birgün

6° PARÇALI BULUTLU

EĞİTİM 10.01.2020 10:51

“Birbirine sarılan öğretmenler” cezalandırıldı mı, korundu mu?

Kamusal yaşamı henüz kontrol altına alamadıkları iktidarlarının ilk yıllarında, İslamcıların karşı cinsle selamlaşma anında ellerini kaçırmaları dikkat çekerdi. Çok değil, aradan bir on yıl geçti ve artık biriyle selamlaşma gerektiren durumlarda kadın erkeğin, erkek kadının refleksini dikkate alarak hamle yapar hale geldi. Bu kadarla kalmadı, cinsiyeti farklı kardeşlerin birbirine, annenin oğluna, babanın kızına el vermemesini olması gereken bir davranış gibi kabullenir olduk. Böyle bir iklimde iki farklı cinsiyetin sarılması hoş görülemezdi. Nitekim Van'ın Çatak ilçesinden, birbirine sarıldığı iddiası ile biri kadın diğeri erken iki öğretmenin kurumları tarafından cezalandırıldığı haberi geldi.

Van’dan gelen bu haberden bağımsız olarak şunu baştan belirteyim; sarılma ceza gerektiren bir iletişim biçimi olamaz. Yetişkin ve medeni insanların el sıkışması, sarılması, öpüşmesi aralarındaki güvene dayalı ilişkiyi güçlendirir ve kimseyi rahatsız etmez. İnsanların birbirine temasından rahatsızlık duyanlar, güven ilişkisinin dayanışma kültürünün esası olmasından ürkenlerdir.

Burada soruşturulup cezalandırılan öğretmenleri savunacak değilim, şimdilik tarafı belirleyecek yeterli bilgiye sahip değiliz. Öğretmenlerden birinin “Benim açığımı arayan öğretmenlerden biri çocuklara Said Nursi kitapları okutuyordu. (…) Okulda Atatürk büstü yoktu. Maaşımla büst yapılmasını dahi önerdim. Bu çıkışlarım o meslektaşlarımı rahatsız etti” diyerek bu tarafa pas atması da olaya bakışımı değiştirmedi. Daha bir ay kadar önce Memur Sen ve Eğitim Bir Sen Diyarbakır 1 No’lu Şube Başkanı Yunus Memiş’te, bir kadını tecavüzle tehdit ettiği ortaya çıkınca il milli eğitim müdürü dahil çevresindeki kişilerin kumpasının kurbanı olduğunu söylemişti!

Van Valiliğinin “Çatak İlçesi'ndeki Soruşturma İle İlgili Açıklama”sı da aydınlatıcı olmadı, aksine, başkalarını bilmem ama benim kafamı karıştırdı. "Konusu suç teşkil eden fiillerin okul içinde gerçekleştiğini" iddia eden valiliğin suç olan fiillerin neler olduğunu açıklaması gerekiyor. Aksi halde olay “Doğum günü kutlamasında birbirine sarılan öğretmenlerin cezalandırılması” olarak bilinecek. Olayın böyle bilinip kapanması, cinsiyeti farklı iki insanın yan yana gelmesini engelleyecek baskıya dönüşür. İslamcılar “iyi ya biz de bunu istiyoruz” diyebilir, fakat bizce bu kabul edilemez. İnsani ilişkilerini cinsiyetler üstü kültürle kuran insanları tedirgin etmeye kimsenin hakkı yoktur.

İsterseniz sosyoloji yapmayı burada bırakayım! Çünkü ulaştığım bilgiler ve birtakım çelişkiler kafamı karıştırdığı gibi yanıtlanması gereken başka sorular ortaya çıkardı. Önce olayı kısaca özetleyip sonra sorularımızı sıralayalım.

Van’ın Çatak ilçesindeki bir lisede iki öğretmen hakkında (bildiğimiz kadarıyla) “birbirine sarıldığı için” soruşturma açılıyor. Soruşturmayı yürüten müfettişler idari ceza teklif ederken aynı zamanda bu iki öğretmen hakkında adli yargılama teklifinde de bulunuyor. Kaymakamlık teklif edilen idari cezaları uygulayıp savcılığa suç duyurusunda bulunuyor. Savcı ise sunulan belgelerin iddia edilen suçun kanıtlamadığı kanaatine vararak adli incelemeye gerek olmadığına karar veriyor. Olayın medyaya yansıması üzerine Van Valiliği, Çatak Kaymakamlığından gelen dosyadaki bilgiler ışığında “elde edilen bilgiler, görüntüler ve tanık ifadeleri, ‘konusu suç teşkil eden fiillerin okul içinde gerçekleştiğini’ ortaya koymuştur.’ açıklaması yapıyor.

Yukarıda da belirttiğim gibi amacımız cezalandırılanın “sarılma” olup olmadığını anlamaya çalışıyoruz. Bunu anlayabilmemiz için ise şu soruların yanıtını bilmemiz gerekiyor:

Valiyi ve kaymakamı ikna eden belgeler savcıyı neden ikna edemedi?

Soruşturmaya ve cezaya konu “İki öğretmene ait uygunsuz görüntüler” savcılığa verilmemiş olabilir mi?

Görüntüler, idarenin ima ve iddia ettiği düzeyde “uygunsuz” ise teklif edilen ve uygulanan ceza olayı kapatma anlamına gelmez mi? (MEB müfredatları eleştiren öğretmenlerine karşı bile hoşgörülü olmadı. Örneğin Cemil Kılıç zorunlu din dersi uygulamasını eleştirdiği için meslekten ihraçla soruşturuldu.)

Soruşturma sürecinde devreye giren politikacı ve sendikacı oldu mu?

Bilmiyoruz, belge ve bilgileri elinde tutan iddia sahibi Van Valiliği tatmin edici yeni bir açıklama yaparsa öğreneceğiz…

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız