birgün

13° PARÇALI BULUTLU

EKONOMİ 25.06.2021 04:00
author

Bir düğün, dört swap

Bundan bir yıl önce (15.05.2020 tarihinde) yine bu köşede, MB’nin swap görüşmeleri yaptığı söylentilerinden hareketle “Swap bizi kurtarır mı?” başlığı taşıyan bir yazı yazmışım. O yazının yazıldığı tarihte FED’in diğer ülke MB’leri ile yapığı swaplar yaklaşık 450 milyar dolar civarında iken, 17 Haziran 2021 tarihinde tutar 473 milyon dolara düşmüş. Kabaca binde bir oranına inmiş. Demek ki salgın döneminde ortaya çıkan geçici döviz ihtiyacı bitmiş, diğer ülke merkez bankalarının swaplara ihtiyacı kalmamış.

Aradan bu kadar zaman geçmiş, diğer ülkelerin döviz sorunları bitmiş, biz ise hala aynı konuyu konuşuyoruz. Ama bir fark ile: geçen sene ABD Merkez Bankası(FED) ile swap yapılır mı diye merak ederken şimdi daha farklı ülkelere bel bağladığımız anlaşılıyor.

Katar ile Riyal, Çin ile Yuan üzerinden yapmış olduğumuz swap anlaşmaları zaten var. Şimdi buna yeni ülkeler eklenecekmiş. Yok, öyle ABD, AB gibi “hard currency” olarak adlandırılan önemli paralara sahip ülkeler ile değil, parası çok bilinmese de nazımızın biraz geçtiği ülkeler ile anlaşmalar yapacaklarmış.

Dün gazetelerde bu yönde haberler vardı. Sanırım siz de okumuşsunuzdur, Merkez Bankası Başkanı, bankacılar ile yaptığı toplantıda bir çok ülke ile swap anlaşması yapamaya yakın olduklarını söylemiş. Azerbaycan başta olmak üzere, Malezya, Güney Kore ve “bazı diğer Asya ülkeleri” ile anlaşma yapılabilirmiş. Azerbaycan işi neredeyse tamammış. TL verip, Manat alacakmışız.

Malum, MB’nin döviz rezervlerinin eritilmiş olması ciddi bir sorun kaynağı. 128 milyar doları hoyratça harcadıktan sonra net olarak eksiye düşmüş olan rezervler, kurlardaki dalgalanmalar karşısında TL’nin savunmasız kaldığının bir işareti olarak görülüyor. Döviz kazanmak kolay değil ve harcanan dövizlerin yerine konulması uzun yıllar alır. O zaman ne yapmalı? Döviz olsun da, bizim olmasa da olur diyerek yola çıkıp anlaşmalar yapmalı. Bunları da dolar cinsinden kayıtlara geçersek, dışarıdan bakanlar MB’nin kasasının dolar ile dolduğunu düşünür. Üstelik döviz rezervlerimiz şu kadar oldu diye açıklamalar da yaparız. Alın size döviz. Güle güle kullanın(ama nerede?)

Yıllar önce Güneydoğuda bir köy düğününe davet edilmiştim. Düğün köy okulunun bahçesinde yapılıyordu. Neredeyse bütün köy halkı ve diğer yerlerden gelen kalabalık bir davetli grubu düğüne katılmıştı. Çok uzun bir halay kurulmuş ve halaydakiler çalan davulun ritmine eşlik ediyorlardı. Kısa bir süre sonra düğün sahibi, beni hayrete düşüren bir şey yaptı ve halay çekenlerin üzerine avuç avuç para saçmaya başladı. Paralar her yere uçuşuyordu. İnanılmaz derecede çok banknottan bahsediyorum. Destelerce. Şaşırmıştım çünkü düğün sahibinde o kadar paranın olması beklenen bir şey değildi. Gördüklerimin beni hayrete düşürdüğünü fark eden bir dostum “saçtıkları İran parası” demişti. Yine bir şey anlamadım. Nasıl yani diye sorunca, bana saçılan paralardan birini gösterdi. Evet, İran riyali ortalıkta uçuşuyordu. Dostum dedi ki, hocam düğün sahipleri zengin değiller, ama onların da bir itibarı var. Para saçmadan düğün yapmak yakışık almaz. O zaman ne yapmalı, en ucuz yöntem olan İran parasını havalara savurmalı! Riyal banknotların bir dönem kilo ile satıldığı da rivayet edilirmiş. Dün İran riyali ne kadar diye baktım. Bir lira yaklaşık 4 bin 860 riyal. Kabaca on lira ile beş deste yüzlük banknot alabilirsiniz. Sonuçta itibardan tasarruf olmaz. Düğün sahibi paraları savurmalı. Bizim merkez bankası da zamanında dolarları, avroları ortalığa savurmamış mıydı?

Bu düğün sahibi ile MB Başkanı arasında nasıl bir benzerlik var? Birisinin parası yok, diğerinin dövizi yok. O zaman ne yapmalı? Sahip olmadığınız şeyler yerine ikame edebileceğiniz ve gücünüzün yettiği şeyleri kullanarak dosta düşmana ne kadar iyi durumda olduğunuzu göstermeye çalışırsınız.

Olan işte budur.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol