Beyaz maskelerle taşocağı protestosu

09.12.2018 11:29 ÇEVRE
Çeşme’deki bir taşocağını protesto eden halk, açtıkları dava sonucu bölgeye gelen bilirkişi heyetini toz maskeleriyle karşıladı. Yurttaşlar ‘Nefes alamıyoruz’ diyerek tesisin çıkardığı toza dikkat çekti

İzmir Çeşme’de bulunan taş ocağındaki kırma eleme tesisi hakkında verilen ‘ÇED kapsamı dışı’ kararının iptali için açılan davada bilirkişi incelemesi yapıldı. Halk, bilirkişi heyetini beyaz maskeler takarak karşıladı. Bölge halkı, ‘Nefes alamıyoruz. Kanser olanların sayısı arttı. Kırma eleme tesisi de taşocağı da kapatılsın’ diyor.



İzmir Marşı söylediler
Germiyan mahallesi girişinde bulunan tesisi protesto etmek için Çeşme, Urla, Uzunkuyu ve Kadıovacık’tan çok sayıda yaşam savunucusu, Germiyan köy kahvesinde buluştu. Buradan bilirkişi incelemesinin yapılacağı taş ocağına hareket eden yurttaşlar, yanlarında getirdikleri beyaz maskeleri yüzlerine takarak, taş ocağındaki kırma eleme tesisinin çıkaracağı tozların zeytin ağaçlarına, tarım alanlarına ve köye yakınlığı nedeniyle insan sağlığına verdiği zararlara dikkat çekti. El ele tutuşarak zincir oluşturan yaşam savunucuları, bilirkişi heyetini getiren aracın taşocağına girişi sırasında da İzmir Marşı söyledi.

Keşif ve bilirkişi incelemesi hakkında bilgi veren mahallelinin avukatı Şehrazat Mercan, 3 kez ÇED kararını iptal ettirdiklerini belirtti. Mercan, “Son olarak 1980’de verilen bir ruhsata dayalı olarak, yönetmelik 7 Şubat 1995 tarihinde yayınlandığı için, müktesep hak olarak, yönetmeliğin 3’üncü maddesine göre kapsam dışı olduklarını iddia ediyorlar” dedi.

Hayali tesisi
Taşocağında üç ayrı saha olduğunu belirten Mercan, “Bu tesisin kurulu olduğu saha ile 1980’de olan ve artık hiç olmayan hayali tesisin olduğu sahaları birleştirip, yeni alınan numara üzerinden kazanılmış haklarını sürdürmek istiyorlar. Böyle bir olayla karşı karşıyayız” diye konuştu. Bu keşfi önemsediklerini vurgulayan Avukat Mercan, kararın Zeytin Kanunu’na aykırı olduğunu da belirtti.

Davacılar arasında yer alan Germiyanlı Esen Önen ise, “Ürünlerimiz, ekinlerimiz, ağaçlarımız zarar görüyor. Ayrıca müthiş derecede doğa kirliliği ortaya çıkıyor. Bizim burası aynı zamanda turizm alanı. Ama köyümüzün hemen dibindeki taşocağı, anlayış farklılığı yaratıyor. Bir taraftan turizm, bir taraftan taş ocağı olmaz” dedi.

‘Eşim kanser oldu’
Germiyan sakinlerinden Neşe Kaya da, “En çok zeytin ağaçlarımız zarar görüyor. Ayrıca kanser hastalıkları arttı. Taşocağının tozu yüzünden benim eşim de kanser hastası oldu. Bu taşocağını istemiyoruz. İlk açıldığında sevinmiştik. Bize, ‘İş vereceğiz’ dediler. Ama iş de vermediler. Tozlarından da hasta olduk. İstemiyoruz” diyerek tepkisini dile getirdi.