Bir ‘demokrasi’ fotoğrafı: 15 yıllık gazeteciler ilk kez tanık oldu
Birgün Birgün Birgün Birgün
Türkiye demokrasisinin geldiği yeri özetleyen nokta bu başlık aslında. Adayların karşı karşıya geldiği canlı yayın, alandaki meslektaşlarımızın büyük çoğunluğunun ilk kez karşılaştığı bir manzara oldu. Üstelik buna sadece gazetecileri değil, tüm yurttaşları dahil etmek gerekiyor. Şöyle anlatılabilir; Türkiye’de demokrasi, rakip liderlerin alelade bir canlı yayında fikirlerini tartışmasının ‘tarihi’ diye nitelendirileceği bir noktaya geldi geçen 17 […]

Türkiye demokrasisinin geldiği yeri özetleyen nokta bu başlık aslında. Adayların karşı karşıya geldiği canlı yayın, alandaki meslektaşlarımızın büyük çoğunluğunun ilk kez karşılaştığı bir manzara oldu. Üstelik buna sadece gazetecileri değil, tüm yurttaşları dahil etmek gerekiyor.

Şöyle anlatılabilir; Türkiye’de demokrasi, rakip liderlerin alelade bir canlı yayında fikirlerini tartışmasının ‘tarihi’ diye nitelendirileceği bir noktaya geldi geçen 17 yılda.

GECİKMELİ BAŞLAMANIN NEDENİ

Demokrasinin geldiği noktayı özetleyen bir diğer fotoğraf da yine yayını takip eden gazetecilere ait; girmenin yasak olduğu salonun uzağında kurulan dev ekrandan izleyebildik yayını.

Beklenen bu ‘tarihi’ yayın, 4 dakika geç başladı. Nedeni, Binali Yıldırım’ın yayına 5 dakika kala salona gelmesi. İmamoğlu ise 35 dakika öncesinde salona girdi.

BİNALİ YILDIRIM’DAN ‘ACAYİP’ CEVAPLAR

Yayında en kritik başlığı, İstanbul seçimlerinin neden iptal edildiğine dair sorular oluşturdu. İsmail Küçükkaya, ilk sorusunu “Biz bu seçime neden gidiyoruz?” diyerek Binali Yıldırım’a yöneltti. Yıldırım’ın cevabı şu oldu:

“Garip, acayip işler oldu.”

Bu noktada yayını takip eden gazetecilerin güldüğünü de ekleyelim.

Öte yandan Yıldırım, oyların çalındığı iddiasını sürdürse de yayın boyunca bunu kimin/kimlerin yaptığına dair tek bir tatmin edici yanıt veremedi, tıpkı bugüne kadar veremediği gibi.

İmamoğlu’nun aynı soruya verdiği yanıt ise 31 Mart gecesinden başladı. Her sözüne dadika dakika kanıt gösteren İmamoğlu’nun, yayının bu kritik bölümünün galibi olduğunu söylemek yanlış olmaz.

ADAYLARIN VÜCUT DİLİ DİKKAT ÇEKTİ

Yayın boyunca adayların vücut dili de dikkat çekti. Ekrem İmamoğlu rahat bir profil çizerken Binali Yıldırım sürekli gülümsemeye çalışarak vermeye çalıştığı rahat izlenimi sürekli titreyen elleriyle bozdu. Yıldırım, yayın boyunca da İsmail Küçükkaya’nın tüm müdahalelerine rağmen sorular dışına çıkan müdahaleleriyle rahat olmayan profilini pekiştirdi.

YUKARIDA YAYIN, AŞAĞIDA TİYATRO!

Son bir ek de organizasyona dair: Gazetecilerin içeri alınmaması bir yana, dışarıda kurulan basın çadırının 20 metre arkasında, Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda efsane Cibali Karakolu oyunu oyanıyordu. Yayının ve tiyatronun sesinin birbirine karıştığı bir konumun gazetecilik faaliyetini yerine getirmek için ne kadar elverişli olduğuna dair bir soruya gerek bile yok.

ÜLKENİN DÖRT BİR YANINDA HEYECANLA İZLENDİ

Yurttaşlar, Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım arasındaki canlı yayını ülkenin dört bir yanında kurulan platformlarda canlı olarak izledi.

İstanbul’da yurttaşlar, Avcılar’dan, Kadıköy’e, Küçükçekmece’den Bakırköy’e birçok merkezde bir araya gelirken, Beşiktaş meydanda toplanan yurttaşlar ‘Her şey güzel olacak’ sloganları ile coşkulu anlar yaşadı.

Muğla’nın Marmaris, Datça, Köyceğiz, İzmir’in ise Çeşme, Alaçatı gibi birçok ilçesinde tatilci ve yurttaşlar, canlı yayını izlemek için sokakları boşalttı, kafeterya ve restoranları doldurdu. Marmarisliler evlerine çekilirken tatilciler otel odalarında yayını izledi.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız