Barış'a kan damlıyor
Genel Hizmetler İşçileri Sendikası (Genel-İş) yönetim kurulu ve DEHAP Genel Başkanı Tuncer Bakırhan birer yazılı açık
Dünya Barış Günü'nün barış ihtiyacının daha çok hissedildiği bir dönemde kutlandığına dikkat çeken Genel-İş açıklamasında, "Dünya barışı önündeki en büyük tehdit, başta ABD olmak üzere emperyalist devletlerdir. Bu koşullar altında ülkemizin bağımsızlık ve uluslararası barışı koruma yönündeki politikalara yönelmesi büyük bir önem taşımaktadır" denildi. Türkiye'deki toplumsal barışın önündeki temel engellerden birisinin Kürt sorunu olduğu belirtilen açıklamada, bu konuda da "son yıllardaki demokratikleşme çabalarına bağlı olarak önemli aşamalar" kaydedildiği ifade edilerek, "üretken ve toplumsal gelişmeye hizmet eden bir ekonomik yapının kurulması, demokratik hukuk devletinin gelişmesi, toplumsal barışın kökleşmesinin temeli olacaktır" denildi.
DEHAP Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise yaptığı açıklamada, beş kıtada süren bölgesel savaşların, insanlığın hâlâ savaş tehdidini aşamadığını ortaya koyduğunu belirterek, "Açlığın, yoksulluğun, hastalıkların, eğitimsizliğin, ekolojik felaketlerin kaynağının süren savaşlar olduğu ortak kabuldür. Insalık ve doğa, iktidar ve çıkar için savaş kliklerine kurban edilmektedir" dedi. Dünyanın günümüzde savaş tehdidini aşacak güce ulaşamadığını kaydeden Bakırhan, Türkiye'deki iktidarın da bir barış politikasına sahip olmadığını belirtti. Kürt sorunun sürdüğünü ifade eden Bakırhan, "Parti olarak ülkede iç barışın sağlanması için hükümetin mevdut politikalarını terk ederek halkın demokratik taleplerini dikkate alan barışçık adımlar atmasını istiyoruz. Hükümet öncelikle çatışma ortamına yol açan koşulları ortadan kaldırmaya çaba göstermelidir" dedi.
Öte yandan, İnsan Hakları Derneği 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle, bugün Yüksel Caddesi'nde saat 11.30'da "Tecridi Yaşayanlar Tecridi Anlatıyor" başlıklı bir sergi düzenleyecek ve basın açıklaması yapacak.
DİSK'e bağlı Türkiye Genel Hizmetler İşçileri Sendikası (Genel-İş) yönetim kurulu ve DEHAP Genel Başkanı Tuncer Bakırhan birer yazılı açıklama yaparak, Dünya Barış Günü'nü kutladılar.
Dünya Barış Günü'nün barış ihtiyacının daha çok hissedildiği bir dönemde kutlandığına dikkat çeken Genel-İş açıklamasında, "Dünya barışı önündeki en büyük tehdit, başta ABD olmak üzere emperyalist devletlerdir. Bu koşullar altında ülkemizin bağımsızlık ve uluslararası barışı koruma yönündeki politikalara yönelmesi büyük bir önem taşımaktadır" denildi. Türkiye'deki toplumsal barışın önündeki temel engellerden birisinin Kürt sorunu olduğu belirtilen açıklamada, bu konuda da "son yıllardaki demokratikleşme çabalarına bağlı olarak önemli aşamalar" kaydedildiği ifade edilerek, "üretken ve toplumsal gelişmeye hizmet eden bir ekonomik yapının kurulması, demokratik hukuk devletinin gelişmesi, toplumsal barışın kökleşmesinin temeli olacaktır" denildi.
DEHAP Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise yaptığı açıklamada, beş kıtada süren bölgesel savaşların, insanlığın hâlâ savaş tehdidini aşamadığını ortaya koyduğunu belirterek, "Açlığın, yoksulluğun, hastalıkların, eğitimsizliğin, ekolojik felaketlerin kaynağının süren savaşlar olduğu ortak kabuldür. Insalık ve doğa, iktidar ve çıkar için savaş kliklerine kurban edilmektedir" dedi. Dünyanın günümüzde savaş tehdidini aşacak güce ulaşamadığını kaydeden Bakırhan, Türkiye'deki iktidarın da bir barış politikasına sahip olmadığını belirtti. Kürt sorunun sürdüğünü ifade eden Bakırhan, "Parti olarak ülkede iç barışın sağlanması için hükümetin mevdut politikalarını terk ederek halkın demokratik taleplerini dikkate alan barışçık adımlar atmasını istiyoruz. Hükümet öncelikle çatışma ortamına yol açan koşulları ortadan kaldırmaya çaba göstermelidir" dedi.
Öte yandan, İnsan Hakları Derneği 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle, bugün Yüksel Caddesi'nde saat 11.30'da "Tecridi Yaşayanlar Tecridi Anlatıyor" başlıklı bir sergi düzenleyecek ve basın açıklaması yapacak.
İstanbul'da, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yarın çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek.
DİSK'ten yapılan yazılı açıklamaya göre, DİSK ve KESK, "Dünya Barış Günü" etkinlikleri çerçevesinde ilk olarak Şişhane'deki "Barış Anıtı" önünde ortak basın toplantısı düzenleyecek. Toplantıya, DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ve KESK Genel Başkanı Sami Evren katılacak.
Günün diğer etkinliği de Kadıköy Belediyesi'nin katkılarıyla Selamiçeşme Özgürlük Parkı'nda yapılacak.
"Özgürlük ve Barış için Özgürlük Parkı'ndayız" sloganıyla düzenlenecek "Barış Şenliği"nin ilk bölümünde "12 Eylül Hukuku ve Barış Derneği Davası" başlıklı panel, ikinci bölümünde ise Grup Kızılırmak ve Onur Akın'ın katılacağı konser gerçekleştirilecek.
Halkevleri Genel Başkanı Abdullah Aydın, "Dünya Barış Günü'nü anmaya hazırlandığımız şu günlerde, ne yazık ki insanlık, savaşların yol açtığı yıkım ve sefaletin pençesinde olduğu karanlık bir çağı yaşıyor" dedi.
Abdullah Aydın, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Filistin, Irak ve Afganistan'da yaşanan olayların, savaşların halklara tarifsiz acılar sunduğunu kaydetti.
Dünyanın güçlü, zengin ülkelerinin liderlerinin "terörizme karşı mücadelenin gerekliliğinden" söz ettiğini, sorgulamadan, karşı koymadan ölümlere, acılara, sefalete katlanmayı ve kendilerinin desteklenmesini istediğini savunan Aydın, şu görüşleri ifade etti:
"Dünya Barış Günü'nü anmaya hazırlandığımız şu günlerde, ne yazık ki insanlık, savaşların yol açtığı yıkım ve sefaletin pençesinde olduğu karanlık bir çağı yaşıyor.
Ülkemiz de an ve an savaşların yol açtığı bu yıkım ve sefalet girdabına sürüklenmektedir.
'Barış', ülkemiz ve dünyanın kardeş halkları için bugün su kadar, hava kadar değerli ve acil ihtiyaç duyulan bir olgudur. Aynı zamanda bugün için 'barış' bir dilek ya da temenni olmanın ötesinde uğruna elbirliğiyle mücadele edilmesi gereken bir değerdir."
"Emekçi Kadınlar Birliği" üyelerince, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla düzenlenen eylemde, geçen 10 yıllara rağmen dünyada kalıcı barışın sağlanamadığı ifade edildi.
Yüksel Caddesi'ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde biraraya gelen birlik üyesi kadınlar, Türkçe ve Kürtçe pankartlar taşıyıp, "Cinsel, ulusal, sınıfsal sömürüye son", "Yaşasın halkların kardeşliği" sloganları attılar.
Grup adına yapılan açıklamada, 1 Eylül Dünya Barış Günü'nün, "sömürgecilik ve emperyalizmin dünyayı kan gölüne çevirmesine karşı duruşu" simgelediği savunuldu.
Dünyadaki emperyalist rekabetin devam ettiği belirtilen açıklamada, "İnsanlık yeni yıkmalarla karşı karşıya bırakılıyor. Irak, Filistin, Afganistan ve dünyanın başka birçok yerinde halklar saldırıya maruz kalıyor ya da saldırı tehdidi altında tutuluyor" denildi.
Açıklamada, 2. Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle kabul edilen Dünya Barış Günü'nün üzerinden 10 yıllar geçmesine rağmen kalıcı barışın sağlamadığı vurgulanarak, gerçek barışın ezilen halkların mücadelesiyle kazanılacağı kaydedildi.
Açıklamanın ardından, kadınların beraberlerinde getirdikleri enstrümanlar eşliğinde söyledikleri şarkılarla eylem sona erdi.


