birgün

28° PARÇALI BULUTLU

KÜLTÜR SANAT 14.08.2020 04:00

‘Bedava Müzik’ten sonra ‘Müzikonomi’

Bundan birkaç hafta önce müzik sektöründen söz edebilmek için sadece para alışverişinin yeterli olmayacağını söylemiştim. Müzikle ilgili araştırmalar, istatistikler, teknolojik bilgiler süreli ya da süresiz yayınlar dijitalden azami ölçüde faydalanmayla ayakta kalır kendini geliştirebilir müzik sektörü.

MSG (Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği) Yönetim Kurulu, bu eksikliği hissetmiş olmalı ki çok doğru bir kararla dünyadaki gelişmeleri bizlere aktaran müzik kitapları yayınlamaya başladı. “Bedava Müzik” ten sonra “Müzikonomi”.

“Müzikonomi”, MSG-MUNDİ yayıncılık ortaklığıyla Alan B.Krueger’in araştırması Ergin Özler’in çevirisiyle raflardaki yerini aldı. Bu hafta bu kitaptaki enteresan bilgileri paylaşacağım sizlerle.

Dilerseniz alıntılarla ilerleyelim…

“Kayıtlı müzik için tahsil edilen paranın çoğu müziği besteleyen müzisyenlerin cebine girmiyor. Bugün plakları endüstri çapındaki müzik gelirinin büyük bölümünü oluşturan süperstar sanatçılar bile gelirlerinin çoğunu teliflerden değil canlı performanslardan kazanmakta.

Mesela Billy Joel 2017’de canlı performanslardan 27.400.000 dolar kazanırken, plak satışlarından ve ‘streaming’ten yalnızca 1.300.000 ve emisyondan da 600.000 dolar elde etti. Bir başka deyişle gelirinin %90’ını canlı konserlerden edindi. Yahut müzik tarihinde herkesten fazla liste başı şarkı yazmış ve kaydetmiş Paul Mc Cartney 2017 deki net gelirinin % 82 sini canlı konserlerden elde etti. Turneler hala müzisyenlerin en önemli gelir kalemi…”

Burada bir araya gireyim. Açıkça söylemem gerekirse bu rakamlar beni oldukça şaşırttı. Zira telif gelirlerinin çok daha yüksek olduğunu düşünmüştüm. Sanırım birçok müzisyen de benimle aynı fikirdedir. Devam edelim…

“Müzisyenler hayranlarının görüşleriyle bağdaşmayan sosyal aktivizm nedeniyle yüksek bir bedel ödüyor mu?

Beyonce veya Kanye West in Başkan Bush’un Irak’la savaşa girmesini eleştirdikleri için ekonomik bir bedel ödediklerine dair bir işaret yoktur. Hatta aksine başkanı eleştirmeleriyle yıldızları daha da parlamış olabilir.”

Burada durmam gerekiyor. Bizim ülkemizde durum ne yazık ki çok çok farklı. İsmi çizilen sanatçı mı istersiniz? Konserleri yasaklanan grup mu? Ölüm orucunda ölen müzisyen mi?

“Çoğu müzisyenin hayatı genellikle ekonomik açıdan zor fakat kişisel açıdan tatminkârdır. Yalnızca şanslı bir azınlık şöhret ve servete kavuşur. Müzisyenler için tatminin önemli bir bölümü tutku duydukları bir mesleği icra etmekten, izleyicileri neşelendirmek için aynı şekilde tutkulu başka müzisyenlerle işbirliği yapmaktan ve zanaatlarını geliştirmekten gelir. Billy Joel’in genç müzisyenlere öğüdü kanımca hala geçerli. “Yıldız ya da stüdyo müzisyeni olmayı unutun.Eğer müzisyen olarak yemek alabiliyor temel ihtiyaçlarınızı karşılayabiliyorsanız zaten başarılısınız demektir.””

Ben de genç müzisyenlere ufak bir hatırlatma ile bitireyim yazımı. “Müzisyenliğin ilk 20 senesi zordur sonrası kolay”.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız