birgün

7° PARÇALI BULUTLU

KÜLTÜR SANAT 22.03.2020 12:54

Bizi gaflet artık öyle ayağına çağıramaz

Gazapizm yeni albümü HİZA’yı dijital platformlardan yayımladı. 10 şarkının yer aldığı albümde sanatçıya Gaye Su Akyol, Cem Adrian, Deniz Sungur ve Bahar Sönmez de eşlik ediyor. Gazapizm, sokağın hikâyesini yazmaya, söylemeye devam ediyor

Bizi gaflet artık öyle ayağına çağıramaz

Burak Abatay

Gazapizm (Anıl Acar) üçüncü solo albümü HİZA’yı Argo Yapım etiketiyle dinleyicilerinin beğenisine sundu. 10 şarkının yer aldığı albümde Gaye Su Akyol, Cem Adrian, Deniz Sungur ve Bahar Sönmez birer şarkıda Gazapizm’e eşlik ediyor. 2014’teki ‘Yeraltı Edebiyatı’ ve 2016’daki ‘Bir Gün Her Şey’ albümünden sonra Gazap yine sokağın hikâyelerini anlatmaya devam ediyor. Bavul Dergi’den Önder Abay’ın albümden hareketle Gazap için dediği şey albümün tamamını dinlerken aklımdan hiç eksilmedi: “Adam kesinlikle bu zamanların ozanı.”

Gerçekten de öyle. Etrafımdaki insanlardan her birinin albümdeki en beğendiği şarkı farklı. Tekliler halinde şarkı yayımlanan dönemde boş yok albüm bulmak çok kolay değilken, HİZA 10 şarkılık bir ziyafet sunuyor. Hele ki autotune basılmış trap saçmalıklarından sonra bu albüm ilaç gibi geldi. Gazap’ın söz yazarlığındaki kabiliyeti bir kenara albümdeki her şarkının altyapıları, düzenlemeleri de ayrı ayrı takdire şayan. Gelin şarkılara tek tek kulak verelim.

1. Dayan
Albümün açılış şarkısı. Şarkı boyunca bize refakat edecek saksafon tınıları şarkının ilk saniyesinde bizimle oluyor. Albümde ne tür sürprizlerle karşılaşacağımızın da habercisi. Şarkı, albüm boyunca isyan ile umudun yan yana nasıl geleceğini de saniye saniye gösteriyor. Ondan da önemlisi Gazap, sektöre de bam güm ateş ediyor. Ama daha da mühimi bu şarkıda duvar yazısı olacak kadar güzel sözler var: “Bu kara çocuklar ödün neden kopar?/ Çamurlu ayakkabım, kırmızı halılar/ Basıcam tabii ki aşk olsun!”

2. Çöplük
Sosyal mecralarda Gazapizm için ‘varoş’ gibi negatif yorumlar okudum. Bu eleştiriyi yıkmaya çalışan bazı kişiler de “Ahmet Kaya” benzetmesi yapmış. Ahmet Kaya mukayesesi ne kadar doğru bilmiyorum ama Gazapizm’in Ahmet Kaya’dan çok daha politik olduğunu düşünüyorum. Nakaratla başlayan şarkının ilk bölümünü şöyle açıyor Gazap: “Ne grisi g*t her şey tozpembe/ İnsanların önlerinde bol kepçe aş” Mis gibi ironisine Ahmet Kaya’ya atıfla devam ediyor ve iktidar şakşakçılarına lafı patlatıyor: “Martılar ağlamıyor çöplükte/ Yol yakınken hepinize dönmek de kâr.”

3. Pisliğin Üstüne Basmışlar
Sözleri ile de altyapısıyla da kendisine hayran bıraktıran şarkı. Gitar soloları dönerken birden bir koro giriyor devreye. Şapkaçıkarılacak şarkı. Son ses açın. Ayrıca koronavirüs günlerinde şu sözleriyle de gülümsetmiştir: “Bir gün öğrenir illet nedir/ Dünyanın bütün milletleri.”

bizi-gaflet-artik-oyle-ayagina-cagiramaz-704156-1.

4. Yol
Albümün en mavi şarkısı. Ne oldu sana? Sillesi mi vurdu hayatın? Yoksulluk mu, hastalık mı? Kazık mı yedin, kazık mı attın? Terk mi edildin, veda mı ettin? Kapanan her kapı bir yola çıkar. Ahmet Telli’nin ‘Yolcu’ şiiri aklıma geliyor bu şarkıda: “Ama ıslığını unutma sakın/ bir türküdür yine de/ yolcuya en çok yakışan...” Gazapizm de tam bu damardan tutturuyor. Her yol için bir kapı öneriyor yoldaşlarına.

5. Perişan
Albümdeki ilk düet şarkı. Gaye Su Akyol şarkının iki bölümünün sonunda iki farklı nakaratla karşımıza çıkıyor. Gazapizm’in sözleri kitlelerin iktidar yandaşı öfkesine vücut oluyor. Yetmez ama evetçilerden tutun da, TV’de hayat ne güzel diyenlerden akillere pek çok kimseye oklarını doğrultuyor şarkı. Çalınan gençliklerin hesabını soruyor. En azından böyle bir hayali canlandırıyor: “Çözsek de tasmanı hoşt diyen olmaz/ Kadrajda biz ama poz kesen onlar/ Bizi kasvete koyma...”

6. Sağı Solu Kes
Albümün en gaz şarkısının olduğu konusunda sanırım tüm sosyal medya hemfikir. “Kapşonu çek ve Sağı solu kes” olan sözleri “Maskeni tak ve sağı solu kes” diye geyiğini döndüren bile var şarkının. Albümde en az şey söyleyen ama hit olacak şarkı.

7. Yaşanırsa Diye
Cem Adrian ve Gazapizm, Kayıp ve Kalbim Çukurda’nın ardından üçüncü kez bir araya bu şarkıyla geliyor. Cem Adrian kulakta hep aşk şarkılarını çınlatıyor. Sesinden keder eksik olmuyor. Bu şarkı da albümün aşk kontenjanından. Gazapizm ile uyumları öyle güzel ki, nakaratta Cem Adrian’ın sakinliği, Gazapizm’in heyecanıyla enfes bir şekilde birleşiyor.

8. Bu Rüya Benim
Üç büyük favori şarkımın üçüncüsü albümde. Gazapizm’in bu şarkıyı kendisine ve sadece kendisi için yazdığını düşünüyorum. Altyapısının tatlı tatlı akarken Gazapizm’in kendisiyle hesaplaşmasına tanık oluyoruz. Ölmek ve uyumanın arasındaki sürtünmeden bahseder Shakespeare: “Uyumak, hayal kurmak için şans. Çünkü bu ölüm uykusunda ne hayaller gelebilir” der. Öyle bir şarkı bu da: “Ölmek uyumak sanki gitmek uyanmak gibi...”

9. Efkar
“Deniz Sungur diye birisi varmış” cümlesini kurdurtan şarkı. Albümün üçüncü düeti. Deniz Sungur’un fırtına gibi estiği nakaratı ve Gazap’ın kadere de, kedere de, efkara da diş gösterdiği bir şarkı olmuş: “Bizi gaflet artık öyle ayağına çağıramaz/ Ben kaderi tekmeledim yatağından uyanamaz...” Şarkıda tek tahammül edemediğim yer Gazap’ın “Kalem, fırtına, harami ve b*ktan” kelimelerindeki a seslerini uzatması. Buna rağmen albümdeki iki numaralı favorim.

10. Unutulacak Dünler
Gazapizm daha iyisini yapana kadar benim için en iyisi olmuş olan şarkı. Başından sonuna bir Gazapizm manifestosu. Aşk, özlem, öfke, acı, sevgi, gözyaşı, sokak, merhamet... Daha pek çok şekilde duygularımızı anlatıyor şarkı. “Senin yandığından daha fazla yanan insanları duymuyorsan eğer/ Nasıl olcaz arkadaş/ Böyle avuç kadar üstümüzde borcu kalır/ Ve iyimser bir gül açar parklara” derken Ahmet Kaya’ya bir selam daha çakan Gazap, “Açsa karnın yağma artık isyan sayılır/ Bir anne vedasıdır gerçek hicran tanımı/ Kazanmak kirlidir kaybedelim insan kalırız” derken de pek çok şeyi söylüyor. “Biz onca gece uykumuzu yok yere mi böldük?” diye sorarken de büyük bir ah çektiriyor. Şarkının ve albümün en güzel sürprizi de Gazapizm’e nakaratta eşlik eden çok güzel sesli kadın Bahar Sönmez. Umarım daha sık dinleriz kendisini. Yazıda son sözü Gazapizm’e bırakalım: “Gün gelecek teraziyi, bu insanlar tekmeleyecek!”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız