'Ben de varım bu dünyada'
Serhat Şen, Batman'da yaşayan bi
Serhat Şen, Batman'da yaşayan bir eşcinsel. 2 yıl önce "açılmış"; yani eşcinsel olduğunu açıklamış. Başta ailesi olmak üzere çevresindeki insanlar tarafından çok büyük tepkiyle karşılanan Şen, cinsel yöneliminden dolayı liseyi bırakmak zorunda kalmış. Öğrenimine açık lisede devam ediyor. Çoğu genç gibi işsizlikten, eşcinsel olarak Batman'da yaşamaktan, metropollerde iş ararken bir Kürt olduğunu saklamaktan şikayetçi. Serhat Şen'le bir eşcinsel olarak yaşadığı sorunları ve Batman'ı konuştuk.
Eşcinsel yöneliminizi ne zaman fark ettiniz?
Ortaokul ikinci sınıftayken yani 12 yaşındayken bir erkek arkadaşıma aşık olmuştum ancak bunun ardında eşcinsel eğilimlerimin yattığını uzun yıllar sonra fark ettim. Daha sonra 15-16 yaşlarında erkeklere olan ilgim kesinleşti. O dönemler yaşadığım bu hisse isim koyamıyordum. Çevremde eşcinsel bir örnek yoktu. Herkes heteroseksüeldi. Bize öğretilen ve dayatılan heteroseksüellikti. Başka türlü bir şey olabileceğini bilmiyordum. Eşcinselliğin anlamını o zamanlar daha yeni yeni öğreniyordum. Gazetelerden okuduğum kadarıyla anlamaya çalışıyordum. Ama toplumsal baskılardan dolayı eşcinsel olduğumu bir türlü kabul edemiyordum. Bundan dolayı çok uzun bir süre sonra "Ben eşcinselim" diyebildim ve ancak 20 yaşında aileme açılabildim.
Sizin deyiminizle açıldığınızda yani eşcinsel olduğunuzu açıkladığınızda nasıl bir tepkiyle karşılaştınız ve bu sizi nasıl etkiledi?
Eşcinsel bir eğilimim olduğunu ilk fark ettiğimde bunun bir hastalık olduğunu düşünmüştüm. Kendimi çok sorguladım ve imkanlarım dahilinde bu durumu araştırarak bunun bir hastalık olmadığını yalnızca cinsel bir yönelim olduğunu anladım. Çevremdeki insanlara bunu anlatmaya başlamamda bu sürece rastlıyor. Anneme söylediğimde bunun bir hastalık olduğunu söyledi. Bunun böyle olmadığını anlatmaya çalıştım. Annem anlamaya başladı ancak üzerinde çok ciddi toplumsal baskılar vardı. Herkes onunla alay ediyordu ve bizim dedikodumuzu yapıyordu. Hala da yapıyorlar. Çevre bizi çok yıprattı. Ben bunun bedelini çok ödedim. Ailem beni istemedi sokağa attı. İstanbul'a gittim ablam beni evine almadı. Sokakta yattım, aç kaldım. En sonunda aileme kendimi kabul ettirdim. Evlat sevgisinin ağır bastığını düşünüyorum. Beni tam anlamıyla kabullenmediğini ve bir gün değişeceğimi umduğunu biliyorum. Ben anlatmaya çalışıyorum bunun değişecek bir şey olmadığını anlıyor ancak çevreden bir söz işittiğinde fikri değişiyor. Ben yalnızlaştırıldığım kadar annemde yalnızlaştırıldı. Hâlâ daha erkek kardeşimi beni öldürmesi yönünde kışkırtanlar var.
Bütün bunlar olurken siz kendinizi nasıl hissediyordunuz?
Psikolojim tamamıyla bozulmuştu. Kendimi çok kötü hissediyordum. Ailem beni sürekli evden kovuyordu. Mahallede dışlanıyordum. Ailemle ve çevremle olan ilişkilerim şu an daha iyi fakat olması gerektiği düzeyde değil. Belki çevremdeki insanlar eşcinselliği tam olarak kabul edemediler ancak kafalarında bir soru işareti bırakmayı başardım ve inanıyorum ki beş on yıl sonra kafalarında bu konuyla ilgili her şey daha da netleşecek. Batman'da kadınlar bile özgür değilken bir eşcinselin kabul görmesi tabi ki çok zor bir süreç. İlk başlarda çok zorluk çektim. İnsanların benim de normal bir insan olduğumu, nefes alıp verdiğimi, uzaydan gelmediğimi anlamaya başlamaları uzun sürdü. Başlarda kimse beni arasına almak istemiyordu. Özellikle erkekler benimle dolaşmaktan ya da görünmekten çekiniyorlardı. İçlerinde eşcinsel zannedilme korkusu vardı. Aile fertlerinden ise yalnızca eniştem bana çok destek oldu. Düşündüğümde biraz da onun sayesinde kendimi var ettiğimi düşünüyorum. Sosyal ilişkilerden tamamıyla soyutlandığım bir süreç yaşadım. Batman'da bulunan bazı sivil toplum örgütleri bana yaşadığım sıkıntılar konusunda destek oldu. Bu destek kendimi daha iyi hissetmeme neden oldu. Beni anlayabilecek az da olsa birileri olduğunu anlamak her şeye rağmen çok güzel. Kaos GL ile tanışmam ise kendimle barışmama neden oldu.
Batman özelinde yaşadığınız sorunlar nelerdi?
İlk başlarda Batman'ın benim kâbusum olduğunu düşündüm. Ancak zaman içerisinde Batman'da da yaşayabileceğimi anladım. İlk başlarda kendimi sürekli toplumdan soyutlardım ve oraya ait olmadığımı düşünürdüm ancak sonradan anladım ki ne kadar kabul etmek istemesem de ben oraya aitim. Sosyal ilişkilerim çok iyi olmasa da ben Batman'ın bir parçasıyım. Evet Batman'da Türkiye'nin diğer yerlerine göre daha feodal bir yapı olduğu doğru. Mesela babamın iki karısı ve 15 çocuğu var. Üvey annem var. Batman'da açılan ilk eşcinsel benim. İnsanlar bir erkeğin bir erkeğe ya da bir kadının bir kadına aşık olabileceğini ilk olarak benden duydular. İnsanlar çocuklarının, kardeşlerinin, arkadaşlarının yada anne ve babalarının eş cinsel olabileceğini düşünemiyorlar ve kabullenmek istemiyorlar. Batman'da beni çok dışlayan ve aşağılayan birisi vardı ve onun babası ve abisi de eşcinseldi ancak o kişi bunu hiçbir zaman aklının ucundan bile geçirmez ve kabullenmez.
Batman'da sosyal hayat nasıl ve siz toplum tarafından bu kadar tepkiyle karşılanıyorken vaktinizi nasıl geçiriyorsunuz?
Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi Batman'da da işsizlik çok önemli bir sorun. Erkekler genellikle kahvehanelere gidiyor ve günlerini orada geçiriyor. Gençlerin gidebileceği kafeteryalar ve bir kültür merkezi var. Kahvehanelere tabi ki hiç gitmiyorum. Kardeşim ve onun arkadaşlarıyla vakit geçiriyorum. Yakın zamana kadar söz ettiğim kültür merkezine gidiyordum ve Kaos GL dergisi götürüyordum. Orada bulunan bir görevli bana oraya gitmememi ve dergi götürmememi söyledi ve 'tamam, istemiyorsanız getirmem' dememe rağmen daha sonra oraya arkadaşlarımla buluşmak için gittiğimde aynı görevlinin saldırısına uğradım. Saldırının ardından İHD'ye başvurdum. Konuyla ilgileneceklerini söylediler, şimdilik sonucunu bekliyorum.
Bu olay dışında herhangi bir saldırıya uğradığınız oldu mu?
2003'ün Haziran ayında bıçaklı bir saldırıya uğradım. Mahallede bir çocuk vardı. Evlerinin önünden geçerken bana sürekli sözlü tacizde bulunurdu. Ben durumu görmezden gelirdim. Bir gün yine oradan geçerken karşıma çıktı, bıçak çıkardı ve küfür ederek bacağıma sapladı. Karakola gittim ve olayı anlattım ancak polisler bıçaklanma olayından daha çok ilk defa ne zaman cinsel ilişkiye girdiğim gibi konularla ilgilendiler ve bana aşağılayıcı sözler söylediler. Dalga geçtiler. Daha sonra ben davadan vazgeçtim ancak sonradan çok pişman oldum çünkü aynı çocuğun kardeşi sonradan beni taşladı. Şiddetin sonu gelmiyor ne yazık ki.
Batman'dan ayrılmayı düşünüyor musunuz?
İlk başlarda Batman'dan ayrılmak istediğimde bunun nedeni cinsel yönelimimden dolayı yaşadığım sorunlardı. Ancak şimdi Batman'dan ayrılacak olursam bu işsizlik sebebiyle olur. Batman'da iş imkanları sınırlı. Ne olacağını, zamanın ne getireceğini bilmiyorum. Eşcinsel olduğumu ilk açıkladığımda hem ailemin hem de çevrenin sert tepkilerinden dolayı Batman'dan ayrılarak Antalya'ya gittim ve orada başka gaylerle tanıştım. Daha sonra İstanbul'a ve İzmir'e gittim. İzmir'de Pembe Üçgen adında eşcinsellerin hakları için çalışan bir grupla tanıştım. Onların toplantılarına katıldım. O toplantılarla kendimi kabul etmem daha kolaylaştı ve daha sonra Kaos GL ile tanıştım. Şimdi ise Batman'da Kaos GL dergisinin dağıtımını yapıyorum. Söylediğim gibi yakın bir zamanda Batman'dan ayrılacak olursam bunun nedeni gelecek kaygısı olur.
Büyükşehirlerde de bulundunuz. Bir eşcinsel olarak büyükşehirde yaşamakla Batman'da yaşamak arasında ki farkı nasıl değerlendiriyorsunuz?
İstanbul'a ilk gittiğim zaman eşcinsel olduğumu gizliyordum. Bir işe girmiştim. Patronlarım benden çok memnundu. Daha sonra özel bir nedenden dolayı işten ayrıldım ve geri döndüğümde bana yardımcı olması için eski patronumun yanına gittim. Eski patronum bana iş bulmak istiyorsam Batman'lı olduğumu gizlememi söyledi. Ben de yaptığım iş başvurularında Mersin'li olduğumu söylüyordum. Batman'da eşcinsel olduğumu, İstanbul'da ise Kürt olduğumu gizlemek zorunda kaldım. Nerede olursanız olun bir biçimde ayrımcılığa uğruyorsunuz. Zihniyet değişmedikçe biz; çoğunluktan farklı olan insanlar, yalanla yaşamaya mahkumuz galiba. Nerede olursam olayım artık cinsel yönelimime, etnik kökenime ya da yaşamıma dair yalan söylemek istemiyorum ancak ne yazık ki buna mecbur bırakılıyorum.
Askerlik sorununu nasıl hallettiniz?
Askerlik için çağrıldığımda gay olduğumu söyledim. Beni Batman'dan Diyarbakır'a gönderdiler. Orada doktora gay olduğumu ancak muayeneyi kabul etmediğimi ve fotoğraf yada görüntü veremeyeceğimi çünkü bunun benim özel hayatıma saygısızlık olacağını söyledim ve beni Ankara'ya GATA'ya gönderdiler. Bazı testler uygulandı ve çok kısa sürede psikoseksüel bozukluk tanısıyla çürük raporu verdiler. Benim bu raporu almam çok kolay oldu ancak bazı arkadaşlara 3000 soruluk testler yapıyorlar, fotoğraf ve video kaydı istediler.
Askerlik düşüncesi sizin için ne ifade ediyordu?
Benim için askerlik düşüncesi kabus gibiydi. Yıllarcı Batman'da savaşın ortasında yaşadım. Gözümün önünde insanlar öldürüldü. Savaşın tüm acısını ve yıkıcılığını bütün çıplaklığıyla yaşadığım için savaşa ve askerliğe karşıyım. Bu nedenle askerlik düşüncesi beni ürkütüyordu. Ayrıca eşcinsel olduğum için orduda yaşayacağım aşağılanma ve tacizlerden de korkuyordum. Eşcinsel olduğunuzu açıklamanız Türkiye'de birçok bedel ödemeye hazır olduğunuz anlamına geliyor… Eşcinsel olduğunuzu açıkladığınızda top yekün toplumsal cinsiyet rollerini ve erkekliğe yüklenen değerleri reddetmiş oluyorsunuz. Maço, kaba erkeklerin dışında da erkeklerin olabileceğini söylüyorsunuz ve tabi ki bazı kesimlerden şiddete varan derecelerde tepkiler alıyorsunuz. Bazen yolda yürürken insanlar bana aşağılayıcı sözler edip tacizde bulunuyor. İlk zamanlar daha çok üzülüyordum, yer yarılsa da içine girsem diyordum ancak şimdi ben onları anlamaya çalışıyorum. İnsanların cinsel yönelimleri ya da varoluş biçimleri aşağılama sebebi olmamalı ama oluyor işte.


