Bir Gianni Infantino profili: "Diktatörleri ve milyarderleri seviyor, para gördüğünde eriyor"
Dünya futbolunun en güçlü koltuğunda oturan Gianni Infantino’nun, Trump’tan Sisi'ye uzanan siyasi temasları, FIFA’nın “futbol birleştirir” söylemiyle sert bir çelişki yaratıyor. Futbolun diplomasi, güç ve ekonomik çıkarlarla iç içe geçtiği yeni dönemde Infantino’nun rolü daha çok sorgulanıyor.

Gianni Infantino ilk kez bir seçime girdiğinde henüz 18 yaşındaydı. Bu seçim, büyüdüğü İsviçre kasabası Brig-Glis’in amatör takımı FC Brig-Glis’in başkanlığı içindi. Kendinden yaşça büyük iki adaya karşı yarışıyordu ve futbolcu olarak kayda değer bir geçmişi yoktu. Kızıl saçlı, çilli, genç bir çocuk olarak şansı düşük görülüyordu.
Ama onun bir vizyonu vardı. Durdurulamaz bir çalışma disiplini, bitmeyen enerjisi ve kasabanın İtalyan göçmen topluluğu içinde güçlü bağları vardı. Ayrıca daha bu yaşta bile dikkat çeken fikirler üretebiliyordu. Birçoklarının şaşkınlığı içinde seçimi kazandı. Başarı, hem yeni sponsorlar ve gelir yaratma sözüne hem de çok daha somut bir vaate dayanıyordu: Eğer seçilirse, annesi Maria tüm takımın formalarını her hafta yıkayacaktı.
FIFA’nın bugünkü başkanının bu ilk siyasi deneyimi iki şey gösteriyordu: Birincisi, hayal gibi görünen hedefleri gerçeğe dönüştürme konusunda olağanüstü bir hırsı vardı. İkincisi, teknik ve sıkıcı yönetici dili yerine insanların en basit, en somut beklentilerine hitap etmeyi çok iyi biliyordu.
Bir düşünün: Donald Trump bir şeyler anlatıyor. Hemen yanında Mısır’dan Sisi arkasında Keir Starmer. Biraz ötede Macron, Prabowo Subianto… Ve arka sırada, aslında arka sırada olmak istemiyormuş gibi çenesini hafif yukarı kaldıran kişi: Gianni Infantino. Üstelik o salondaki tek “siyasi görevi olmayan” kişi.
Dünya Kupası’nın ortak ev sahibi bir ülkenin başkanıyla işbirliği yapmak görevim
Peki orada ne işi vardı? Nasıl oldu da futbol takımlarının ismini torbadan çeken bir kuruluş, kendisini Ortadoğu’nun geleceğini konuşan bir zirvede buldu?
Infantino ise orada olmaktan büyük keyif alıyor gibiydi. Dünya liderleriyle fotoğraf çektirdi. Gazze’nin yıkılan futbol altyapısını yeniden kurma sözü verdi. Instagram’ı için içerikler üretti. Zirveye, Trump’ın kişisel daveti üzerine katıldığını açıkladı.
SİYASETLE YOĞUN TRAFİK
Infantino, her fırsatta “Futbol siyaseti çözemez” diyor. Ama ilginç şekilde vaktinin çoğu siyasetçilerle geçiyor. Covid döneminde Washington’a gidip İbrahim Anlaşmaları’nın imza törenine katıldı. Kremlin’de Putin’le top oynadı.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi MBS ile boks maçına gitti. Ancak en yakın olduğu lider Donald Trump gibi görünüyor. Trump’ın ikinci yemin töreninde öne çıktı, sık sık Mar-a-Lago’ya ve Oval Ofis’e davet edildi.
2024’te Kulüpler Dünya Kupası’nın kura çekimini Ivanka Trump yaptı. 2025’te FIFA, New York’taki Trump Tower’da yeni büro açtı. Böylece FIFA, ABD başkanının sahibi olduğu bir binada resmen kiracı oldu.
Infantino bu yakınlığı, “Dünya Kupası’nın ortak ev sahibi bir ülkenin başkanıyla işbirliği yapmak görevim” diye savunuyor. Ama ilişki bunun çok ötesinde.
Trump ile sık sık buluştu. Onun meşhur sloganı “Make America Great Again”i (Amerika’yı yeniden büyük yapalım) bile kendi sözlerine uyarlayarak “Sadece Amerika’yı değil, tüm dünyayı yeniden büyük yapacağız” dedi.
FIFA’nın etikten sorumlu kuralları siyasi tarafsızlığı şart koşuyor. FIFA içinden bazı yetkililer, Infantino’nun dünyanın pek çok bölgesinde nefret edilen bir liderle bu kadar yakın olmasından rahatsız. Eleştirmenlere göre Infantino, bu sloganları kullanarak Trump’ın siyasetini de onaylamış oluyor.
FIFA’YI GÜÇ OYUNUNUN MERKEZİNE KOYMAK
2016’da başkan olduğundan beri Infantino iki kez rakipsiz şekilde yeniden seçildi. Dünya Kupası’nın formatını genişletti. 2026’da 32 takımdan 48 takıma çıkacak. Kadınlar Dünya Kupası da 2031’de aynı modeli izleyecek.
FIFA’nın yeni 1 milyar dolarlık Kulüpler Dünya Kupası da onun projesi. Bu turnuva, kulüp futbolunun dev gelirlerine ortak olma girişimi olarak görülüyor.
UEFA döneminde “sadece kura çeken bürokrat” olarak tanınan Infantino, Blatter sonrası oluşan boşlukta kendini zorlayarak öne çıkmıştı. ABD Futbol Federasyonu Başkanı Sunil Gulati’nin desteği sayesinde seçimde beklenmedik bir zafer kazandı.
Dünya Kupası uzun süredir otoriter rejimlerin vitrini olarak kullanıldı: 1934 Mussolini’nin İtalya’sı, 1978 askeri diktatörlük altındaki Arjantin, 2022 Katar…
2023’te 2034 Dünya Kupası mücadele olmadan Suudi Arabistan’a verildi. İnsan hakları sicili, FIFA tarafından “orta risk” olarak değerlendirildi. Amnesty bunu “Akıl almaz bir aklama” olarak nitelendirdi.
Infantino ise bu eleştirileri “Batı’nın Arap dünyasına karşı önyargısı” diye savunarak tersine çevirmeye çalıştı. Katar’da yaptığı meşhur konuşmada kendisini “Bugün Katar’lı hissediyorum, bugün Arabım, Afrikalıyım, göçmen işçiyim…” diyerek mağduriyet üzerinden konumlandırmaya çalıştı.
INFANTİNO’NUN KİŞİSEL HİKÂYESİ
Infantino, 1970’te İtalyan göçmeni bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Babası demiryolu işçisiydi. Annesi istasyon büfesinde çalışıyordu. Futbolu sevdi ama başarılı olamadı. Daha ilkokulda profesyonel futbol hayalinden vazgeçip “futbol hukuku” alanında çalışmak istediğini yazmıştı.
Brig-Glis’te kazandığı seçimden sonra UEFA’ya girdi. 2009’da genel sekreter oldu. 2016’da FIFA başkanlığına yükseldi. Yakınlarında çalışanlar, Infantino’yu “Sürekli ciddi, sabırsız, her şeyi hızla çözmek isteyen” biri olarak anlatıyor. Dünya liderleriyle bir araya geldiğinde ise tamamen değişiyor; enerji dolu, uyumlu, dikkat çekmek için yanıp tutuşan biri oluyor.
Politico’ya göre: “Diktatörleri ve milyarderleri seviyor. Para gördüğünde eriyor.”
Infantino’nun eleştirmenleri bile onun gerçek bir futbol tutkunu olduğunu kabul ediyor. Sanattan, müzikten konuştuğu pek görülmüyor; tek ilgisi futbol. “Futbol dünyayı birleştirir” söylemini de içtenlikle inanarak dile getirdiği düşünülüyor.
Ama bu, büyük bir çelişkiyi ortaya çıkarıyor: Futbolu en çok seven kişi, aynı zamanda futbola en büyük zararı veren kişi olabilir. Kulüpler Dünya Kupası’nı takvim tıkanıklığına rağmen zorla getirdi. FIFPro itiraz etti ama dikkate alınmadı.
İran’da kadınların maça alınmaması konusunda sessiz kaldı. Filistin Futbol Federasyonu’nun, İsrail'e dair şikâyeti yıllardır bekliyor.
TRUMP İLE ORTAK ÇIKAR İLİŞKİSİ
2017’den beri Trump futbola hiç ilgi göstermiyordu. Ta ki Infantino’nun ona “Dünya Kupası sayesinde dev ekran pazarına ulaşacaksın” demesine kadar…2018’de Oval Ofis’te Trump’a kırmızı ve sarı kart hediye etti. Trump kartları basına doğru sallayıp güldü.
2026 Dünya Kupası biletleri tarihin en pahalıları olacak. Dinamik fiyatlandırmayla bazı biletler Katar’ın beş katına çıktı. New Jersey finalinde otopark bileti 175 dolar olacak. Bu gelirlerin hiçbiri vergilendirilmeyecek; FIFA kasasına doğrudan akacak. Bu yüzden Infantino-Trump yakınlığı sadece kişisel değil, bir iş modeli.
İKİ LİDERİN AYNI RUH HALİ
Hem Trump hem Infantino, 2016’da iktidara geldi. O yıl, küresel siyasette yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor. Kuralları umursamayan, daha saldırgan, daha açık güç gösterilerine dayalı bir dönem.
Beyaz Saray’da Trump’ın Dünya Kupası kupasını eline alıp “Bu ne kadar güzel bir altın parçası!” dediği ve “Bunu saklayabilir miyim?” diye sorduğu an, futbolun nasıl bir güç oyununun eline düştüğünün sembolü gibi görülüyor.
Kaynak: The Guardian, Jonathan Liew


