Google Play Store
App Store

Sağlık Bakanı Memişoğlu’nun ‘‘Randevu alma sorunu yok” sözleri tepki çekti. Hastalar: Randevu veriyorsunuz ama aylar sonrasına. Bazı hastanelerde bırakın randevu bulmayı doktor bile yok. Bakan bizimle dalga geçiyor.

Bakan dalga mı geçiyor?
Fotoğraf: BirGün
Sibel Bahçetepe
Sibel Bahçetepe
sibelbahcetepe@birgun.net

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun ‘‘Türkiye’de randevu alma sorunu yok. Aile hekimine gittiğinizde gerçekten ihtiyacınız varsa aile hekimlerin sizinle ilgili isteği branştan ve istediği hastaneden randevu alabilir’’ sözleri tepki çekti. Hastalar, randevuların haftalar, hatta aylar sonrasına alınabildiğini belirterek ‘‘Sağlık Bakanı bizimle dalga mı geçiyor? Bazı bölümlerde randevular aylar sonrasına veriliyor, farkında mısınız?’’ diye sordu.

Aile hekimleri ise ‘‘Soruyoruz hasta aile hekimine gittiğinde muayene ve tetkikler sonucunda hekim 2.-3. basamak tetkik ve tedavi uygun görürse bunun adı randevu almak mıdır, sevk etmek midir? Neden ısrarla aile hekimliği randevu alma merkezi gibi algılatılıyor kamuoyuna?’’ dedi.

DİŞTE RANDEVU 1 YIL SONRA

Memişoğlu önceki gün yaptığı açıklamada, hastanelerden randevu alma sorunu kalmadığını, 3,5 milyon bekleyen randevuyu 300-400 bin bandına düşürdüklerini savunarak "Yüzde 82-85 oranında da azaltmış durumdayız. Birkaç branş ve bazı illerde sorun yaşıyor olabiliriz. Bizim aslında randevu sorunumuz yok. Aile hekimine gittiğiniz zaman eğer gerçekten ihtiyacınız varsa aile hekimlerinin kontenjanları halen dolmuş değil. Her branşta aile hekimi sizinle ilgili isteği branştan ve istediği hastaneden randevu alabilir eğer ihtiyacınız varsa" açıklaması yaptı.

Sosyal medyada bakan Memişoğlu’na tepki gösteren hastalar, Sağlık Bakanı Memişoğu’nu etiketleyerek, randevu sorunlarından bahsettiler.

Yurttaşlardan bazılarının şikâyetleri şöyle: ‘‘Koskoca İzmir’de el cerrahisine aylardır randevu bulamadım, telefonla aramadığım makam, mevki kalmadı’’, ‘‘Gerçekten böyle bir şey söylemiş olamaz. Polikliniğin birine bir aydır alarm kurarak randevu ancak alabildim’’, ‘‘Bir el cerrahine 2 aydır sıra bulamamam dışında problem yok’’, ‘‘Doğru söylüyor randevu açılsa alacağız ama açılmıyor ki. Muayene olduysan 2 hafta alamıyorsun eskaza gidemediysen gene 2 hafta alamıyorsun aynı gün sadece 2 randevu alabiliyorsun böyle kısıtlaya kısıtlaya yüzde 40’ın önüne engel koydunuz herhalde randevu sorunu kalmadı dersiniz’’, ‘‘Çok fazla randevu sorunu var. 15 günden önce sıra bulamıyoruz hatta çoğu zaman randevular dolu görünüyor’’, ‘‘Sayın bakanım şimdi telefonla E-Devlet’e girip Urfa’da cildiye bölümüne randevu almaya çalışır mısınız?’’, ‘‘Emin miyiz annem için 6 aydır retina bölümünden randevu alamıyorum yardımcı olursanız sevinirim’, ‘‘Randevuyu veriyorsunuz doğru, ama aylar sonra. İstersen kanıtlarım’’, ‘‘Bizimle dalga geçiyorlar’’, ‘‘Kesinlikle doğru söylüyor. Beylikdüzü Devlet Hastanesi’nde ultrason için Nisan 2026’ya randevu aldık’’, ‘‘Devlet hastaneleri 3 ay sonraya randevu veriyor diş fakülteleri en yakın tarih 1 sene sonraya veriyor’’, ‘‘Bağcılar Eğitim Araştırma Hastanesi’nde endokrinoloji bölümüne randevu yok mesela. Hastane ‘Dilekçe yazıp doktor talep edin’ diyor Sağlık Bakanlığı ‘Siz randevu var diyorsunuz’ ama doktor bile yok.’’

∗∗∗

RANDEVU KRİZİ VAR

Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, ülkede ciddi bir randevu krizi yaşandığına dikkat çekerek ‘‘Hem bizler hem de bakanlık çok iyi biliyoruz ki randevu krizi çözülmemiştir. Ancak bu krizin sorumluluğu aile hekimlerinin üzerine yıkılmak istenmektedir’’ dedi. Mehlepçi, şöyle devam etti: ‘‘Kışkırtılmış sağlık politikaları sonucunda, her geçen gün hastaneye ve hekime başvuru sayısı artmaktadır. Hangi gelişmiş ülkede hekim başına düşen yıllık başvuru sayısı 12,2’yi buluyor? Buna rağmen, bu tabloyla övünen bir bakanlıkla karşı karşıyayız. Kışkırtılmış sağlık talepleri ve ‘giderlerse gitsinler’ anlayışı sürdüğü sürece randevu krizi çözülemez. Sağlık, iki dakikaya sığdırılacak kadar önemsiz bir konu değildir. Bizler randevu memuru değiliz. Bizleri hastalarla karşı karşıya bırakmak hem çalışma düzenimizi bozmakta hem de bizi asıl görevimizden alıkoymaktadır.’’

Dr. Ahmet Mehlepçi