birgün

14° PARÇALI AZ BULUTLU

ARŞİV 04.10.2007 17:53

Başörtüsü serbest kalırsa...

Mustafa Suphi ve arkadaşlarını Karadeniz'de boğdular. Nâzım Hikmet'i ömür boyu hapse mahkûm ettiler, yurtdışına sürdüler, vatan hasretinden......

Mustafa Suphi ve arkadaşlarını Karadeniz'de boğdular. Nâzım Hikmet'i ömür boyu hapse mahkûm ettiler, yurtdışına sürdüler, vatan hasretinden ölmesine sebep oldular. Sabahattin Ali'nin kafasını kalasla parçalayıp öldürdüler. Yüzlerce yazarı, aydını hapislerde çürüttüler, sürgüne gönderdiler.

Kitap yasakladılar, piyes iptal ettiler, film yaktılar. 33 Kürt köylüsünü kurşuna dizdiler, ölüm emrini veren generali yargıladılar, ömür boyu hapse mahkûm ettiler, hapishanede ölen generalin adını yıllar sonra köylülerin öldürüldüğü kazanın kışlasına verdiler

Musevi, Rum ve Ermeni vatandaşlara Varlık Vergisi'ni çıkarıp hepsini Aşkale'ye sürdüler, gayrimüslimleri cami inşaatlarında çalıştırdılar, mallarına mülklerine el koydular.

6-7 Eylül'de Türk ve Müslüman olmayanların evlerini, işyerlerini yaktılar. Devlet eliyle kapitalist yetiştireceğiz diye zengini daha zengin, fakiri daha fakir yaptılar. Sonra da kalkıp "sınıfsız imtiyazsız kaynaşmış bir kütleyiz" deliler.

Ford araba satsın diye demiryollarını yapmayıp "trafik canavarı" diye bir şey icat ettiler. Adnan Menderes ve iki arkadaşını idam ettiler. Beş kere askeri darbe yaptılar, onlarca kez Anayasa'yı ihlal ettiler. Deniz Gezmiş ve üç arkadaşını ipe gönderdiler. Çetin Altan'ın gözünü kör ettiler. Erdal Eren'i ipe götürmek için yaşını büyütüp astılar.

Binlerce aydını yurtdışına sürgüne yollayıp vatandaşlıktan attılar. Ruhi Su'ya pasaport vermediler, çabuk ölmesine sebep oldular. Aziz Nesin'e dünyayı dar ettiler. İç savaş çıkardılar, 70'li yıllarda günde 30 kişinin, toplam 5 bin kişinin ölümüne sebep oldular. Diyarbakır Cezaevi'nde vahşetin görülmemişini uyguladılar. İnsanları dağa sürdüler. Otuz yıldan beri süren bir iç savaşa sebep oldular.

Orada işkencenin her türlüsünü icat edip uyguladılar. İnsanların makatlarına cop soktular. Koltuk altlarına kaynamış yumurta koydular. Tabanlarının altını patlatıp tuzun üstünde gezdirdiler. Uzun süre sigarasız bırakıp sonra koğuşun bütün pencerelerini kapatıp herkese birer paket sigara dağıtıp, o havasız ortamda hep birlikte sigara içmeye zorladılar. Fosseptik çukurlarına soktular. Köpeklere tekmil verdirdiler. Türkçe bilmeyen Kürt vatandaşlara İstiklal Marşı'nın on kıtasını ezberlettiler. Resim yapmayı bilmeyen köylülere "yüz Türk büyüğünün" portrelerini çizdirdiler. İmamların maaşını Rabıta'ya ödettiler. Okullara zorunlu din dersini koydular. Türk-İslam sentezini icat ettiler. Hortladıysa eğer, irticayı hortlattılar.

Hizbullah'ı yarattılar. Domuz bağıyla insanların bağlanıp boğdurulmalarına sebep oldular. Arkadan yanaşıp enseye tek kurşun sıktırdılar, 5 bin faili meçhul cinayet işlettiler. Kürtlerin dilini, kimliğini yasakladılar. Yer adlarını değiştirdiler. 3 bin 500 köyü boşalttılar, bir coğrafyayı insansızlaştırdılar. Kürt köylülerine bok yedirdiler. 13 yaşında bir çocuğu herkesin gözü önünde öldürdüler, mahkemeyi fazla uzatmadılar. Hâkim, savcı lojmanlarına bomba koydular, bomba koyduklarını itiraf ettiler. Uğur Mumcu'yu, Bahriye Üçok'u, Musa An-ter'i öldürdüler, faili meçhule yazdılar.

Hrant Dink'i vurdurdular. Vuranların arkasına bayrak koyup posterini yaptılar. Katillere destan yazdırdılar. Sonra o destanı türkü yapıp İsmail Türüt'e söylettiler ve her şeyin üstüne tüy diktiler. Şimdi kalkmış, "Üniversitelerde başörtüsün serbest kalırsa eğer, mahalle baskısı olur" diyorlar.

Pes!