birgün

5° AÇIK

ÇALIŞMA YAŞAMI 01.01.2020 14:08

Baskı ve yasaklara rağmen hakları için direndiler

Baskı ve yasaklara rağmen hakları için direndiler

Hükümetin ve sermayenin emeğe dönük saldırılarına karşı haklarına sahip çıkan binlerce emekçi, ülkenin dört bir yanında çok sayıda direniş, grev, eylem ve miting gerçekleştirdi.


>>Sendikal hakları için direnen Flormar, Sibaş Gıda, Tariş, DHL Express işçileri,
>> İzmir İZBAN’da 2018’de greve çıkan ve grevleri geçen ocak ayında hükümet tarafından yasaklanan işçiler,
>> İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İZENERJİ’de toplu sözleşme hakları için iş bırakarak kentte hayatı durduran işçiler,
>>Koç Holding’in dayatmalarına karşı rafinerileri işgal eden Tüpraş işçileri,
>>Bordrolarını yakan, bölge mitingleri yapan, KHK ihraçlarını protesto eden kamu emekçileri,
>> İşçi sağlığı ve iş güvenliği talebiyle direnen Kale Kayış işçileri,
>>TOKİ’de, Sahra Çölü’nde, birçok inşaat firmasının önünde ödenmeyen ücretleri için mücadele eden inşaat işçileri,
>>5 yıldır ödenmeyen tazminatları için Ankara’ya yürümek isteyen, izin verilmeyince günlerce Manisa’da direnen Soma maden işçileri,
>>Aliağa, Maltepe, Aydın Büyükşehir Belediyesi gibi birçok belediyede işten atılan ve direnen belediye işçileri verdikleri mücadeleyle yıla damgasını vuran emekçilerdendi.

baski-ve-yasaklara-ragmen-haklari-icin-direndiler-669321-1.

Yeni yıla direnişle girdiler

Sendikalı oldukları için işten atılan VIP Giyim işçisi kadınlar, Cargill işçileri, TÜVTÜRK işçileri, Saica Pack işçileri, Aydın Büyükşehir Belediyesi işçileri; 23 gündür grevde olan Trelleborg işçileri, tazminat hakları için mücadele eden Real, Uyum/Makro Market, Uzel Makina işçileri, gasp edilen haklarını isteyen Adem Çelik, Gentes ve Kayı İnşaat işçileri, yeni yılı direnişle karşılayanlar arasında yer aldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden atılan Mahir Kılıç, Ataşehir Belediyesi’nden atılan Melike Şahin ve Zeytinoğlu Grubu’nda çalışan metal işçileri de yeni yıla direnişle girdi.

İş cinayetleri hız kesmedi

AKP’nin emek düşmanı politikaları, patronların kâr hırsı, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmayışı ve denetimsizlik nedeniyle iş cinayetleri tüm hızıyla devam etti. İSİG Meclisi’nin verilerine göre 2019'un ilk 11 ayında en az bin 606 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. En çok ölüm temmuzda (178 işçi) yaşandı.

Aynı dönemde en az 104 kadın işçi yaşamını yitirdi. En az 64 çocuk çalışırken hayatını kaybetti. Bu çocukların 27’si henüz 15 yaşında bile değildi. 2019'un ilk 11 ayında en az 102 göçmen işçi can verdi.
İş cinayetlerinin durdurulamamasında bir diğer etken ise mahkemelerin verdiği skandal kararlar oldu. Ölümlerde sorumluluğu bulunan kamu görevlileri ve patronlar çoğunlukla yargı önüne bile çıkmazken, yargılananlara da komik cezalar verildi. İşte birkaç örnek:

Kozlu davasında karar

Zonguldak’taki TTK Kozlu Müessese Müdürlüğü’nün kömür ocağında 6 yıl önce 8 maden işçisinin öldüğü iş cinayetine ilişkin dava, geçen nisan ayında sonuçlandı. 10 sanıktan 3’ü 8’er yıl 4’er ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, davaya bile gelmeyen taşeron firma yetkilisi sanıklara iyi hal indirimi uyguladı. TTK yetkilisi 2 sanığa verilen 3 yıl 4 ay hapis cezası ise para cezasına çevrildi.

Eren’in ölümüne 2,5 yıl

İstanbul Esenyurt’ta bulunan Özel Doğa Hastanesi’nin tabelasını takarken elektrik akımına kapılarak yaşamını yitiren 17 yaşındaki çocuk işçi Eren Eroğlu’nun davasından da skandal bir karar çıktı. Beş yıldır süren ve ocak ayında sonuçlanan davada mahkeme, ‘taksirle ölüme sebebiyet verme’ suçundan 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan sanıklara alt sınırdan cezalar verdi. 3 sanık beraat ederken, 4 sanık 2,5 yıl ile 3 yıl 4 ay arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı. Sanıklara iyi hal indirimi uygulandı.

Torunlar kararı onandı

İstanbul Mecidiyeköy’deki Torun Center inşaatında 5 yıl önce 10 işçinin can verdiği iş cinayetine ilişkin dava Mart 2018’de sonuçlanmıştı. 9 sanık ‘taksirle ölüme sebebiyet vermek’ suçundan 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmış, mahkeme bu cezaları 60 bin 800’er TL adli para cezasına çevirmişti. 16 sanık ise beraat etmişti. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi, geçen mayısta verdiği kararda sanıklara verilen para cezasını onadı.

Can Gürkan’a tahliye!

