Batı ile duvar isteniyor
İTO Başkanı Avdagiç, yurtdışı harcamaların hızla yükseldiğini söyleyerek yeni politikalar gerektiğini vurguladı. Bu açıklama son dönemdeki yasak ve engellerden bağımsız değil. Yapılmak istenen, gençlerin dünya ile entegrasyonunu engellemek.

Kayhan Ayhan
kayhanayhan@birgun.netTürkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) ev sahipliğinde gerçekleştirilen Turizm Yatırım Forumu’ndan konuşan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, yurtdışı turizm harcamalarının arttığını belirterek buna önlem alınmasını istedi. Avdagiç, "Özellikle Türk vatandaşlarının bütün bu vize kısıtlamalarına rağmen yurt dışında harcama eğilimlerin de arttığını görüyoruz. Ülkemizin vatandaşlarının turizmle ilgili ihtiyaçlarını, beklentilerini karşılayacak politikalarla geliştirmemizin faydalı olacağını düşünüyorum" dedi. Avdagiç’in açıklamaları kamuoyonda büyük tepki çekti.
BİLİNÇLİ HAMLELER
Avdagiç’in bu açıklamaları bitmek bilmeyen vize sorunlarından da bağımsız değil. Gençlerin değişik kültürler görerek oralardan öğrendiği hak ve talepleri engellemekisteyen AKP iktidarının vize sorununu çözmek yerine beklemede kalması da buna işaret ediyor. Sorunun çözülmek istenmediğinin itirafı niteliğinde olan bu açıklama ile aslında ülkenin kendi içerisine kapatılmak istendiği anlaşılıyor. AKP iktidarının gençlerin dünyayla entegrasyonun kesmek için başvurduğu platform yasakları, oyun yasakları ve ardından gelen yurtdışı alışveriş sitelerine uygulanan engeller ortak bir noktayı işaret ediyor: Dış dünya ile bir duvar örülmek isteniyor.
YASAĞI SAVUNMUŞTU
Daha önce de yurt dışından yapılan alışverişlere 30 euro sınırının kaldırılması kararını da destekleyen isimlerin arasında olan Avdagiç, “Çinli Temu, Shein gibi e-ticaret sitelerinden alışveriş, şu anda kişilerin kendi ihtiyaçlarından çıkıp ticarileşmeye başladı. Bu önemli bir tehlike. Teorik olarak hepsi şahsi ihtiyaç da olsa buna bir önlem almak lazım" demişti.
SORUN PAHALILIK
Turizm alanında çalışmalar yapan CHP PM Üyesi Gülşah Deniz Atalar, yurttaşın yurt dışına çıkması, harcama yapması ve dünyayı görmesinin bir “tehdit” değil; modern toplumun doğal parçası olduğunu vurguladı. Atalar, "İnsanlar turizm, eğitim, iş, sağlık, kültürel temas için seyahat ediyor. Bunu “döviz kaybı” olarak okumak eksik ve sorunlu bir çerçevedir" dedi.
İTO başkanının açıklamalarının ekonomik sorunun kaynağını vatandaş davranışına indirgeme ve tüketimi idari tedbirlerle sınırlama eğilimi olduğun kaydeden Atalar, "Oysa mesele vatandaşın yurt dışı harcaması değil; Türkiye’nin yüksek enflasyon, kur istikrarsızlığı ve gelir erimesi nedeniyle içeride pahalı hale gelmesidir. İnsanlar çoğu zaman aynı ürünü veya tatili yurt dışında daha ucuza bulduğu için tercih ediyor. Tabi burada turizim sektörü üzerindeki maliyet baskısında mutlaka belirtmek gerekiyor. Daha önce Temu gibi platformların kapatılması çağrısı da aynı refleksin ürünü. Rekabeti artırmak yerine yasakla çözüm aramak doğru değil" diye konuştu.
Türkiye’nin turizm ve kültür perspektifinin dışa açık olmak zorunda olduğuna dikkat çeken Atalar şu ifadeleri kullandı:
"Biz yabancı turist gelsin, harcama yapsın istiyoruz; ama kendi vatandaşımızın yurt dışına çıkmasını sorun olarak görüyoruz. Bu çifte standarttır. Gençlerin dünyayla temasını kesmek Türkiye’ye fayda değil zarar getirir. Kültürel dolaşım güvenlik değil, zenginlik üretir. Batı ile duvar örmek ekonomik rekabet gücünü artırmaz. Türkiye’yi içeride pahalı, dışarıda ucuz hale getiren yapısal sorunları çözmeyi, yerli üretimi yasakla değil kalite ve verimlilikle güçlendirmeyi ve turizm ile ticarette serbest rekabet ortamını korumayı vatandaşın yurt dışına çıkmasını değil, Türkiye’nin neden içeride pahalı hale geldiğini konuşmalıyız. Krizle mücadele yöntemi olarak özgürlükleri mi daraltacağız, yoksa üretimi mi güçlendireceğiz?"


