Google Play Store
App Store

Bakan Kurum’un “göz kamaştırıyor” dediği Hatay, 6 Şubat depremlerinin ardından formaliteye dönen ÇED süreçleriyle, kent içine kurulan beton santralları ve taşocakları ile zehir saçan dev bir şantiye oldu. Yurttaşlar tepkili.

Beton santralları Hatay’ı boğuyor
Fotoğraf: BirGün
İlayda Kaya
İlayda Kaya
ilaydakaya@birgun.net

Maraş merkezli depremlerde yerle bir olan kentlerin ayağa kaldırılma süreçleri talan ve yağma odaklı çalışmalarla ilerliyor. Depremden en fazla hasarı alan kentlerin başında gelen Hatay’ın en büyük problemlerinden biri de ÇED kararları beklenmeden onay verilen maden projeleri. Depremin ardından kentte, I., II. ve V. grup madenler için “ÇED olumlu” kararı verilen 120’den fazla proje; evlere, su kaynaklarına ve tarım arazilerine çok yakın bölgelerde ve denetimden uzak biçimde yürütülüyor.

Hatay’da deprem öncesi 22 olan taşocağı sayısı geçen sene Eylül’de 150 iken, Ekim’de 160’a, bu yıl itibarıyla da 200’e fırladı. Kentte ayrıca mobil olarak kurulanlar ve kaçak olarak işletilenler dışında, resmi olarak 86 tane beton santralı mevcut. Yurttaşlar, yürütülen çalışmalar nedeniyle evlerinin zarar gördüğünü ve soludukları toz yüzünden sağlıklarının tehlikeye atıldığını belirtirken; yaşam savunucuları ise kentin, iktidara yakın şirketler tarafından rant uğruna kuşatıldığını ifade etti.

KÖYLER RİSK ALTINDA

Antakya Çevre Koruma Derneği Başkanı Nilgün Karasu; Merkez, Altınözü ve Yayladağı ilçelerinde diğer ilçelere nazaran çalışmaların daha yoğun olduğunu söyledi. Taşocağı ve beton santrallarına yapılan itirazların sonuçsuz kaldığını ve denetlenmediğini ifade eden Karasu, şunları anlattı:

“TOKİ Genel Müdürlüğü’nün aldığı kararla deprem konutları ihalesi alan şirketler kendi betonunu üretir diye bir karar çıkardı. Şantiye alanlarının köşesine mutlaka bir beton santralı kuruldu. Bu da şehirdeki her caddeye kurulmasına imkân sağladı. Müdürlüğün aldığı karara istinaden, ‘geçici’ oldukları için mobil beton santrallarının sayısı belli değil. Koruma kararları dikkate alınmadı. Korumaya alınmış Altınözü Tabiat Parkı ve İskenderun’daki ormanlık alan çalışmalara açıldı. Bazı proje sahaları ise köylere çok yakın. Atik Yaylası’na 300 metre uzaklıkta taşocağı kuruldu ve patlatmalar sebebiyle köydeki evlerin üzerine kayalar kaydı. Doğal bir şelale olan Defne’deki Dekuk Şelalesi’nin hemen üstündeki düzlüğe inşa edilen taşocağı sebebiyle şimdi çamur akıyor. Kontrolsüzce, ardı ardına yapılan patlamalarla çevresindeki endemik bitkiler ve su kaynakları zarar gördü. Aslında her taşocağının zararı başka. Taşocağının kurulduğu bazı alanlarda tarımla birlikte hayvancılık da bitti. Zeytincilik tehlikeye girdi. Yukarıokçular'ın meşhur inciri de artık yetişmiyor. Döver Köyü’nde ise taşocağı faaliyeti mahkeme kararıyla durdurulmuştu ancak sadece 2 ay kapalı kaldı. Daha sonra yanına iki tane daha kuruldu. Patlamalarla yakındaki evlerin camları bile çatladı. Denetimsiz yürütülen çalışmalar nedeniyle en çok yurttaş zarar gördü. Hatay bir rant şehrine döndü. Şirketler biraz daha kazansın diye şehri yok ediyorlar.”

BİNLERCE ALAN RANTA AÇILDI

Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) ve Çevre Bakanlığı’na göre öne çıkan bazı veriler şöyle:

  • 2023 başından 2025 Aralık ayına kadar maden ihalelerinde kentte 23 ayrı ruhsat sahası satılığa çıkarıldı.
  • 23 ruhsat sahasından 17’si 29 ayrı maden şirketine satıldı.
  • İhalelerde satılığa çıkarılan ruhsat sahalarının toplam alanı 4.838 hektar yani 6.776 futbol sahası büyüklüğünde.
  • Satılan ruhsat alanlarının toplam alanı 3.014 hektar alan yani 4.221 futbol sahası genişliğinde.