Google Play Store
App Store
Bu koşullarda sınav yapılmaz

Mustafa M. BİLDİRCİN

COVID-19 nedeniyle hayata geçirilen uzaktan eğitim modeli ülkedeki fırsat eşitsizliğini daha da görünür kılarken eğitimde yeni bir tartışma başladı. Önümüzdeki yıl LGS’ye girecek sekizinci sınıf öğrencileri ile YKS’ye girecek 12’nci sınıf öğrencileri, “Yüz yüze eğitim istiyoruz” dedi.

2021’de merkezi sınavlara girecek öğrencilerin sosyal medyada başlattığı kampanya kısa sürede, öne çıkan gündem başlıklarının arasına girdi. Kampanyaya katılan öğrenciler, yüz yüze eğitim isteyen ve istemeyen öğrenciler olarak ikiye bölündü. Yüz yüze eğitim isteyen öğrencilerin gerekçesi, “Uzaktan eğitimle sınava hazırlanamıyoruz” olurken salgını tehdit olarak gören öğrenciler yüz yüze eğitim istemediğini belirtti. Eğitimciler ise her iki durumda da fırsat eşitsizliğinin etkili olacağını bildirerek, yeni bir formül üretilmesi gerektiğini söyledi.

‘SINAVDA ISRAR EDİLMEMELİ’

Sınavın salgın koşullarında yapılmasının doğru olmayacağının altını çizen Eğitim Sen Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Bozdoğan, “MEB, YKS ve LGS’yi 2021 yılında yapmama kararı alarak, pandemiye özgü farklı bir uygulamaya gitmeli” dedi. Salgın koşullarında yapılacak bir sınavın, “salgını inkar etmek” anlamına geleceğinin altını çizen Bozdoğan, “Bu koşullarda asıl olan salgınla mücadele etmek olmalı” diye konuştu.

‘EŞİTSİZLİK DOĞURUR’

Öğrencilerin, “Yüz yüze eğitim istiyoruz” kampanyasının niyetinden bağımsız olarak yoksul öğrencileri yok sayan uygulamaları doğuracağına dikkat çeken Bozdoğan, şunları söyledi: “Sekiz ve 12’nci sınıf öğrencileri için yüz yüze eğitime geçilirse devlet ve özel okullardaki öğrencilerin eşit sürede yüz yüze eğitim alma şansı olmayacaktır. Devlet okullarındaki öğrenciler haftada iki gün ders alırken özel okullardaki öğrenciler farklı uygulamalar ile haftanın beş günü ders alabilecektir. Bu da kampanyanın ruhuna aykırı şekilde eşitsiz sonuçlar doğuracaktır. LGS bu koşullarda yapılmamalı, tüm öğrencilerin istediği okul türünde eğitim alması için çalışılmalıdır. YKS için ise farklı bir model düşünülmelidir.”