Boş Çerçeve
FIRAT TOPAL FIRAT TOPAL

Fenerbahçe, Sivas deplasmanında sezonun hücum hattında en çok pozisyon yarattığı maçta topu içeri bir türlü vuramayınca 0-0’lık beraberliğe razı oldu.

Fenerbahçe maçın ilk 15 dakikasında daha üretken bir 90 dakika oynayacağının sinyalini verdi aslında. Soldado ve Frey’i desteklemek için Elif ve Ayew sürekli ceza sahası etrafında dolaştılar, fakat burada problem Sivas’ın kendi cezasına bir yay gibi dizildiği anlarda topla sık sık buluşan Jailson’un pas seçimleriydi. Brezilyalı bu 4 oyuncuyla pas alışverişine girmek yerine topu her ayağına aldığında taç çizgilerine döndü. Burada Fenerbahçe’nin, özellikle sağ kanatta Robinho’nun savunmaya pek fazla destek vermemesinden hareketle Şener ve Ayew ile önemli bir üstünlük sağlayacağını düşündük aslında, fakat bu ikilinin hücum organizasyonları o kadar kötüydü ki, sol tarafta Hasan Ali ve İsmail’in önündeki kademeli savunmaya karşı sergiledikleri etkisiz oyundan hiçbir farkları yoktu. Böyle olunca devrenin son yarım saatini çok kötü bir hücum performansı ile geçirdi Fenerbahçe. Sivas’ın bu tablo karşısında Harun Tekin’i doğru dürüst rahatsız edememesinde Robinho’nun oldukça savruk oyununun etkisi büyük. Brezilyalı son 2 haftada attığı 4 golün de etkisiyle maçı tek başına alabileceğini düşündü belki de. Bu yüzden maceracı duran toplar, zamansız çalım ve şut denemeleri ya da hücum organizasyonuna katkısı olmayan ikili mücadele hevesiyle topla çok fazla buluşmasına rağmen neredeyse hiçbir şey üretemedi. Halbuki kendi üzerine yoğunlaşmış Fenerbahçe savunmasının dengesini bozmak için ters kanata döndüğü her atak çok daha hızlı gelişiyordu. Maçı yorumlayan Erman Özgür’ün onu karşılaşmanın yıldız adaylarından göstermesini oldukça garipsedim.



İkinci devrenin başlangıç düdüğünden itibaren Fenerbahçe sahaya bu 11 ve felsefe ile çıkma sebebini bir kez daha hatırladı ve Elif’in başrol oynadığı ataklarla Sivasspor defansının arkasını göbekten zorlamaya başladı. Genç oyuncunun topu ayağına alıp kaleyi düşündüğü her atak tehlike yaratmaya başladı adeta. Ona Mehmet Ekici de katıldı oyuna girdiği andan itibaren. Ekici’nin sakatlanıp oyundan çıkmaması halinde neler olabileceği ayrı bir tartışma konusu ama bence asıl tartışılması gereken Fenerbahçe’nin hücumda en üretken olduğu anlarda sahada olan Soldado-Mehmet Ekici ikilisinin Avrupa kupaları için verilen listede yer almaması. Bu 2 oyuncuya kulüp içindeki bakış nedir bilemiyoruz tabii ancak Cocu’nun takımı bir yerlere gelecekse Elijf Elmas, Mehmet Ekici ve Soldado’nun aynı anda sahada olduğu bir taktik ve felsefe bulmak lazım gerekecek.

103 golle rekor kırarak şampiyon olan bir takımdan 9 haftada 6 gol atmış bir takıma dönüştü Fenerbahçe. Tabii ki sezonları, oyuncuları ve lig yapısını karşılaştırmak pek doğru değil, arada da 30 yıl var. Ancak taraftarının ve kamuoyunun görmeye alıştığı bu tablodan oldukça uzak bir performans sergileyen sarı-lacivertlilerin toparlanması daha sürecek gibi.