birgün

23° AÇIK

Bizi de devrimciliğe yazsınlar

SİYASET 18.01.2022 06:39
Abone Ol google-news

Birlik tartışması yürütülüyor; bugün mevcut rejime ‘hayır’ diyen en geniş birliğin, ittifakın güçlendirilmesi için çabalarımızı sürdürüyoruz. Muhalefetin belirli kesimlerinin daha önceki yıllardan farklı olarak AKP karşısında hayırhah bir tutumdan uzak net bir tutum içinde olması bu anlamda çok önemli bir gelişme. Bununla birlikte bugün bir politik alternatifin noksanlığı muhalefeti belli bir noktada sınırlandırıyor. Açık ki millet ittifakının sonunda bugünkü rejimin ana karakteriyle uzlaşan politikalarıyla da bu programla uyumlu ve içeriği muğlak bir demokrasi programıyla da ülkenin krizden çıkabilmesi mümkün değil. Ülkenin devrimci bir dönüşüme ihtiyacı var, bu iktidardan kurtulmak şart ama bu düzeni, halkın yararına dönüştürmeden halkın sorunları tam olarak çözülemeyecek.


Atları bağlayacak toplumsal mücadele

Bugün bunu nasıl başaracağımızı; gerçek bir değişim gücüne nasıl kavuşacağımızı düşünmeliyiz. Ancak böyle bir anlayışla bu rejimi yenilgiye uğratacak bir etkinliğe sahip olabiliriz. Muhalefet ağırlıkla sanki bir düğün dernek havasında; olağanüstü bir seçime değil de bir devir teslim törenine gidiyormuşçasına bir tavır içinde. Öyle ki herkes AKP sonrası için kendine yer ayırıyor, birileri koltuk dağıtıyor, birileri koltuk beğeniyor! Biz tüm toplumu ve muhalefeti uyarıyoruz! Bu aşamada seçim koşullarını belirlemeye yönelik bir toplumsal mücadeleye; atı bir kez daha çalmaya çalışacak olan iktidara karşı atları bağlayacak bir mücadeleye ihtiyaç var! Dikkatleri burada toparlamamız gerekiyor!

Türkiye’nin önünde çok zorlu bir süreç var. Bugün öncelikle iktidarın değişim sürecine, seçim koşullarının belirleneceği bir mücadele sürecine odaklanmamız gerekiyor. İkincisi de bu krizden çıkış için sol bir alternatifin ortaya konulmasına ihtiyaç var. Kırık dökük bir değişim değil; ‘gerçek bir değişimi nasıl gerçekleştirebiliriz’ bunun üzerine düşünmeliyiz.

Ülkenin geleceğinizi kurmaya talibiz

Nasıl değiştireceğiz? Son dönemin Sen Ben Lenin filmi, heykelin SSCB yıkılınca Akçakoca’ya vurması üzerine bir hikaye. Filmin yönetmeni, filmi yaparken bir müzisyen arkadaşının, Lenin için “Batman” benzetmesi yaptığını ifade ediyor. Lenin’in fikrinden bağımsızlaştırıp bir bireysel kahraman benzetmesi yapabiliyor bu çağın büyüsü. “Hepiniz kahramansınız, hepiniz çok özelsiniz” derken öte yandan toplumun birbiriyle ilişkisini keserek birbiriyle olan ilişkisinden ortaya çıkacak potansiyel gücünü de eziyor. Siyaset de bu bireyselliğe dayalı bir imajlar dünyasına sıkışıyor. Buradan çıkış için Lenin’in ‘büyüsü’nü hatırlamaya ihtiyacımız var. Oxana Timofeeva, ‘Lenin’in büyüsü’nün özgün tarafı, mucizelerin bireyler değil birleşmiş insanlar tarafından hayata geçirilmesiydi. Lenin’in mucizesini mümkün kılan bizzat kolektifliktir. “Devrim büyücülerinin üstün güçleri dayanışma ve yoldaşlıktan ileri gelir” der. Zorluğun üstesinden gelen; en çaresiz koşulda her şeyi göze alarak dağları yerinden oynatabilen öznenin bunu yapabildiği koşulları mucizevi bulan Timofeeva, Lenin için bu mucizeyi gerçek kılan şeyin örgütlülük olduğunun altını çizer. Bunun adı devrimciliktir; işte şimdi herkes çıkıp “Bizi oraya yazın, buraya yazın” diyor ya bizi de devrimciliğe yazsınlar yine! Biz bu ülkenin geleceğini kurmaya talibiz.

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol