Bize asıl engel AKP’nin politikaları
3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde bir kez daha eşit ve adil yaşam talebini dile getiren engelli bireyler, yetkililerin sessizliğine tepki gösterdi. Engelliler, “Yılda bir gün anılmak değil, her gün görülmek istiyoruz” dedi.

Haber Merkezi
Ülkede nüfusun yüzde 12,29’unu oluşturan yaklaşık 11 milyon engelli birey, eğitimden sağlığa, istihdamdan ulaşıma kadar hayatın her alanında ciddi engellerle karşılaşıyor. Yetersiz altyapı ve erişilebilir olmayan kamu hizmetleri nedeniyle birçok engelli, günlük yaşamını bağımsız bir şekilde sürdüremiyor. Merkezi bütçeden engellilere ayrılan payın yüzde 2’nin altında kalması da tepkilere neden oluyor. Hem merkezi yönetim hem de yerel idareler tarafından unutulduklarını söyleyen engelli bireyler, “Artık görünür olmak istiyoruz” dedi.
ACİL ADIM ATILMALI
3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde Taksim Meydanı’nda bir araya gelen Türkiye Sakatlar Derneği üyeleri, yetkililerin sessizliğine dikkat çekti. Genel Başkan Şükrü Boyraz, “Eşit, erişilebilir, kapsayıcı bir yaşam için acil adımlar atılmalı. Engellilik bir eksiklik değil, toplumun çeşitliliğinin parçasıdır” dedi. Engellilerin Haklarına Erişim Platformu Sözcüsü ve görme engelli avukat Turhan İçli de 2026 Merkezi Yönetim Bütçesi’nde engellilere ayrılan payın yok denecek kadar az olduğunu belirterek, bu duruma tepki gösterdi. İçli, “Bu durum sosyal adalet ilkelerine, hukuka, anayasaya ve insanlık vicdanına aykırıdır. Engelliler olarak bütçeden hak ettiğimiz payı istiyoruz” diye konuştu.
Eğitim-Sen’den yapılan açıklamada ise özetle şu ifadelere yer verildi: ‘‘2024-2025 örgün eğitim istatistiklerine göre, özel eğitim ve kaynaştırma hizmetlerinden yararlanan öğrenci sayısı 602 bin 729’dur. Kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim gören öğrenci sayısı ise 375 bin 653’tür. Bu artış olumlu bir gelişme olsa da halen çok sayıda engelli çocuk özel eğitime erişememektedir. Okul binalarının erişilebilir olmaması, materyal eksiklikleri, öğretmen yetersizliği ve ön yargılar; engelli öğrencilerin engelsiz akranlarıyla eşit, kapsayıcı bir eğitim almalarını engellemektedir. Devlete ait özel eğitim kurumlarının sayısı hâlâ yetersizdir. Okul çağında olup da özel eğitim alamayan çocukların sayısı hâlâ oldukça yüksektir. Türkiye’de engellilerin yaklaşık yüzde 80’i hâlâ çalışma yaşamı dışında. Mevcut iş yasalarına göre, 50 ve üzeri çalışanı bulunan özel sektör işyerlerinde en az yüzde 3, kamu sektöründe ise en az yüzde 4 oranında engelli personel çalıştırılması zorunluluğu var. Ancak yasal zorunluluk çoğu kurumda uygulanmamaktadır. Engelli istihdamı kâğıt üzerinde varlığını sürdürürken, kamuda ve özel sektörde fiili durum çok farklıdır.’’
YÜZLEŞME GÜNÜ
Eğitim-İş Sendikası özetle ‘‘Engelli eğitim emekçileri, okulların fiziki yetersizliğinden atama süreçlerindeki adaletsizliklere, çalışma yaşamındaki ayrımcılıktan liyakatsiz yöneticilerin tutumlarına varan pek çok sorunla karşı karşıyadır. Biliyoruz ki asıl engel bedenlerde değil; fiziki koşulları yetersiz olan okullarda, yetersiz atama sayılarında ve zihinlerdedir’’ açıklaması yaptı. İstanbul Barosu da şu ifadelere yer verdi:
‘‘3 Aralık devletin ve toplumun ürettiği Engellerle Yüzleşme Günüdür. 3Aralık Dünya Engelliler Günü’nü bir kutlama değil; sorunların görünür kılındığı, çözüm için sorumluların hatırlandığı ve hak mücadelesinin büyütüldüğü bir yüzleşme ve dayanışma günü olarak görüyoruz. Mücadelemiz yalnızca bugünle sınırlı değildir; yılın her günü aynı kararlılıkla sürmektedir.’’
∗∗∗
İŞ GÜCÜ DIŞINA İTİLİYORLAR
Güvencesizliğe mecbur bırakılan engelliler için iktidarın çözümü yine İşgücü Uyum Programı (İUP) oldu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan dün yaptığı sosyal medya paylaşımında engelli istihdamına ilişkin verileri paylaştı. Hak gaspının resmi kılıfı olan İUP, Işıkhan için bir kez daha övünç oldu. Işıkhan, "Son 10 yılda 250 bine yakın engelli vatandaşımızın işe yerleştirilmesine aracılık yaptık. İUP sayesinde engelli vatandaşlarımızın çalışma hayatına uyumunu artırdık, 10 bin kontenjan ayırdık. 2015'ten bugüne İşe ve İşyerine Uyum Projeleri kapsamında 4 bin 824 projeye 744 milyon 856 bin TL destek sağladık" dedi. Teşvikler işverenlere giderken engelliler, İUP kapsamında 12 bin 900 liralık, asgari ücretin dahi altında kalan aylıklara mecbur bırakıldı. İUP kapsamında çalışma süreleri 1 yıla dahi ulaşamazken işçilerin yıllık izin, kıdem ve ihbar tazminatı hakları da daha baştan gasp ediliyor. Bakanlık verilerine göre sadece Eylül ayında 50 bini aşkın patron, engelli istihdamı için teşvikten faydalandı. Ülkenin yüzde 12,29'u engelli olmasına rağmen bu ayda teşvik alan işyeri başına sadece 2 engelli çalışan düştü. Engelli işçiler de milyonlarca emekçi gibi sefalet aylıklarına mahkûm edilirken, yılın ilk 9 ayında işverenlere 3,9 milyar TL sigorta prim teşviki sağlandı.


