birgün

10° AÇIK

EGE'DE BİRGÜN 05.02.2020 10:22

Bölgemizde gündem geçim kaygısı: Artık bir şeyler yapmalı

Ülke gündeminin çok yoğun olduğu bu dönemde halka sorunlarını sorduk. Yurttaşlar her alanda mücadele etmenin, direnmenin önemine vurgu yapıyor.

Bölgemizde gündem geçim kaygısı: Artık bir şeyler yapmalı

ARDA ÖZARDA

Yaşadıkları sorunları BirGün'e anlatan yurttaşlar yeni yıl ile birlikte hiçbir sorunun çözülmediğini hatta sorunlarına yeni sorunlar eklendiğini söylediler. Artık iktidarın kendisi için değil halk için çalışması gerektiğini kaydeden yurttaşlar her alanda mücadele etmenin, direnmenin önemini vurguladılar.

Ege Üniversitesi Gazetecilik Bölümü öğrencisi Fahrettin Öztürk, ülkede tek bir sorun olmadığını ekonomik, sosyal, ekolojik her alanda mücadele gerektiğini söyledi. Öztürk, "Ülke gündemi oldukça yoğun, haliyle her gündemi takip etmekte bir o kadar zor oluyor.

Toplumun tüm kesimini en çok meşgul eden Kanal İstanbul Projesi’nden bahsetmek istiyorum:

Kanal İstanbul Projesi yeni bir tartışma konusu değil, 9 yıl önce tartışılmaya başlanmıştı ama son zamanlarda ülke gündeminde kendisine 1'inci sırada yer buldu. ÇED raporu oluşturuldu ve onaylandı. Bilindiği üzere ÇED raporuna itiraz için Türkiye'nin birçok ilinden, İl Çevre müdürlüklerine toplumun birçok kesiminden 100 binden fazla dilekçe verildi. Peki, bu kadar insan bu projeye neden itiraz etti? Cevabı basit, AKP'nin çılgın projelerinin maliyeti (Kanal İstanbul maliyeti 15 milyar dolar) her defasında halkın omuzlarına bindiriliyor, halk geçinemiyor ve geçinemeyen halkın her gün intihar haberlerini okuyoruz. Ekolojik katliamdan söz etmiyorum bile” dedi.

Öztürk sözlerine şöyle devam etti:

“Bu gündemlerin yanı sıra, ekonomik krizin faturasını ödetmek istedikleri halk da vergilerden, zamlardan bıkmış durumda. Zamlar bu ay özellikle doğalgaz faturalarındaki şişkinlikten dolayı kamuoyunda büyük tartışmalar yarattı, 400 liranın üstünde gelen doğalgaz faturaları her ne kadar tartışma yaratmış olsa da halk çıkıp yüksek sesle buna itiraz etmediği sürece ne bu faturalar düşecek ne zamlar kaldırılacak ne de vergiler azaltılacak. İnsanlar seslerini sosyal medyadan duyurmaya çalışıyorlar, kendilerine başka bir alternatif düşünemiyorlar daha doğrusu düşünmelerine izin verilmiyor. Demokratik özgürlüğün olmadığı bir yerde de zaten halk, iktidarın korkutma ve sindirme politikaları karşısında, kendisine sosyal medya dışında bir alternatif yaratamıyor. En ufak bir basın açıklaması bile polis müdahalesiyle karşı karşıya kalıyor."

Tekel bayisi işletmecisi Allahverdi Gökçe de bu dönemde işçi, esnaf fark etmeksizin ev geçindirmenin zorluğundan bahsetti. Gökçe, "Benim 3 çocuğum var. Toplamda 5 kişilik bir aileyiz. Şu dönemde ev geçindirmek hiç kolay değil. İster işçi ister esnaf ol fark etmiyor. Her şey çok pahalı ve de pahalanmaya devam ediyor. Devlet halkının yanında duracağına paranın yanında duruyor. Ben evde oturup emekli maaşımla geçinmem gerektiği dönemde hala çalışıyorum. Bu halk yoksullaştı. Konuya iş olarak baktığımda tekellere uçuk cezalar kesiliyor. Saat 22.00'dan sonra alkol satışı tekellere yasak ama meyhanelerde içilebiliyor. Ben orada da içilmesin demiyorum ama bize de böyle cezalar kesmesinler. Ev geçindirmeye çalışıyoruz" dedi.

bolgemizde-gundem-gecim-kaygisi-artik-bir-seyler-yapmali-684142-1.
Özge Uğulu

"YARGI ARTIK KADINLARIN YANINDA OLSUN"

Ege Üniversitesi Gazetecilik Bölümü öğrencisi Özge Uğulu ise, "Ne yazık ki gündemden hiç düşmeyen konulardan biri de kadın cinayetleri. Zaman geçtikçe zihniyetin değişeceğine ve gelişeceğimize dair inancım sarsılmış durumda. Çünkü bu rakamların gittikçe artmasını açıklayacak başka cümleler bulamıyorum. 2019’un ilk 11 ayında 430 kadın cinayeti işlendi. Yıllar geçtikçe bu rakam artıyor. Bunun asıl sebebi eğitimsizliğin getirdiği kadın-erkek yetiştirmedeki dengesizlik, ataerkine hizmet eden zihniyet ve diğer bir sebep işte ülkemizde kadın cinayeti davalarındaki yargılama süreci ve indirimleri. Biz kadınlar mücadelemize devam edeceğiz artık bir kadın cinayeti haberini daha kaldıracak sabrımız yok. 6284 sayılı kanun ve İstanbul Sözleşmesi uygulansın ve yargı yanımızda olduğunu göstersin. Cezai yaptırımı mağdur lehine olan davalarda ise kadın mücadelesinin ve sosyal medya kampanyalarının büyük etkisi var " diye konuştu.

Ege Üniversitesi Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik bölümü mezunu Merve Öztürk de Türkiye'de bir türlü önlem alınamayan kadın cinayetlerinden yakındı. Öztürk, "Maalesef ülkemizde bir türlü kadın cinayetlerinin önünü alamıyoruz. Ne iktidar ne de insanlar bu konuya dair gerçekçi çözümler üretmiyorlar. Biz kadınlar hatta bilinçli tüm insanlar olarak mücadeleden vazgeçmemiz gerekiyor" dedi.

bolgemizde-gundem-gecim-kaygisi-artik-bir-seyler-yapmali-684143-1.
Merve Uğulu

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız