birgün

14° PARÇALI BULUTLU

ÇALIŞMA YAŞAMI 24.01.2020 06:00

Birleşik Metal-İş, ‘Metal işçisinin gerçeği’ni açıkladı:Sömürü artıyor ücretler eriyor

Birleşik Metal-İş’in açıkladığı ‘Metal İşçisinin Gerçeği’ raporuna göre, metal fabrikalarında işçi başına üretim ve kârlılık katlanarak artarken işçi ücretleri eriyor

Birleşik Metal-İş, ‘Metal işçisinin gerçeği’ni açıkladı:Sömürü artıyor ücretler eriyor

YUNUS EMRE CEREN

DİSK Birleşik Metal-İş Sendikası’nın hazırladığı ‘Metal İşçisinin Gerçeği’ başlıklı rapor, greve hazırlanan on binlerce metal işçisinin neden isyan ettiğini ortaya koyuyor. Rapora göre, Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan metal sektöründe şirketler krize rağmen kârına kâr katmayı sürdürürken işçilerin ücretleri giderek azalıyor.

İstanbul Şişli’deki Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında açıklanan raporda, öne çıkan tespitler şöyle:

EN BÜYÜK 10 ŞİRKETTEN 9’U METALDE

Türkiye’de ekonominin üçte birini metal sektörü oluşturuyor. İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan 500 büyük sanayi kuruluşu içerisinde en büyük ilk 10 şirketten 9’u metal sektöründe faaliyet gösteriyor.
Metal sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin 2018 yılı ve 2019 ikinci çeyreği kârlılık verileri, ekonomik krize rağmen şirketlerin kâr etmeye devam ettiğini ortaya koyuyor. En büyük bin sanayi kuruluşu arasında yer alan 328 şirket metal sektöründe faaliyet yürütüyor. Bu şirketlerin yalnızca 105’i kâr-zarar bilgilerini paylaşmış. 2018’de bunların 97’sinin kâr elde ettiği görülüyor. Zarar eden firma sayısı sadece 8.Bu verilere göre metal sektöründeki firmaların yüzde 92,4’ü 2018 yılını kâr ile kapatmış durumda. Söz konusu 105 firmanın toplam kârı 26 milyar 177 milyon lira. Sektörde çalışan işçi başına elde edilen kâr ise 116 bin lira.

MESS ŞİRKETLERİ DE KÂRDA

MESS Grup Toplu Sözleşmesi kapsamında yer alan önemli firmalar için de tablo farklı değil. Arçelik’te dönem kârı 1 milyar 446 milyon lira iken, işçi başına düşen kâr 68 bin 441 lira. Ford Otosan’da dönem kârı 1 milyar 215 milyon lira iken, işçi başına düşen kâr 110 bin 787 lira.

KÂR 2019’DA DA ARTTI

Kârlılık 2019 yılında da artarak devam etti. 2019’un üçüncü çeyreğinde metal sektörünün kârı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 55,8 arttı. Otomotivde kârlılık yüzde 24 artış gösterirken, dayanıklı tüketim sektöründe faaliyet gösteren 10 firmanın toplam kârı bir yılda yüzde 11’lik artışla 472 milyon liradan 527 milyon liraya çıktı.
MESS sözleşmesi kapsamındaki Ford ve Tofaş da 2019’un ilk 9 ayında kârlılığını artırdı. Her iki firmanın net kârı 1 milyar liranın üzerinde oldu.

İŞ YOĞUNLUĞU ARTTI

Sektörde verimlilik son yıllarda arttı. Örneğin Tofaş'ta işçi başına 2008 yılında 39 araç üretilirken bu sayı 2018 yılında 50'ye yükseldi. Hyundai'da 2009'da 36 araç üreten bir işçi 2018 yılında 107 araç üretti. Verimlilikteki bu artış, işçilerin önceki dönemlere göre çok daha fazla ve yoğun çalışmasından kaynaklandı.

