Başkanları “uzaklaştırma”, anayasaya aykırı
İBRAHİM Ö. KABOĞLU İBRAHİM Ö. KABOĞLU

Diyarbakır, Mardin ve Van belediye başkanlarını, bir sabah operasyonu ile görevlerinden uzaklaştırarak yerlerine il valilerini atayan İçişleri Bakanı Soylu, gerekçeyi açıklıyor: “Devlete kafa tutmak”.

İşlem ve eylemler, Anayasa’ya neden ve nasıl aykırı?



YARGI GÜVENCESİ

“Mahalli idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kaybetmeleri konusundaki denetim yargı yolu ile olur… Ancak, görevleri ile ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan mahalli idare organları veya bu organların üyelerini, İçişleri Bakanı, geçici bir tedbir olarak, kesin hükme kadar uzaklaştırabilir.” (md.127/4).

Bu hükme göre, görevden alma değil, “geçici önlem olarak açığa alınan” Başkanlar Türk, Mızraklı ve Özgökçe Ertan, bu sıfatlarıyla maaşlarının 2/3’ünü alacak.

ANAYASA İHLALİ

Öncelikle hatırlayalım: “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz” (md.38). Bu yasağa rağmen, başkanları suçlu ilan etmek, Anayasa ihlali.

Sonra, “geçici önlem olarak uzaklaştırma” kaydı karşısında, “görevden alma” olanağı yok.

Nihayet, “geçici” uzaklaştırılan başkan yerine, ancak “seçilmiş” sıfatına sahip kişi, geçici olarak göreve bakabilir.

ATANMIŞ BAKAN VE KAYYUM TAYİNİ

Anayasa md.127, seçilmiş ve TBMM önünde sorumlu bakanların olduğu parlamenter rejim çerçevesinde yazıldı. Oysa, bireysel ve kolektif sorumluluk ağı içinde yer alan bakanlık ve bakanlar kurulu, 2017 Anayasa değişikliği ile kaldırıldı. Bakanlar, artık tek bir kişinin işlemi ile atanan ve teşkilatlarının hiyerarşik amir konumunda birer bürokrat.

Bu nedenle, “geçici önlem olarak da olsa uzaklaştırma”, ancak (ağır cezalı suçüstü hali nedeniyle tutuklama işlemi gibi) çok istisnai durumda mümkün.

Bunlar gerçekleşmeden uzaklaştırma ve kayyum ataması eşliğinde yürütülen algı operasyonu, kalıcı bir fiili yaptırım iradesini açığa vuruyor.

Anayasa madde 126 ihlali de var: Merkezin temsilcisi ve il yöneticisi olarak atanan vali, seçimle belirlenen makamda görevlendirilemez.

Özetle, yapılan ve yürütülen işlemler, Anayasa dışı.



YARGI BAĞIMSIZLIĞI İHLALİ

Anayasa md.38 (suçsuzluk karinesi) ve md.138 (yargıyı etkileme yasağı), yargıyı etkileme konumunda olanların yaptıkları açıklama ve yürüttükleri yargısız infaz ve linç kampanyası, daha baştan adil yargılanma hakkını zedelemiş oldu.

Hangi mahkeme aklayacak üç başkanı? Bu ortam ve koşullarda adil yargı yetkisini kullanma zorluğu, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa Mahkemesi önünde bireysel başvuruda, olağan kanun ve iç başvuru yollarını tüketme koşulunu esnetmiş bulunuyor. Şimdiden bu gerekçeler hazırlanmalı; İHAM’ın seçilmişlere ilişkin kararları da hatırlanmalı.

MEDYA, ANAYASAL BİLGİ KİRLİLİĞİ ARACI MI?

Mahkeme kararını neden beklemedin? Sorusuna yanıt yerine, Bakan soruyor; “Neden terörle iltisaklı değilim demiyor?” ve sıralıyor: “Atılmış adamları Belediyeye almak; ana-babayı ziyaret etmeden teröristi ziyaret, sahabe adını sokaktan kaldırmak… Dosyasında gizli karar var; nasıl tutarız onları, Allah bizi çarpar” ve daha hukuki geçerliliği bulunmayan ne inciler!

“AVRUPA’DAN İLERİ DEMOKRASİ”

HaberTürk ekranında hızını alamayan ve “Biz dünyanın en serbest ülkelerinden biriyiz”; “Bizdeki demokratik sistem, Avrupa’daki demokratik sistemden daha iyi”; “hangi Avrupa demokrasisi?”; “demokrasiyi sonuna kadar yaşayan Türkiye’dir” vb cümleler ile gazetecileri sorgulayan Bakan’a sadece bir soru:

Saatlerce kilitlediğiniz ekranlarda, 3 belediye başkanına 3 dk. söz hakkı verebilir misiniz? Veya, gazetecilerle birlikte, Avrupa’da olduğu gibi, bir Anayasa, idare veya ceza hukuku uzmanı sorularına muhatap olma cesaretini gösterebilir misiniz ekran başında?

Evet, “kişi-parti devleti”ne kafa tutmak, “insan haklarına dayanan demokratik hukuk devleti” inancına sahip her yurttaşın hakkı ve görevi.