Google Play Store
App Store

Dünya Mülteciler Günü’nde yapılan açıklamalarda mülteci düşmanlığına dikkat çekildi: AB göç politikası Akdeniz’i toplu mezara çevirdi. Taliban zulmünden kaçan Afganlar ise Pakistan’da tacize uğruyor.

Baskı, şiddet ve ölüm yolculuğu
Fotoğraf: AA

Haber Merkezi

20 Haziran Dünya Mülteciler Günü’ne ilişkin yapılan açıklamalarda dünyada artan mülteci düşmanlığına ve devlet politikalarına tepki gösterildi. Yaşadıkları ülkeleri savaştan, zulümden, baskıdan ve iklim koşullarından dolayı terk etmek zorunda kalan milyonlarca mülteci ‘umut yolculuğu’ adı verilen tehlikeli yola çıkıyor. Mülteciler çıktıkları yolda ölümle burun buruna gelirken gitmek istedikleri yere varmaya başarabilenler ise taciz, keyfi gözaltı ve baskıyla karşı karşıya kalıyor.

Son olarak geçen hafta 14 Haziran’da, Yunanistan'ın Mora Yarımadası'nda göçmenleri taşıyan teknenin alabora olmasıyla 81 kişi  hayatını kaybetti ve yüzlerce kişinin kayboldu. Başta Avrupa Birliği olmak üzere mülteci karşıtı politikalar izleyen devletlere tepki gösteren kurumlar, “Göç politikanız Akdeniz'i toplu mezara çevirdi” dedi.

Sokak sanatçısı Banksy tarafından finanse edilen kurtarma gemisi Louise Michel'in Twitter hesabından yapılan açıklamada, "Geçen hafta 600'den fazla insan öldü. Acımasız Avrupa Sınır Rejimi, son yılların en kötü gemi kazalarından birine neden oldu. Hayatta kalanlar halen gözaltında tutulmakta olup, bunlardan 9'u yetkililerin zamanında harekete geçmesi halinde önlenebilecek olan bu korkunç gemi kazasından sorumlu tutulmaktadır" denildi.

Tüm AB üyesi devletlere "Öldürmeyi bırakın" denilen açıklamada, "Hayatta kalanlar ayrıca Yunan sahil güvenliğinin, muhtemelen sorumluluğu Yunanistan'dan atmak için tekneyi çekerek gemi kazasına neden olmuş olabileceğini bildiriyor. AB'nin göç politikası Akdeniz'i bir toplu mezara çevirdi" ifadeleri yer aldı.

Deniz (MSF Sea) Tıbbi Koordinatörü Elise Loyens ise MSF ekipleri olarak Malakasa kampında hayatta kalan 70 kişiyi tedavi etmeye çalıştıklarını belirterek şunları kaydetti: "Dehşete kapıldık, şok olduk ve kızdık. İnsanlar bize korkunç hikayeler anlatıyor. Sadece tekne yolculuğu ilgili değil, ayrıca öncesinde Libya'da ne olduğuna dair. Çölde günlerce ve haftalarca aç ve susuz tutuldular. Şiddet ve işkence hikayelerini dinledik. Bu gemi kazasında hala yaklaşık 600 kayıp veya ölü var. Bu da şiddet içeren AB göç politikalarının doğrudan bir sonucudur."

KEYFİ GÖZALTI VE TACİZ

Uluslararası Af Örgütü, Dünya Mülteciler Günü’nde yayımladığı açıklamada, Pakistan hükümetinin, çoğu Taliban zulmünden kaçan Afgan mültecileri ve sığınmacıları keyfi olarak gözaltına almaya ve taciz etmeye derhal son vermesi gerektiğini belirtti.

KADINLAR ZOR DURUMDA

Uluslararası Af Örgütü’ne konuşan Afganlar, yasal statülerinin belirsizliği nedeniyle karşılaştıkları zorlukları kamuya açık olarak anlatamadıklarını ve bu açıdan ifade özgürlüğü haklarının ciddi ölçüde kısıtlandığını söyledi. Hem Afganistan’da hem de Pakistan’da ayrımcılığa maruz kalan kadınların ve kız çocukların durumu daha da vahim.

Uluslararası Af Örgütü 15 Aralık 2022’de Pakistan İslam Cumhuriyeti hükümetine Afgan sığınmacı ve mültecilerin durumuna ilişkin kaygılarını bildirmişti.

DÜNYA NÜFUSUNUN 3,6’SI GÖÇ ETTİ

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin geçen yıl paylaştığı verilere göre, 2020’de çeşitli nedenlerden ötürü yaklaşık 281 milyon insan, yani dünya nüfusunun yüzde 3,6’sı, doğduğu ülke ya da bölgenin dışına göç etmek zorunda kaldı.Türkiye’nin de içinde bulunduğu Avrupa kıtasına 86,7, Asya kıtasına 85,6, Kuzey Amerika’ya 58,7, Afrika kıtasına 25,4, Latin Amerika ve Karayipler bölgesine 14,8, Avusturalya’nın da içinde yer aldığı Okyanus bölgesine ise 9,4 milyon kişi göç etti.

İZMİR’DE EYLEM

İzmir Barosu, 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü kapsamında basın açıklaması düzenledi. Alsancak’ta bulunan baro binası önünde yapılan açıklamada basın metnini İzmir Barosu Göç ve İltica Komisyonu Üyesi Gizem Öykü Başkaya okudu.

Başkaya, “İltica hakkı, bireylerin yaşam hakkı ile işkence ve kötü muamele yasağını da koruma altına alan, başvuru süreci kesinlikle sınırlandırılmaması gereken bir haktır. Biz burada bu basın açıklamasını yaparken dahi bir mültecinin çok zorlu bir göç yolunda, insanca yaşam umuduyla hayat mücadelesi verdiğini biliyoruz” dedi.