birgün

8° AÇIK

YAŞAM 29.12.2019 10:38

‘Biraz araştırmanı öneririm’

‘Biraz araştırmanı öneririm’

Dr. M. Kaan Öztürk

Sosyal medya tartışmalarının yaygın kalıbıdır: “Ben çok araştırdım, çok inceledim. Biraz araştırmanı öneririm dostum.”

Bu cümlenin sıklıkla komplo teorileri, şarlatanlık, sözdebilim konularıyla ilişkili olarak kurulmasını bir yana bırakalım; haklı olabilir. Dijital çağda herkes her bilgiye istediği zaman ulaşabilir nihayetinde. Siz de aynı araştırmayı yapmak için muhatabınızdan kaynak sordunuz, cevap geldi: Bir magazin gazetesinin haberi, bir amatör video, bir blog linki.

Tabii ki Google’a birkaç kelime yazıp, inanmak istediğimiz şeyi doğrulayan şeyleri okumak araştırma yapmak değil. Peki, bilmediğimiz bir konuyu nasıl araştırırız? Doğru bilimsel bilgiye nasıl ulaşırız? “Doğru” ile alanın uzmanlarının çoğunun fikir birliğinde olmasını kastediyorum.

Bazıları burun kıvırsa da, benim için ilk durak Wikipedia’dır. Benzersiz bir konu çeşitliliğine ve derinliğine sahiptir ve kitlesel olarak üretildiği için hatalar genellikle çok yaşayamaz. Konuların genel çerçevesini anlamak için birebirdir.

Daha ayrıntılı bilgi için itibarlı popüler bilim kaynaklarına bakılabilir: Scientific American, Quanta gibi dergiler; New York Times, Guardian gibi gazetelerin bilim kısımları, Phys.org, Science News, BilimFili, Evrim Ağacı, Sarkaç gibi güncel siteler; Nature ve Science gibi saygın bilimsel dergilerin sadeleştirilmiş haberleri. Ve tabii uzmanların yazdığı kitaplar.

Birçok bilimsel araştırma kurumu bilimdeki gelişmeleri sadeleştirerek haberleştiriyor, ayrıca o alana dair temel bilgileri özetleyerek sunuyor. Söz gelişi sağlık ve beslenme konusunda National Institutes of Health’in (ABD)ve Dünya Sağlık Örgütü’nün alt kurumları çok değerli kaynaklar üretiyorlar. Uzay konusunda NASA ve ESA güvenilir kurumlardır. Bizden de Bilim Akademisi Derneği bilimin her dalıyla ilgili yazılar ve podcastler üretiyor.
Şimdi bir seviye daha yukarı çıkalım: Profesyonel bilimsel dergilerde basılan, hakem denetiminden geçmiş yayınlar daha sağlam delil oluşturabilirler. Ancak, uzmanlık alanının jargonuna ve özel bilgilerine hâkim olmayanların yanılması mümkündür. Çok gördüğümüz durum: Birisi tartışırken webden bir makale bulur ve yapıştırır, ama makaledeki çalışmanın o konuyla ilgisi yoktur, veya tam tersini söylüyordur. (Bazen de ücretlidir; sorunca “ben de okumadım” cevabı alırsınız!)


Tek tek bilimsel yayınları delil olarak göstermekte başka riskler de var. Birincisi, her yayın aynı değerde değildir. Bazıları çok ciddiyetle ve dikkatle hazırlanmıştır. Bazıları ise şişirmedir, yöntemleri yanlıştır, bulgulara kıyasla iddiaları abartılıdır. İkincisi, dikkatle hazırlanan çalışmalar bile birbiriyle çelişen sonuçlar verebilir, özellikle çok belirsiz etkiler söz konusuysa. Araştırmacıların genellikle bilinçsizce (nadiren de bilinçli olarak) yaptıkları yanlılık hataları olabilir; hesaba katılmamış bazı faktörler olabilir; veriler az sayıda olabilir.

Bu yüzden, meta-analiz ve sistemli derleme (systematic review) denen literatüre bakmak daha sağlıklıdır. Bu tür çalışmalarda, belli bir dar konuda yapılmış yayınlar toplanır, her birinin sağladığı veriler istatistiksel yöntemlerle tartılır ve genel bir sonuca varılır. Böyle çalışmalar yanlılıkları dengeleyerek daha güvenilir sonuç verirler.

Bir uzmanın iddiasına bir amatörden daha çok güveniriz. Hakem/editör denetiminden geçmiş bir yazıya daha da güveniriz. Köklü ve itibarlı bir dergide yayınlanmış olması daha da iyidir; ama mutlak güven sağlamaz (sözgelişi Wakefield’in sahtekarlığının Lancet’de yayınlanması gibi). Çalışmanın başka araştırmacılar tarafından tekrarlanabilmesi ve tutarlı olarak aynı sonucun elde edilebilmesi gerekir; ama bu durumda bile sonradan iddianın çürütüldüğü olmuştur (soğuk füzyon gibi). Bazen de acele etmeden uzmanların fikir birliğine varmasını beklemek en iyisidir.

Özetle, doğruluğu garantileyecek bir yöntemimiz yok, ama bilimsel yöntemi uygulamak bizi doğruya yaklaştırırken, Facebook postlarını ve Youtube videolarını kanıt saymak bizi doğrudan uzaklaştırır. Kaynaklarımızı hoşumuza gitmesiyle değil, kanıt kalitesiyle değerlendirmeliyiz.

cukurda-defineci-avi-540867-1.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız