Google Play Store
App Store

293 günün sonunda hükümet F tipi genelgesini çıkardı ve alınan basit birkaç

UFUK KOŞAR
Avukat Behiç Aşçı, F Tipi cezaevlerinde yaşanan tecrit ve izolasyon uygulamalarına son verilmesi amacıyla 5 Nisan 2006 Dünya Avukatlar Günü'nde başlattığı ölüm orucuna 293. gününde şimdilik son verdi. Çapa Tıp Fakültesi'nde yoğun bakım servisine alınan Aşçı'nın enfeksiyon ve kalpte ritm bozukluğu bulgularıyla tedavi gördüğü öğrenildi.

Şişli'deki evinde 293 gündür F Tipi Cezaevlerinde tecride son verilmesi amacıyla ölüm orucunu sürdüren Avukat Behiç Aşçı ile birlikte 262 gündür Adana'da ölüm orucunda bulunan Gürcan Görüroğlu ile Uşak Kapalı Cezaevi'nde 268 gündür ölüm orucunda bulunan Sevgi Saymaz da eylemine ara verdi.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Türk Tabipler BirliğiMerkez Konsey Başkanı Prof.Dr. Gençay Gürsoy, İstanbul Barosu Başkanı Kazım Kolcuoğlu, Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Taylan Talay, Aşçı'nın Şişli'deki evinin önünde bir basın açıklaması yaptı.

'MUTLUYUZ'
Gürsoy, Türk Tabipler Birliği'nin F Tipi cezaevlerinde yaptıkları incelemeleri rapor halinde sundukları Adalet Bakanlığı'ndan "F tipi Cezaevlerindeki koşulların değiştirilmesinin kabul gördüğünü ve bunun bir genelge ile bugün yayınlandığını" söyledi. Genelge uyarınca her hükümlünün sosyal alanlarda diğer mahkûmlarla sosyal alanlarda haftada 5 saat olan birlikte zaman geçirme süresinin 10 saate çıkarıldığını belirten Gürsoy, "Daha sonra onun 20 saate çıkarılma ihtimali var. Daha başka açılımlarda olabilir. Biz de bu gelişme Behiç Aşçı'ya ilettik ve ondan da bu gelişme sonrasında ölüm oruçlarının durdurulacağı haberini aldık. Acıklı olayların sonunda bu sevindirici haberi vermekten mutluyuz" dedi. DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi de, F Tipinde tecrit konusu yıllarca tartışıldığını, gerilimlere neden olduğunu ve o yüzden insanların öldüğünü, sakat kaldığını ifade ederek, "Demek ki bugünküne benzer düzenlemeyle, bu sorunlar aşılabilirdi. Bu kadar insan ölmeden bu adımlar atılabilirdi. Biz, DİSK TTB, KESK ve TMMOB olarak bu konuda önemli girişimlerde bulunduk. Genelgeye ilişkin gelişmelerin takipçisi olacağız. Aşçı'yla konuştuk, bu görevi ondan devraldık" dedi.

TEDAVİ ALTINA ALINDI
Behiç Aşçı evinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansa bindirilerek, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesine götürüldü. Aşçı'nın ambulansa bindirilmesinden sonra ailesi ve dostları halaylar çekip türküler söyleyerek sevinçlerini gösterdiler. Ölüm orucunda yaşamlarını yitiren Canan ve Zehra Kulasız'ın Babası Ahmet Kulasız'da duruma sevinenler arasındaydı. Ahmet Kulasız, "Tüm acılara rağmen insanların hayata bağlanması önemli. Acılarımızla mücadelemiz devam edecek. Başka insanlar ölmesin" dedi.

'OLUMLU BİR GELİŞME, BİZİ MEMNUN EDER'
ADALET
Bakanı Çiçek, Behiç Aşçı'nın ölüm orucuna son vermesini ise "hiçbir zaman insanlar, bu yoldan bir şeyin yanlışlığını söylemek durumunda olmamalıdır" sözleriyle değerlendirdi. Çiçek, TBMM Adalet Komisyonu çıkışında gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Çiçek, Avukat Behiç Aşçı'nın eylemine son vermiş olmasını "Olumlu bir gelişme bizi memnun eder, olumsuz her gelişme sizi de beni de üzer" diye değerlendirdi."Hiçbir zaman insanlar, bu yoldan bir şeyin yanlışlığını söylemek durumunda olmamalıdır" diyen Çiçek, şöyle devam etti: "Dolayısıyla en önemli bir şeyi başka şekilde çözme imkânı varken, bunların önüne getirip başka şey koymak doğru değildir. Demokratik bir ülkede bir kararın, bir işin yanlış olduğunu gösterebilecek hukuki açıdan birçok yol vardır. Görüşmek, bunlardan bir tanesidir, yargıya başvurmak bunlardan bir tanesidir. En son, hiç arzu edilmeyen şey, insan hayatını bu türlü şeylerin önüne koymak olur. Bizim için insan hayatı önemli." Çiçek, gazetecilerin 301. maddeye ilişkin sorusu üzerine, "Bu soruyu sorarak, 301 tartışmasını siz başlatmayın. Hele bir cenaze kaldırılsın, bu konuyu başka türlü zamanlarda konuşalım" dedi. Birgün Ankara

'F TİPİ CEZAEVLERİNDE SORUN VARMIŞ'
ADALET
Bakanlığı ölüm orucu eylemlerini sona erdiren, "Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler" başlıklı 45/1 sayılı genelgeyle F tipi cezaevlerinde sorun olduğunu kabul etmiş oldu. Bakan Cemil Çiçek imzalı 23 sayfalık genelgeyle cezaevleriyle ilgili düzenleme yapılan 1 Ocak 2006 tarihli genelge de yürürlükten kaldırıldı. Genelgenin, açlık grevlerini bitiren düzenlemesi "Ortak Etkinlikler" başlığını taşıyan üçüncü bölümde yapıldı. Bu bölümde, hükümlü ve tutukluların işledikleri suçlara, kurumdaki davranışlarına, ilgi ve yeteneklerine göre gruplandırılarak, güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde kendileri için hazırlanmış iyileştirme programları çerçevesinde eğitim, spor, meslek kazandırma ve çalışma ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılacakları belirtildi. Bu faaliyetlerin güvenlik kurumları ile diğer kurumların yüksek güvenlik bölümlerinde 10 kişiyi aşmayacak gruplar halinde yürütüleceği ifade edilen genelgede, programların süresinin ve katılacak hükümlü tutuklu sayısının her programın özelliği, güvenlik koşulları ve kurumun olanakları dikkate alınarak idare ve gözlem kurulunca belirleneceği kaydedildi. İyileştirme programının amaca aykırı sonuçlar verdiği tespit edilen hükümlü ve tutuklular yönünden bu uygulamaya son verilebileceği ve gerekli değişikliklerin yapılabileceği belirtildi. Daha evvel 5 saat olan bir araya gelme süresi 10 saate çıkarıldı. Disiplin cezası almış olanların da bir araya gelme süresinden yararlanması, açlık grevlerini bitiren en önemli madde oldu. Özellikle siyasi tutuklu ve hükümlüler "treatmam" kabul etmedikleri için sık sık disiplin cezaları alıyorlardı ve bu haktan yararlanamıyorlardı. Bir araya gelme süresinin zaman içinde 20 saate kadar çıkarılacağı belirtiliyor. Bakanlığın bu düzenlemesiyle sosyal temasın herkes için bir hak olduğu da kabul edilmiş oldu. İnan Gedik