Bu kez adliyeye eylem için geldiler
KCK soruşturması kapsamında 22 Kasım 2011'de yapılan operasyonun ardından 36'sı Abdullah Öcalan'ın avukatı, biri gazeteci...
KCK soruşturması kapsamında 22 Kasım 2011'de yapılan operasyonun ardından 36'sı Abdullah Öcalan'ın avukatı, biri gazeteci 37 kişi tutuklu olmak üzere 50 kişinin yargılandığı davanın ilk duruşması Çağlayan'daki İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlamadan gerginlik başladı. Tutuklu avukatlar duruşma salonuna alındıktan sonra içeri girmek isteyen yüzlerce avukat, yer sıkıntısı olduğu gerekçesiyle içeri alınmayınca gerilim tırmandı.
SAVUNMAYA ÖZGÜRLÜK İÇİN BULUŞTULAR
Adliye içerisinde ve dışında polis tarafından olağanüstü önlemler alınırken, duruşma salonuna gidilen koridorda iki yerde turnikelerin kurulduğu görüldü. İstanbul Adliyesi önüne Berlin Barosu ve Fransa Baro Heyeti'nin de aralarında bulunduğu 27 farklı ülkeden avukat destek amacı ile gelirken, yurt genelinden de çok sayıda il barosundan avukat geldi. Yüzlerce avukat, adliye önünde "Savunmaya Özgürlük" pankartı açtı.
'SİYASİ EMİR İLE GELEN UCUBE DAVA'
Burada avukatlar adına açıklama yapan Savunmaya Özgürlük Platformu'ndan Avukat Ercan Kanar, "Avukat arkadaşlarımız yazılı hukuk kuralları çiğnenerek, siyasi iktidarın emri ile tutuklandılar" dedi. Kanar, davanın "ucube" olduğunu ifade ederek, "Gerçek yargılayanlar bizler olacağız. Bu yalnızca savunma mesleğine değil, halkların barış ve eşitlik haklarına da saldırıdır" dedi. Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ise, yaşanan hukuksuzluklar nedeni ile mahkemenin yok hükmünde olduğunu belirterek, "Meslektaşlarımız burada siyasi iktidarın Kürt siyasi hareketi ile yaptığı müzakereler nedeni ile rehindir" dedi. Kozağaçlı, "Yukarda rehin pazarlığı yapıp arkadaşlarımızı alıp gideceğiz" diye konuştu.
'SAVUNMA OLMADAN DEMOKRASİ OLMAZ'
Çeşitli illerden gelen baro temsilcileri de davanın takipçisi olduklarını vurgulayarak, savunma hakkının önemine işaret etti. Baro temsilcileri davanın siyasi olduğuna dikkat çekti. Mahkemeyi izlemeye gelenler arasında İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Sınır Tanımayan Avukatlar ve Almanya, Belçika, Hollanda İsviçre gibi çeşitli ülkelerden avukatlar da yer alıyor. Paris'ten 45 bin avukatı temsilen ise Paris Barolar Birliği'nden Marie Alix, Canı Bernard, Alexandre Couyomdjian davayı izlemeye geldi. Paris Barolar Birliği üyesi avukatlar yaptıkları açıklamada, "Demokrasi olmadan savunma, savunma olmadan demokrasi olmaz" değerlendirmesinde bulundu. Londra'dan ise Avukat Margeret Owen ve Ali Has gözlemci olarak davayı izlemeyi gelenler arasında. DİHA
İlk duruşmada ne oldu?
Çağlayan’daki duruşma gergin başladı. Duruşmada salonun küçük olması nedeniyle izleyicilerin çoğu içeriye giremedi. Bunun üzerine salondaki avukatlarla güvenlik görevlileri arasında tartışma yaşandı. Avukatların, “Daha büyük salon ayarlasaydınız” tepkisi üzerine Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, “Daha büyük salon yok. Burada duruşma yapmaya bizim de gönlümüz razı değil” yanıtını verdi. Sanık kimliklerinin tespiti ile başlayan duruşmada avukatlar, Kürtçe “Ez li vir im (buradayım)” dedi.
Dava avukatlarının kimlik tespiti yapıldığı sırada, avukatlar, duruşma salonunda bulunan jandarmaların dışarı çıkarılmasını istedi. Avukat Filiz Kerestecioğlu "Meslektaşlarımızın yargılanmasından dolayı utanç duyuyoruz" derken, yurt dışından gelen avukatlar mahkemeye kendilerini tanıttıkları sırada mahkeme başkanı, “Bizim avukatlar bitti de sıra onlara mı geldi” diye tepki gösterdi.
Tüm müvekkiller adına söz alan Doğan Erbaş ise davanın hukuka aykırı olduğunu belirterek, “Nereden bakarsanız bakın hukukun yerle bir edildiği bir tiyatro burası” dedi. Erbaş "Burada yargılama konusu örgüt üyeliği değil, Kürtlerin kendi kimliği ile yaşaması yargılanıyor” diye konuştu. “İlk günden son güne kadar Öcalan ile olan tüm görüşmeler devletin kontrolü altında gerçekleşmiştir” diyen Erbaş "İmralı’da yetkili devlet makamlarının dahi keyfi uygulaması söz konusu olamaz. Tüm görüşmelerimiz kayıt altına alınmıştır. Görüşmeye gitmemiz örgütsel saikle yapılmamıştır. Bu davayla savunma hakkı yok edilmek isteniyor” dedi. Elçin Yıldıral
Davada tutuklu yargılananlar
Dava kapsamında avukatlar; M. Nuri Deniz, Mahmut Alınak, Veysel Vesek, Şaziye Önder, Davut Uzunköprü, Doğan Erbaş, Cemo Tüysüz, Cemal Demir, M. Sabır Taş, Yaşar Kaya, Emran Emekçi, Hatice Korkut, İbrahim Bilmez, Ömer Güneş, F. Özgür Erol, Cengiz Çiçek, M. Sani Kızılkaya, Mustafa Eraslan, Asya Ülker, Mehdi Öztüzün, M. Deniz Büyük, Aydın Oruç, Mehmet Ayata, Osman Çelik, Serkan Akbaş, Muharrem Şahin, Mehmet Bayraktar, Mizgin Irgat, Mensur Işık, Şakir Demir, Hakzan Sadak, Sabahattin Kaya, Bedri Kuran, Servet Demir, Hüseyin Çalışçı, Fuat Coşacak ve gazeteci Cengiz Kapmaz tutuklu olarak yargılanıyor.
KİM NE DEDİ?
Bu kadar avukatın bir örgüt suçlamasıyla yargılanması Türkiye tarihinde bir ilk olduğu için özel bir anlama sahip. KCK davasını eleştirmekten kaçınan hukukçular bile avukatlara dair yapılan yargılamayı 'savunma hakkının gaspı' olarak görüyor.