Ülke tarihinin en büyük işçi katliamı olan, 301 maden işçisinin hayatını kaybettiği Soma Katliamı’na ilişkin davada da adalet yerini bulmadı. Dava 2018’de sonuçlanmış, 5 tutuklu sanığa 15 ile 22,5 yıl arasında değişen hapis cezaları verilmişti. Soma Kömür İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, 15 yıl hapis cezası almış, 51 sanıktan 37’si ise beraat etmişti.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi, geçen nisan ayında bu kararı onadı ve Can Gürkan’ı tahliye etti. Karar, yıllardır adalet mücadelesi veren işçi ailelerini bir kez daha yıktı.

Eyt mücadelesi büyüyor

2019’un emek gündemine damgasını vuran bir diğer mücadele ise Emeklilikte Yaşa Takılan (EYT) milyonlarca yurttaşın mücadelesiydi. EYT Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği öncülüğünde eylem ve etkinlikler gerçekleştiren, birçok ilde dernek açan EYT’lilerin her toplantısı, mitinge dönüştü. EYT’liler emeklilik hakları için verdikleri kararlı mücadeleleriyle ülke gündemine oturmayı başardı.

baski-ve-yasaklara-ragmen-haklari-icin-direndiler-669318-1.

Toplu sözleşmeler hüsranla bitti

TÜPRAŞ’ta patronun dediği oldu

Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşu TÜPRAŞ’ta 4 bin 300 işçiyi kapsayan toplu sözleşme görüşmeleri; Koç Holding’in 3 yıllık sözleşme, vardiya sisteminde değişiklik ve mazeret izinlerinin azaltılması gibi dayatmaları nedeniyle tıkandı. İzmir, Kocaeli, Batman ve Kırıkkale’deki rafinerilerde çalışan binlerce işçi, geçen haziranda günlerce işyerlerini terk etmeyerek eylemler yaptı. Sonunda sözleşme Yüksek Hakem Kurulu (YHK) tarafından temmuz ayında bağıtlandı. YHK, patronların dayattığı üç maddeyi aynen kabul etti.

baski-ve-yasaklara-ragmen-haklari-icin-direndiler-669320-1.

Açık mikrofon skandalı

Yaklaşık 200 bin kamu işçisini ilgilendiren 2019 Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesi Çerçeve Protokolü, hüsranla bitti. İşçiler adına masaya oturan Türk-İş, seyyanen brüt 300 lira zam ile ilk altı ay için yüzde 15 zam istemişti; ancak ağustosta yüzde 8’lik zamma imza attı. Üstelik görüşmelerde bir de mikrofon skandalı yaşandı. Açık kalan mikrofonu fark etmeyen Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay’ın “Uzasa işi karıştıracağız. En azından kapattım böyle” ifadelerini kullanması büyük tepki çekti.

Kamu emekçisine sefalet zammı

5 milyondan fazla kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren toplu sözleşme görüşmeleri, ağustos ayında başladı. Görüşmeler, yandaş konfederasyon Memur-Sen ile hükümet arasında yapıldı. Memur-Sen, taban aylığa seyyanen 200 lira, ilk yıl için yüzde 15 (ilk 6 ay yüzde 7- ikinci 6 ay yüzde 8) zam talebinde bulundu. Hükümet ise en son yüzde 4+4 teklif etti. 20 günlük sürede mutabakat sağlanamayınca devreye giren Kamu Görevlileri Hakem Kurulu hükümetin teklifini aynen onayladı.

Asgari ücret yine açlık ücreti

Yaklaşık 8 milyon işçiyi ilgilendiren asgari ücret görüşmeleri aralıkta başladı. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda işçileri temsil eden Türk-İş, asgari ücretin en az 2 bin 578 lira olmasını istedi. Türk-İş ilk kez bu süreci Hak-İş ve DİSK’le beraber yürüteceğini de duyurdu. Hak-İş Türk-İş’in teklifine katılırken, DİSK asgari ücretin en az 3 bin 200 lira olması için kampanya yürüttü. Komisyon son toplantısını geçen hafta yaptı. Yeni asgari ücret 2 bin 324 lira olarak belirlendi. Milyonlarca işçi bir kez daha sefalete mahkûm edildi.

Yandaş sendikalarda toplu istifalar

31 Mart Yerel Seçimleri’nin ardından başta İstanbul ve Ankara olmak üzere, pek çok ilde birçok belediye AKP’den CHP’ye ya da HDP’ye geçti. Ardından bu belediyelerde çalışan yandaş sendikalara üye işçiler sendikalarından istifa etmeye başladı. Mayıs ayı itibariyle AKP’ye yakınlığıyla bilinen Hak-İş’e bağlı üç sendikadan 11 bin 500 işçi istifa etti. Memur-Sen’den istifa edenler de KESK’e bağlı sendikalara üye oldu. Yandaş sendikalar, bu işçilerin zorla istifa ettirildiğini öne sürdü. Diğer sendikalar ise bu iddiayı reddetti.

Kıdem tazminatı yine hedefteydi

Kıdem tazminatı hakkı 2019'da da hükümetin hedefindeydi. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, 10 Nisan’da açıkladığı “reform” paketinde “Tüm paydaşların katılımı ile kıdem tazminatı reformu gerçekleştirilecek. Kıdem tazminatı fonu ile BES’in entegrasyonu sağlanacak” dedi. Bu nedenle kıdem tazminatı, yıl boyu yapılan eylemlerin gündemindeydi. Kriz, zamlar ve vergi adaletsizliği de eylemlerin öncelikli gündemleri arasındaydı.

baski-ve-yasaklara-ragmen-haklari-icin-direndiler-669319-1.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız