‘Bu derelere iyi bakalım’
Rize’nin Fındıklı ilçesinde doğal sit alanı Çağlayan Vadisi’nde Hidroelektrik Santral (HES) yapımı için başlatılan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci tepkilere yol açtı. İlçede ‘Derelerin anası’ lakabıyla tanınan 78 yaşındaki Melahat Alişan, “Bu derelere iyi bakalım, yazıktır” dedi. Tarihi ahşap evleri, kemer köprüleri ve zengin bitki örtüsüne sahip Fındıklı ilçesi Çağlayan Vadisi, Trabzon Kültür ve Tabiat […]

Rize’nin Fındıklı ilçesinde doğal sit alanı Çağlayan Vadisi’nde Hidroelektrik Santral (HES) yapımı için başlatılan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci tepkilere yol açtı. İlçede ‘Derelerin anası’ lakabıyla tanınan 78 yaşındaki Melahat Alişan, “Bu derelere iyi bakalım, yazıktır” dedi.
Tarihi ahşap evleri, kemer köprüleri ve zengin bitki örtüsüne sahip Fındıklı ilçesi Çağlayan Vadisi, Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nca 2008 yılında 1’inci derecede doğal sit alanı ilan edilerek koruma altına alındı. Vadide yapılmak istenen HES projeleri de verilen hukuk ve çevre mücadeleleriyle iptal edildi.
Vadide yeni bir HES projesi için ÇED süreci başlatıldı. 14 bin metrekarelik ormanlık alan içerisine yapılması planlanan proje için halkın görüşüne başvurulacak. Bugüne kadar verdikleri çevre ve hukuk mücadelesi ile vadilerini koruduklarını vurgulayan doğa savunucuları ve yöre halkı, HES yapımına karşı olduklarını aktardı.
Mücadele edeceğim
Bölgede ‘Derelerin anası’ olarak tanınan doğa aşığı Melahat Alişan ise gününü vadide ve dere kenarında nöbet tutarak geçiriyor. Derelere sevdalı olduğunu ifade eden Alişan, “Bu derelere aşırı bir sevdam var. Bu dere ile yattım bu dere ile kalktım. Gençliğim bu derelerde geçti. Bu dereleri korumak için mücadele edeceğim. Bu derelere Almanya’dan, İstanbul’dan, Ankara’dan yazın insanlar gelerek doluşuyorlar, parasız yüzüyorlar. Bu derelere iyi bakalım, yazıktır” dedi.

Doğaya ihtiyacımız var
Fındıklı Derelerini Koruma Platformu Sözcüsü Hüseyin Acar da, yöre halkının 13 yıldır derelerini HES’lere karşı koruduğunu kaydederek, “HES projeleri dereleri kurutarak doğal yaşama zarar veriyor. Atalarımız buraların değerini bilmiş, bize emanet etmişler. Biz de ihanet etmemek, yaşam alanlarımızı korumak için HES, maden, ıslah, duvar hiçbir şeyin bozulmasını istemiyoruz” ifadelerinde bulundu.
İlçede 13 yılda yapılmak istenen 24 ayrı HES projesine karşı mücadele yürüttüklerini anlatan Acar, “Bu su bizim yaşam kaynağımızdır. Bu sudan tarım, hayvancılık, herkes yararlanıyor. Çay üretenler bu suyu kullanıyor, insanlar derede yüzüyor. Suyumuzu bizden almasınlar. Biz kimseden bir şey istemiyoruz, kimsenin malında, servetinde gözümüz yok. Canlılar, doğa, insanlar burada. Doğayı talan edince olan felaketleri görüyoruz. Doğa, iklim, su, hayat bozuldu” diye konuştu.
Seniye Özkaya da, “Doğamın bozulmaması için HES istemiyorum. Biz bu doğada yaşıyoruz, tarım ve hayvancılıkla uğraşıyoruz. Benim her şeyden önce nefes alabilmem için bu doğaya, suya ihtiyacım var” ifadelerini kullandı.


