Bu rejimde kadının payına düşen işsizlik

BirGün Kadın Kolektifi
Çarşamba günü yayınlanan TÜİK İşgücü İstatistikleri artan işsizliğin boyutu gözler önüne sererken kadınlar açısından korkutucu bir tabloya işaret etti. Kadınların son 6 ayda hem istihdamdan hem iş gücünden çekilişi dikkat çekti. Çalışan kadınların ise birçoğu güvencesiz işlere mahkum edildi. İktidarın kadını sadece aile içinde tanımlayan politikaları krizle birleşince ülkede kadınların payına düşen işsizlik ve güvencesizlik oldu.
TÜİK’e göre haziran ayı itibariyle her 100 kadından 41’i işsiz. Mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsizlik oranı, kadınlar arasında 2025’in ilk altı ayında sürekli artarak Ocak ayına göre yüzde 3,8 puan yükseldi ve Haziran ayında yüzde 41,2’ye ulaştı. Erkeklerde ise Haziran ayında geniş tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 27,8’e çıktı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in bakanlık koltuğuna oturmasının ardından bu yana kadın işsizliği 10,3 puan, erkek işsizliği ise 10,1 puan arttı.
1 AYDA 39 BİN KADIN
Sadece bir ayda 39 bin kadın istihdamdan çekildi, bunların 30 bini 15-24 yaş arasındaki genç kadınlar. 2025’in ilk altı ayında ise kadın istihdamı 71 bin kişi azaldı. 2025 yılı Haziran ayında istihdamda olan kadın sayısı, erkeklerin neredeyse yarısı; 10 milyon 710 bin kadın istihdamdayken erkeklerde bu sayı 21 milyon 742 bin. 15-24 yaş arasındaki 30 bin genç kadın 1 ayda istihdamdan çekildi. 2025’in ilk 6 ayında ise 55 bin genç kadın istihdamdan çekildi.
Kadınlarda iş gücüne dahil olmayanların sayısı 21 milyon 455 kişi ile erkeklerin 2,27 katına ulaştı. Sadece bir ayda 128 bin kadın daha iş gücünün dışında kaldı; 2025’in ilk altı ayında ise bu sayı kadınlarda 278 bin kişi arttı.

ÇALIŞMA SAATİ DÜŞTÜ
Kadınların ortalama haftalık fiili çalışma süresi Mayıs ayından Haziran ayına azaldı; 38,6 saatten 37,6 saate düştü. 2025 yılının ilk çeyreğinde kadınların ortalama fiili haftalık çalışma süresi 39,8 saatti. Türkiye'de tam zamanlı istihdam haftalık 45 saat olarak kabul edilirken, kadınların bu eşiğin altında kalması, onların daha esnek ve güvencesiz istihdam biçimlerine yönlendirildiğini ya da yönelmek zorunda kaldığını ortaya koyuyor.


