birgün

13° KISA SÜRELİ HAFİF YOĞUNLUKLU YAĞMUR

KÜLTÜR SANAT 06.09.2021 09:20

Bu bir savaşsa kazananı sanat

Müzisyen Korhan Futacı, gece 12 yasağına tepkisini şöyle ifade ediyor: “Dışarıdan bir güç sanat ile sanatçı arasına giremez ve ona söyleyip söyleyemeceği şeyleri dikte edemez. Sanat her zaman kazanan taraf olacak eğer bu bir savaş ise.”

Bu bir savaşsa kazananı sanat

IŞIL ÇALIŞKAN

Filmlere, şiirlere, tuvallere konu olan İstanbul, şimdi Korhan Futacı’nın bastığı notalardan yansıyor. “Tamburada”, “DandadaDan”, “Korhan Futacı ve Kara Orkestra” ve “Konstrukt” projeleri ile çok sayıda performansa ve kayda imza atan Futacı, ilhamını İstanbul’un ritminden alan deneysel, kaotik ve enerjik parçaları The Jab ve The Cross ile dinleyiciyle buluştu. The Jab isimli şarkıya Seda Gazioğlu Futacı’nın pandemi dönemi ve öncesinde çektiği görüntüleri kurgulayarak oluşturduğu video eşlik ediyor. Futacı ile müzik serüvenini konuştuk.

►Korhan Futacı dendiğinde eminim birçok kişinin aklına müzik yaparken ruhunu da ortaya koyan biri geliyor. Ve elbette saksafonunuzdan ayrı düşünemiyoruz sizi. Klişe olacak belki ama ilk kez cevabını merak ediyorum. Müzik yapmanın sizde nasıl bir karşılığı var?

Çok teşekkür ederim öncelikle. Müzik yapmak benim için iyileşmek, gerçeküstü bir dünyaya adım atmak ve beni dinleyenleri de beraberimde o dünyaya götürmek anlamına geliyor. Müziğin diğer sanatlardan ayrı olarak yarattığı soyut, elle tutulamayan ve gözle görülemeyen dünyası bence herkes için iyileştirici ve de birleştirici bir etkiye sahip.

►Deneysel bir çalışmayla karşımızdasınız bu kez: The Jab. İlhamını İstanbul’un ritminden alıyormuş. Adına şiirler yazılan, şarkılar yapılan İstanbul’u bambaşka deneyimleme fırsatı sunuyorsunuz. Hikâyesini dinlemek isteriz…

Londra’lı plak şirketi State 51 için kaydettiğim “Shadow Boxing” albümünü değerli dostum Burak Irmak ile beraber tasarladık ve oluşturduk. Pandeminin en karanlık zamanlarında evde kaydettiğimiz bu albüm benim uzun zamandır yapmayı istediğim elektronik tınılarla bezeli bir çalışma oldu. Saksafonlar dışında neredeyse tamamen dijital ortamda üretilmiş bir albüm. Mix ve masteringini de yine çok değerli dostum Feryin Kaya yaptı. Pandemide gecenin geç saatlerinde köpeklerimle dışarıya çıktığım zamanlarda İstanbul’un insansız halini deneyimleme fırsatım oldu ve yaşadığım o yalnızlık hali beni çok etkiledi. Shadow Boxing (Gölge Boksu) terimi de boksörlerin kendi kendilerine boks yapmalarına verilen isimdir. Albümün adını da bu yalnızlığa gönderme yapması amacı ile Shadow Boxing koydum.

ŞARKININ RUHU FİNALİN HABERCİSİ

►Seslerin bütünlüğünden “Bu parça oldu” dediğiniz noktaya nasıl ulaştığınızı merak ediyorum.

Hem teknik hem de ruhsal bir boyutu var bunun bence. Teknik durumlar zaten endüstrinin standartlarını yakalamanızla beraber tamam olmuş oluyor. Ruhani kısmı ise en çetrefilli kısmı tabii ki. Şarkının ruhunun iyi yansımaya başladığı nokta finale yaklaştığınızı söylüyor zaten size.

►Bir enstrümantist olarak sözsüz müziğe yorumunuz ne olur? Ve sözsüz müziğin dinleyiciye sunduğu imkanlar…

Ağırlıklı olarak sözsüz müzikler dinleyen biriyimdir. Enstrüman müziğinin de fazla teknikle boğulmuş olanlarını da çok tercih etmem. Daha içgüdüsel ve primitif icra edilmiş müzikler ilgimi çeker. Müzikte söz olmadığında dinleyecinin hayal gücü daha fazla alana sahip olabiliyor diye düşünüyorum. Sözlü müzik arkadaş ortamında eğlenmek gibi diğeri ise yalnız başınıza yaptığınız bir doğa yürüyüşü gibi.

►Saksafonunuzla aranızdaki ilişkiyi nasıl ifade edersiniz?

Çok küçük yaşlardan itibaren çaldığım için artık bir parçam gibi adeta.O yüzden de tarif etmekte zorlanıyorum.

►Korhan Futacı kariyerinin hangi döneminde?

Artık yavaş yavaş az da olsa ustalaşmaya başladığımı hissettiğim zamanlar.Ne istediğini neyi istemediğini daha net görebilen bir Korhan Futacı var diyebilirim. Eskiye nazaran daha da fazla üretme isteğindeyim açıkçası.

►Haluk Bilginer ile birlikte “Ah Güzel Kafam” isimli çalışmaya imza atmıştınız. Nasıl bir araya gelmiştiniz? Nasıl bir tecrübeydi?

Haluk Abi gibi bir ustayla vakit geçirmek üretmek ve çalışmak çok ama çok keyifliydi. Ortak bir dostumuz vasıtasıyla tanıştık ve böyle bir şarkı yapmak istediğimi söylediğimde hiç düşünmeden “Tamam hadi yapalım” dedi ve işe giriştik.

SANAT ÖZGÜR BAĞIMSIZ OLMALI

►Sorunlar bitti derken gece 12’den sonra müzik yasağı gündeme geldi. İktidarın müzikle, sanatla olan iletişimine dair yorumunuz nedir?

Sanat özgür olmalıdır. Bağımsız olmalıdır. Dışarıdan bir güç sanat ile sanatçı arasına giremez ve ona söyleyip söyleyemeceği şeyleri dikte edemez. Sanat her zaman kazanan taraf olacak eğer bu bir savaş ise… ki öyle gözüküyor.