REEL ÜCRETLER DÜŞTÜ

Sektörde kârlılık artarken emeğin üretilen katma değerden aldığı pay ise geriledi. En büyük 500 sanayi kuruluşunda emeğin katma değerden aldığı pay 2010 yılında yüzde 52,9 iken, bu oran 2017 yılında yüzde 45,5, 2018'de ise yüzde 51,2 oldu.

İşçinin reel ücretleri de eridi. 2009 yılında işçinin 110 dolar olan saat ücreti, 2018 yılında 80 dolara geriledi. Avro bazında erime ise 9 yılda 13 avro oldu.

2010 yılında metal işçilerinin bin 393 TL olan ortalama ücreti, 729 TL olan asgari ücretin yüzde 91 üzerindeydi. Bu oran 2020 yılına dek sürekli düştü. 2011 yılında metal işçisi asgari ücretten yüzde 83 fazla ücret alıyordu. Bu oran 2012'da yüzde 72, 2014'te yüzde 66, 2016'da yüzde 33, 2018'te yüzde 48, 2019'da yüzde 38, 2020'de ise yüzde 20’ye geriledi.

Böylece 2010 yılında 4 ikramiye alan bir işçi asgari ücretin yüzde 155 üzerinde ücret alırken, bugün bu oran yüzde 62'ye düşmüş oldu.

İşçiler enflasyon karşısında da son 16 yılda alım gücünü yitirdi. Sebzede alım gücü yüzde 34, meyvede yüzde 18, ette yüzde 13 azaldı. Enflasyon odaklı artışlar işçilerin ekmeğini küçülttü.

OLASI GREV YASAĞINI TANIMAYIZ

Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, 5 Şubat’ta greve çıkacaklarını hatırlatarak, patronların sürekli gündeme getirdiği olası bir grev yasağını tanımayacaklarını vurguladı. Serdaroğlu, şunları söyledi:

“Grev anayasal bir haktır. Devletin altına imza koyduğu uluslararası sözleşmeler var. Ertelenen MESS grevleri nedeniyle hükümet tazminat ödemeye mahkûm edilmiştir. Olası bir grev yasağını kabul etmemiz mümkün değildir. Erteleme adına yasaklama yasa tanımazlıktır. Biz grev meraklısı değiliz. Ama bizim her koşulda greve hazır olduğumuzu herkes bilsin. Olası bir grev yasağı durumunda anayasa ve uluslararası sözleşmelerde bulunan grev hakkımızı kullanacağız. Artık sona yaklaşıyoruz. Grev kapıda. Metal işçilerinin kazanımı işçi sınıfının kazanımı olacaktır.”

METAL İŞÇİLERİNİN YANINDAYIZ

MESS Grup TİS sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlanmasının ardından greve hazırlanan 130 bin işçiye destek büyüyor. İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformu, MESS’in dayatmalarına karşı metal işçilerinin yanında olduğunu açıkladı. Platformdan yapılan yazılı açıklamada şöyle dendi:

İşveren sendikasının lokavt kararına karşı metal işçilerinin ve sendikalarının yanındayız.

Metal sektöründe toplu pazarlık sürecinin, işverenlerin düşük ücret zammı ve 3 yıllık TİS ısrarı üzerine tıkanması, ardından Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası'nın (MESS) aldığı lokavt kararı karşısında metal işçileri yalnız değildir. Geçtiğimiz günlerde hem Gebze'de hem de Bursa'da MESS'e karşı uyarı niteliğindeki eylemler gösteriyor ki metal işçileri için mevcut ekonomik koşullar oldukça ağırlaşmıştır ve artık sürdürülebilir değildir. Ekonomik ve sosyal hakları için mücadele eden işçileri ve sendikaları selamlıyor, İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformu olarak her zaman dayanışma içinde olacağımızı ilan ediyoruz.”

Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) da önceki akşam #EYTDirenenEmeğinYanında etiketiyle gerçekleştirdikleri sosyal medya eylemiyle metal işçilerine destek verdi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız