birgün

22° AÇIK

KÜLTÜR SANAT 05.07.2020 09:22

Ben kendi değerlerimle mutluyum

Benim için manevi değerin esası insanlıktır. Birisi dürüstse iyi insandır. Bitti, manevi değerim budur. Cinsel yönelimi, dini inancı neyse öyle yaşasın. Beni ilgilendirmez

Ben kendi değerlerimle mutluyum

Milli, manevi değerlerimizden kastedilen nedir hep merak etmişimdir. Politikacılarla aynı manevi değerlere sahip değilsem -ki olmadığıma eminim- benim değerlerimle onların değerleri arasındaki fark ne kadar mesela? Bu benim için önemli bir soru.

Bizim evde kimseye nerelisin diye sorulduğunu duymadım. Bunu duymadığım için de insanların alışkın olmadığım, daha önce duymadığım isimlerinin kökenini merak etsem de soramadım çocukluğumda. Cinsel yönelimde de aynı kural geçerli. Böyle yetiştiğim için bana garip geliyor. İsmin neden böyle? Sen neden böyle giyiniyorsun?

Bizim evde insan insandı ve neden öyle davrandığı sorulmazdı. Birinin cinsel yönelimi beni neden ilgilendirsin mesela? Mantığım almıyor. Benim için manevi değer esası insanlıktır. Birisi dürüstse iyi insandır. Bitti, manevi değerim budur. Cinsel yönelimi, dini inancı neyse öyle yaşasın. Beni ilgilendirmez. Ben böyle düşünürüm ve karşılığında tek bir şey isterim: Benim değerlerime de kimse karışmayacak. Bunlar bireyleri ilgilendiren özel mevzulardır.

27-28 Haziran’da gerçekleştirilen YKS’nin (Yükseköğretim Kurumları Sınavı) ilk aşaması olan TYT Türkçe bölümündeki bir soruda Mabel Matiz’in ‘Fırtınadayım’ şarkısının “Gözümün gördüğü, göğsümün bildiği ile bir değil” sözlerine yer verilip şarkıda ne anlatıldığı soruldu. Mabel Matiz ilk gün şaşırmıştı. Instagram’da bir fotoğrafını, altına “Sevgili arkadaşlar selam. Bugünkü YKS sınavında şarkılarımı konu alan sorulardan şimdi haberim oldu :) Valla ne diyim, en az sizin kadar şaşırdım. Buna ek olarak, sevindim de galiba. Bu, ne bilmiyorum, ama bu bir şey” diye paylaşınca benim de haberim oldu hadiseden.

Önceki gün karşılaştığımız haberlerde ise ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün’ün soruyla ilgili yaptığı açıklamaya yer verildi. Aygün açıklamasında: “Kurumumuz yönetiminin milli, manevi değerlerimiz ve toplumsal değer yargılarımız konusundaki hassasiyeti açıktır. 2020 YKS’nin Türkçe Yeterlilik Testi (TYT) oturumunda yer alan Türkçe alanındaki ilgili sorunun içeriği hakkında inceleme başlatılmıştır. Sorumlu kişiler soru hazırlama süreçlerinden çıkartılacaktır” diyor.

Devletimizin milli ve manevi değerleri nedir çok iyi bilmekle beraber benim değerlerimle asla uyuşmadıklarından da adım gibi eminim.

Çorlu tren kazası, Soma Faciası, türlü vakıflardaki çocuk tecavüzleri, kadına şiddet davaları, haksızlık, kanunsuzluklar için verilen araştırma teklifleri bu mecliste bizi temsil edenler tarafından araştırılmaya değer bulunmuyor. Yine bir devlet kurumu olan ÖSYM’nin Başkanı manevi değerlerden bahsediyor. Şimdi neden “kimseyi ayırmam, önemli olan iyi insandır” dediğimi daha iyi anlatabileceğime inanıyorum. Teraziyi önünüze koyuyorum, yargı ise kalbiniz. Eğer meclisin araştırmayalım dediği konular sizi rahatsız etmeyip maneviyatınızı sızlatmıyor da ÖSYM başkanı gibi Mabel Matiz’in bir şarkı sözü milli ve toplumsal değerlerinizi sarsıyorsa burada bence ciddi bir sıkıntı var demektir. Ben böyle yaşıyor ve gece rahat uyuyorum ama her gün bir başkası adına utanarak uyanmaktan da çok yoruldum.


Albüm kritiği: The Strokes-The New Abnormal

Konuk Yazar: Ant Arın Şermet

New Yorklu The Strokes, 7 yıl sonra tekrar bir stüdyo albümüyle dinleyenlerinin karşısına çıktı. 2013 tarihli albümleri “Comedown Machine” ile çok eleştiri alsalar da 7 yıllık bekleyiş, kendilerini yeni bir heyecanın içinde bulmak için yeterli olmuş. “The New Abnormal” için baştan sona bir sanat eseri demek doğru olacaktır. Öyle ki Jean-Michel Basquiat’ın 1981 tarihli eseri ‘Bird on Money’ tablosu, albümün kapağı olarak karşımıza çıkıyor. Kapağı açıp albümün dünyasına adım attığımızda ise karşımıza bugüne kadarki The Strokes albümlerinde hiç olmadığı kadar özen gösterildiği fark edilen söz yazımı ve vokal melodilerini ön planda olduğu görülüyor.

Çoğu yazar bir kitabı yazmanın en zor kısmının başlamak ve bitirmek olduğunu söyler. Aradaki kısımlar akışla kendine bir yol bulur. Julian Casablancas ve The Strokes ise ilk albümünden beri albümlerini çok güçlü bitirmeyi başarıyor.

Bu albümde de durum farklı değil. ‘At the Door’, Muse’un “Absolution’dan fırlamış gibi tınlayan ve albümdeki favorim olan ‘Why Sundays Are So Depressing’, Jerry Cantrell’in vokalini yaptığı Alice in Chains şarkıları gibi olan ‘Not The Same Anymore’ ve bir The National albümünde duyulsa şaşırılmayacak sözlere ve müziğe sahip ‘Ode to the Mets’ ile bitiyor albüm.

Gitar temelli müziğin aktif en başarılı gruplarından olan The Strokes, bu albümle beraber hem dünyanın içinde bulunduğu şu döneme bir renk kattı hem de kariyerlerine dair yeni mesajlar verdi. 2020’nin zamana meydan okuyacak albümlerinden biri olan “The New Abnormal”ı ıskalamayın.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız