birgün

18° PARÇALI AZ BULUTLU

GÜNCEL 19.09.2020 12:25

Bakan Gül'den, Aleyna Çakır davasına ilişkin açıklama: Bir TV programcısı değildir savcı

Aleyna Çakır'ın şüpheli ölümüyle ilgili konuşan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, 'Soruşturmanın titizlikle yapıldığına inanıyoruz. Hakim savcının sosyal medyası televizyonu yok. Onlar kararlarıyla konuşuyor' dedi.

Bakan Gül'den, Aleyna Çakır davasına ilişkin açıklama: Bir TV programcısı değildir savcı

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, CNN TÜRK’te Hakan Çelik’in sunduğu Hafta Sonu programına konuk oldu. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gül, ATV'de yayınlanan Müge Anlı ile Tatlı Sert programında konuşulmaya devam eden Aleyna Çakır'ın ölümüyle ilgili de açıklamalarda bulundu.

"Böyle önemli bir konuda saygıyla süreci beklemek lazım. Savcı hangi delile ulaştı bilmiyoruz. Bir TV programcısı değildir savcı" ifadelerini kullanan Gül, şöyle konuştu:

"Çok trajik üzücü bir hadise. Soruşturma devam ediyor. Biliyorsunuz gizli bir şekilde devam eder. Yapacağım yorum, soruşturmanın titizlikle yapıldığına inanıyoruz. Soruşturma neticesinde aldığı kararlar ile adalet duygusunu tatmin edeceğine inanıyoruz. Hakim savcının sosyal medyası televizyonu yok. Onlar kararlarıyla konuşuyor. Adliye bir beyaz süttür orada bir leke varsa bunu kimse affetmez. Haksız yorumlar yapılabilir ama hakim savcı fiile bakar. Böyle önemli bir konuda saygıyla süreci beklemek lazım. Savcı hangi delile ulaştı bilmiyoruz. Bir TV programcısı değildir savcı. Savcı adaleti yerine getirmeye çalışan bir yargı mensubudur. Hakim öyledir. Varsa bir delilin arkadaş yeri adliyedir karakoldur. Gidip adliye ve karakola konuşacaksın. Adaletin tecelli etmesini istiyorsan savcıya kolluğa elindeki delili vereceksin."

Tuzla'da 67 yaşındaki komusunu darp eden Halil Sezai ile ilgili de konuşan Gül, şunları söyledi:

"Asla kabul edilemez. Ben de şiddetle kınıyorum. Nitekim yargı da gereğini yapmıştır. Soruşturma devam etmektedir. Böyle meslekleri icra edenlerin daha kuşatıcı birleştirici rolü olması gerekirken bu asla tasvip edilemez. Bu bir vandallıktır. Ertesi gün bu görüntüler çıkıyor. Savcılık dosya girince ek ifade alıyor. Ama bu görüntüler sosyal medyaya düşmese de dosyaya girdiğinde ifadesini alacak. Yargı herkese lazım. Hakim savcı yargı faile bakmaz. Fiile bakar. Ve delillerle bağlıdır."

Gül’ün açıklamalarından diğer satır başları şöyle:

E-DURUŞMA YAYGINLAŞACAK

"E-duruşma pandemiden önce bir hayalimizdi. Bu hafta Ankara’da pilot olarak başlattık. Avukat arkadaşlarımızla konuştuk çok memnunlar. “Bu kadar da beklemiyorduk” diyorlar. Ofislerinden duruşmaya gitmeden yargılamalar yapılıyor. Ankara’dan sonra İstanbul ve diğer illere de yaygınlaştıracağız. 2021’de yaygınlaşmış olur hedefimiz o.

Cezaevlerinde görüntülü görüşmeyi de pilot olarak başlatıyoruz Ankara ve İstanbul’da. Bu da çok önemli bir hayalimizdi.

Vatandaşlarımız müsterih olsun. Tutuklu ya da hükümlü de olsa Türkiye cumhuriyetine emanettirler. Her türlü tedbirlerimizi aldık. Tüm hükümlü ve tutuklulara dezenfektan malzemeler ücretsiz verildi. Pandemi güvenliği ile ilgili çok önemli adımlar atıldı. Adliye ve cezaevlerinde tedbirler kesintisiz ve büyük bir titizlikle sürdürülmeye devam ediliyor.

'HUKUK FAKÜLTELERİNDE NİTELİKLİ EĞİTİM VERİLMEK ZORUNDA'

Türkiye’de hukuk sorunun ortadan kalkması nitelikli hukukçular meselesi ile doğrudan ilgili. Geçtiğimiz yıl YÖK’e yazı yazdık başarı puanı 190 bin olanlar hukuk fakültesine giriyordu bu çok fazla. Ve bunun 100 bine indirilmesini talep ettik. Ve bu sene 1600 civarında kontenjan boş kaldı. YÖK’e yeni bir yazı yazdım bu yazıda da 125 binden 100 bine indirilmesi hususunda talebimiz var. İlk 100 bine giren arkadaşlarımızın hukuk fakültesine girmesi hukuk fakültesi mezunu olduktan sonra kaliteyi getirecek. Hukuk fakültesinde nitelikli eğitim verilmek zorunda. YÖK’ün de ben teşekkür ediyorum duyarlılığı var. Önümüzdeki dönemde kalitenin artacağına inanıyorum.

'ÖMÜR BOYU NAFAKA VERME ZORUNLULUĞU MAĞDURİYET OLUŞTURMAKTA'

1 yıl 2 yıl evli kalıp ömür boyu nafaka verme zorunluğunda olunması ayrı bir mağduriyet oluşturmakta. Bunların hepsinin dikkate alınarak ama bir süreye tabi tutulmasının doğru olduğunu düşünüyorum. Nafakanın da belli bir süreye bağlanması gerektiği kanaatindeyiz.

İDAM CEZASI

Canilikleri vahşilikleri yapanlar en ağır cezayı hak ediyorlar. Anayasa ile olması gerekiyor. Meclisin sayısal olarak bir konsensüsün konusu olur ancak. Dolayısı ile meclisin takdirinde. Hepimiz bakacağız göreceğiz bir konsensüs var mı?"

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız