Baltacı ve eski hakem-yorumcu Ahmet Çakar da bulunuyor. Ayrıca Adana Demirspor’un bugünkü duruma gelmesinde büyük pay sahibi olan eski başkanı Murat Sancak ve bazı kulüp yöneticileri, teknik ekip üyeleri ve menajerler de soruşturmaya dahil edildi.

Daha önce hakem ağırlıklı birinci dalga ve kulüp yöneticilerinin de yer aldığı ikinci dalganın ardından gelen bu yeni hamle, savcılığın dosyayı bahis, müsabaka sonucunu etkileme ve şüpheli finansal bağlantılar ekseninde genişlettiğini gösteriyor.

Soruşturmanın kapsamı, olası cezai sonuçları ve TFF’nin bundan sonra nasıl bir yol izlemesi gerektiğine ilişkin merak edilenleri spor hukukçusu Anıl Dinçer sorularımızı yanıtladı.

“YENİ İSİMLER GELDİKÇE SÜREÇ DAHA DA BÜYÜYECEK”

Anıl Dinçer, operasyonun sadece “ikinci dalga” olarak anılmasının eksik olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Aslında toplamda üçüncü dalga olarak değerlendirmek gerekir. İlk dalga TFF'nin hakemlere ve gözlemcilere yönelik bahis soruşturmasıydı. İkinci dalga savcılığın bazı kulüp başkanları ve hakemlere ilişkin ‘müsabaka sonucunu etkileme’ iddialarıydı. Şimdi ise hem futbolcuları, hem hakemleri, hem kulüp yöneticilerini kapsayan bambaşka bir tablo ortaya çıktı.”

Savcılığın açıkladığı listede kulüp başkanı, futbolcu, hakem ve menajerlerin de bulunduğunu hatırlatan Dinçer, her ismin dosyasında farklı iddia ve deliller olduğunu vurguladı:

“Bazı kişilerde banka hareketlerinde anormallik, bazılarında kendi maçına bahis oynama şüphesi, bazılarında ise sonucunu etkilediğine ilişkin ciddi bulgular var. Bu nedenle her dosya ayrı ayrı değerlendirilecek. Ancak genel tablo bize bu dalgaların devam edeceğini gösteriyor.”

Dinçer’e göre ilerleyen süreçte yeni menajerler, yöneticiler ve futbolcuların da soruşturmaya dahil olması güçlü bir ihtimal.

“ORGANİZE SUÇ ŞÜPHESİ VAR AMA KANITLANMASI GEREKİR”

Soruşturmanın “organize suç” kapsamına girip girmeyeceğine ilişkin de konuşan Dinçer, ihtimalin yüksek olduğunu ancak bunun ciddi bir delillendirme gerektirdiğini söyledi:

“Listedeki bazı isimlerin birbirleriyle yakın ilişkileri olduğu zaten biliniyor. Ancak bunun örgütlü suç kapsamına girmesi için aralarındaki bağın, ortak menfaatin ve sistematik işleyişin net şekilde ortaya konması şart. Bu da soruşturmanın sonlarına doğru çıkar. Şu anda bireyler üzerinden yürüyen bir süreç var ama ileride aralarındaki bağlantılar somutlaşabilir.”

Dinçer’e göre soruşturma aylar, hatta yıllar sürebilir ve ülke futbol tarihinin en kapsamlı adli incelemelerinden biri olma yolunda.

“DELİLLER GELDİKÇE YENİ SEVKLER OLUR”

Federasyonun bundan sonraki tutumuna ilişkin değerlendirme yapan Dinçer, TFF’nin adli boyuttaki delillere erişemeyeceğini ancak kendi disiplin soruşturmasını savcılık bulgularına göre şekillendireceğini ifade etti:

“TFF en fazla bahis oynanıp oynanmadığını tespit edebilir. Banka hareketleri, para trafiği, telefon kayıtları gibi unsurlar savcılığın yetkisinde. Yeni deliller geldikçe TFF de dosyasını genişletir. Tanık ifadeleri, itiraflar, yeni raporlar ortaya çıktıkça başka isimler de gündeme gelecektir.”

Dinçer'e göre soruşturmada geçen 300-400 ismin tümünün birbirinden bağımsız hareket ettiği düşünülemez. Bu nedenle federasyonun ilerleyen aşamalarda çok daha geniş kapsamlı disiplin sevkleri yapması muhtemel.

NAZİLLİ-ANKARASPOR DOSYASI YENİDEN GÜNDEME GELİR Mİ?

Soruşturmanın odağındaki Nazilli Belediyespor-Ankaraspor maçı, Ümraniyespor ile ilgili iddialar ve teknik ekip-futbolcu bağlantıları hakkında da konuşan Dinçer, yeni deliller geldikçe bu karşılaşmaların dosyalarının yeniden açılabileceğini söyledi:

“TFF bu dosyaları bekletiyordu. Deliller tamamlanmadan karar veremez. Eğer savcılıktan yeni bulgular gelirse hem Nazilli-Ankaraspor hem de ilgili diğer maçlarla ilgili süreç yeniden başlatılır.”

Dinçer, kesinleşmiş bir manipülasyon tespitinde kulüplerin çok ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceğini vurguladı:

“TFF’nin talimatları çok açık. Kulüp başkanı, yönetici, teknik adam veya futbolcu manipülasyon yapmışsa ve bu da kesinleşirse kulüplerin küme düşürülmesi gündeme gelir. Bu çok ağır bir yaptırım ama mevzuat bunu öngörüyor.”

“FUTBOLCULARIN KARİYERİ BİTEBİLİR”

Dinçer, soruşturma kapsamında daha önce sadece “bahis oynadığı” gerekçesiyle ceza alan bazı futbolcuların, yeni delillerle birlikte çok daha ağır yaptırımlarla karşılaşabileceğini söyledi:

“Kendi maçına bahis oynayan futbolcu zaten ağır bir ihlal yapmıştır. Eğer bunun yanında müsabaka sonucunu etkileme tespit edilirse TFF ikinci bir sevk yapar. Bu durumda süresiz hak mahrumiyeti gündeme gelir ve futbolcunun kariyeri fiilen biter.”

Aynı durumun hakemler ve yöneticiler için de geçerli olduğunu belirten Dinçer, “hakem lisansı nasıl iptal edildiyse, futbolcuların da kariyeri sona erebilir” dedi.

Anıl Dinçer’e göre Türk futbolundaki bahis ve manipülasyon soruşturması henüz başlangıç aşamasında. Savcılığın derinleştirdiği dosya, hem hukuki hem sportif açıdan çok daha büyük sonuçlara yol açabilir. Yüzlerce isim arasında bağlantıların ortaya çıkması durumunda, soruşturma futbol tarihinin en ağır yaptırımlarıyla sonuçlanabilir.