Google Play Store
App Store

Hollanda, sağ koalisyon hükümetinin düşmesiyle 29 Ekim’de erken seçime gidecek. Yeşil Sol ile birleşen İşçi Partisi’nden Aydoğdu, giderek güçlenen solun halkta yeni bir umut yarattığını söyledi.

Birleşen sol sandığa hazır
Frans Timmermans (ortada), yeni oluşan GroenLinks-PvdA sol koalisyonunun lideri oldu. (FotoğrafLAR: PvdA)

Karya YURTTAŞ

Avrupa’da son yıllarda aşırı sağın yükselişiyle birlikte iktidara gelen yabancı düşmanı Geert Wilders liderliğindeki 4 partili hükümet yalnızca 11 ay ayakta kalabildi. Erken seçim tarihi 29 Ekim 2025 olarak belirlenirken geçmişten ders çıkaran Hollanda solu birleşerek gücünü artırmaya devam ediyor.

Hollanda’da 223 gün süren görüşmelerin ardından kurulan ülke tarihinin en sağcı hükümeti, Wilders’in geçirmek istediği göç yasasındaki anlaşmazlık nedeniyle haziran ayında çökmüştü.

Son anketlere göre Yeşiller Partisi (GroenLinks) ve İşçi Partisi (PvdA) ikinci parti konumuna yükseliyor. Wilders’in Özgürlük Partisi (PVV) diğer koalisyon ortakları Özgürlük ve Demokrasi için Halk Partisi (VVD), popülist Çiftçi Vatandaş Hareketi (BBB) ve merkez Yeni Sosyal Sözleşme Partisi (NSC) ciddi bir düşüş yaşıyor.

PvdA üyesi ve tarihçi Zafer Aydoğdu, Hollanda’da solun yeniden yükselişine ve erken seçim hazırlıklarına dair sorularımızı yanıtladı.

Zafer Aydoğdu
Tarihçi, İşçi Partisi Üyesi

DUVAR YIKILIYOR

Hollanda 29 Ekim’de bir kez daha erken seçime gidiyor. Peki, sol kanattaki son durum ne?

PvdA ve GroenLinks yapılan kongreler sonucunda seçimlere ortak listeyle, tek parti olarak katılma kararı aldı. Bu birleşme sonucunda Groenlinks-PvdA ismini alan yeni yapı, Hollanda’daki ikinci parti konumuna yükselmekle kalmadı, hem parti tabanında hem de toplumda güçlü bir umut dalgası yarattı.

Diğer yandan, PVV ve koalisyon ortakları vaat ettikleri politikaların hiçbirini hayata geçiremedikleri için ciddi bir güven kaybı yaşadı. Görünen o ki, önümüzdeki seçim uçlardan ziyade merkez sol ve sağ tarafından domine edilecek. Birleşerek daha da güçlenen sol, son 15 yılın hesabını da vererek halkın güvenini geri kazanmaya başladı.

Hollanda solunun bugünkü durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sol salondan çıkabildi mi? 

2012 seçimlerinin ardından liberal VVD ile kurulan koalisyon, PvdA’ya ve Hollanda’daki sosyal devlet yapısına ciddi zararlar verdi. Halk evlerinin kapatılması, sosyal hakların kısıtlanması ve sivil toplum kuruluşlarıyla yaşanan gerilimler, PvdA ile toplum arasına kalın bir duvar örülmesine neden olmuştu.

Ancak örülen bu duvar, PvdA’nın kitlelerle bütünleşmesini sağlayan yeni yöntemlerle son zamanlarda yıkılmaya başladı.

Peki, solu tekrar bir araya getirmek, halkı geri kazanmak için ne gibi faaliyetler yapıyorsunuz?

Parti film günleri düzenliyor, yeni üyelerin de katıldığı bu etkinliklerde üyeler kaynaşıyor, parti içi dayanışma sağlanıyor. Örgütlenmemizde dikey değil yatay bir yapı var. Mahalle buluşmaları ve ev ziyaretleriyle birlikte halkın sorunlarının dinlenmesi ve bu sorunların çözüme kavuşturulması halkta olumlu bir intiba uyandırdı. 2012 seçimleri sonrası “Sol bizi unuttu” diyen halk, artık karşısında sorunlarını dinleyen ve parti aracılığıyla meclis gündemine getiren bir PvdA görüyor. Ancak solun, kitlelerle yeniden bütünleşmesi için bu tür yöntemlere daha fazla başvurması gerekiyor. CHP’nin Türkiye’de yaptığı sokak toplantıları buna güzel bir örnek.

Sol ittifak kurduğu kulübelerde halkın sorunlarına kulak veriyor.

Hollanda solu, Avrupa’daki silahlanma yarışına nasıl bakıyor?

ABD Başkanı Donald Trump Rusya-Ukrayna savaşındaki politikasıyla Avrupa Birliği’ni köşeye sıkıştırdı. Bu durum bütün Avrupa halkındaki gibi Hollanda halkında da güvenlik endişesi uyandırdı. Bu endişenin farkında olan sol, silahlanmaya alternatif bir politika üretmekte eksik kalsa da güvenlik önlemlerinin artırılması için sosyal harcamalardan kısılmasına net bir şekilde karşı çıkıyor. Solun bu konuda kırmızı çizgisi bu.

∗∗∗

‘BÜYÜK HOLLANDA’ HAYALİ

Flaman milliyetçileri arasında uzun zamandır var olan “Büyük Hollanda” fikri, Belçika’daki Flaman bölgesi ile Hollanda’nın tek bir ülke çatısı altında birleşmesini öngören bir söylem. Belçika’nın Flaman Başbakanı Bart De Wever’in Lahey’deki son NATO zirvesinde tekrar gündeme getirdiği “Büyük Hollanda” hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu söylem, Trump’ın “Make Amerika Great Again” vizyonuna benziyor. Hollanda ve Belçika’nın eski sömürgeci geçmişinde sahip olduğu güce dair bir özlemden doğdu. Bu idealler her ne kadar aşırı sağ kesimde yaygın olsa da Hollanda ve Belçika son yıllarda geçmişteki sömürgecilik ve kölelik sistemleri nedeniyle pişman olduklarını belirten birçok adım attı. Hollanda’da askerileşme sürüyor ve sistem içinde hâlâ bu emperyalist isteği sürdürenler var.