Belleği yıkmak geleceğe ihanettir
Antalya Müzesi’nin yıkım kararına karşı yapılan açıklamada, “depreme dayanıksız” olduğu iddiasının bilimsel gerekçelerden yoksun olduğu öne sürülerek, raporların şeffaf biçimde kamuoyu ile paylaşılması talep edildi.

Haber Merkezi
Antalya Müzesi’nin depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkımına karşı tepkiler büyüyor. Müze Çalışma Grubu adına yapılan açıklamada, kararın bilimsel ve teknik temellerden yoksun olduğu vurgulandı. Antalya Arkeoloji Müzesi’nin sadece kent için değil, ülke için kültürel mirasına dikkat çekilerek “Bu belleği yıkmak, geleceğe sırtımızı dönmektir” denildi.
KABUL EDİLEMEZ
Açıklamada, 11 Temmuz’da Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından yapılan “depreme dayanıksız” gerekçeli resmi duyuru işaret edilerek bu iddianın kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmadığı vurgulandı. Müzenin yıkılmasının yalnızca kent için değil, ülke çapında bir kültürel miras tehdidi oluşturduğu belirtilerek, “Bir yapının yalnızca ‘depreme dayanıksız’ olduğu gerekçesiyle yıkılması, özellikle kamusal ve kültürel öneme sahip bir yapı söz konusu olduğunda, ne etik ne de teknik açıdan kabul edilebilir bir yaklaşımdır” denildi.
ŞEFFAFLIK TALEBİ
Deprem riskine karşı öncelikle güçlendirme alternatiflerinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, 2018 tarihli Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’nin açık kuralları hatırlatılarak şu çağrı yapıldı:
“Zemin etütleri, malzeme testleri, röleveler ve üç boyutlu modellemeler gibi bütüncül teknik çalışmalar yapılmadan alınan yıkım kararları bilimsel dayanaktan yoksundur. Eğer gerçekten kapsamlı bir deprem performans raporu hazırlandıysa, bu raporun tüm detaylarıyla kamuoyuna sunulması zorunludur.”
Antalya Müze Çalışma Grubu adına konuşan Mehmet Soner Akdoğan, kamuoyuna yalnızca karot ve röntgen çalışmaları ulaştığını belirtti. Bu testlerin malzeme özelliklerini ortaya koymakla sınırlı olduğunu ve genel deprem performansını belirlemekte yetersiz kaldığını ifade etti. Tüm raporların kamuoyuyla paylaşılması çağrısı yinelenerek, "Modern ve yenilikçi güçlendirme yöntemleri değerlendirilerek müzenin korunması sağlanmalıdır. Bu toprakların tarihine ve kültürel mirasına olan borcumuzu yerine getirmek, geçmişimize sahip çıkmakla mümkündür” ifadeleri kullanıldı.


