birgün

12° PARÇALI BULUTLU

Bu zehrin etkisi yıllarca sürer

Giresun’da bulunan maden ocağındaki çökme sonucu kimyasal atıkların toprak ve suya karışmasına karşı uzmanlar uyarıyor: “Kirlilik büyük bir alana yayıldı ve uzun yıllar sürecek. Tarım yapmak mümkün değil”

ÇEVRE 09.12.2021 10:27
Bu zehrin etkisi yıllarca sürer
Abone Ol google-news

Gökay BAŞCAN

Giresun'a bağlı Şebinkarahisar ilçesinde Nesko Madencilik A.Ş. tarafından işletilen maden ocağında kimyasal atıklarının depolandığı tesislerde meydana gelen patlamaya karşı tepkiler sürüyor. Türk Mühendis ve Mimarlar Birliği’ne (TMMOB) bağlı odaların başkanları, patlamayla birlikte su ve toprağa karışan kimyasal atıkların bölgede büyük tehlikelere yol açacağını belirtti.

Yaşanan olayın ardından şirkete 13 milyon TL para cezası ve işletmeyi kapatma cezası verildi.

Çökmenin ardından kimyasallar Darabul Deresi ile taşınarak Kılıçkaya Barajı'na ulaştı. Valilik tarafından hazırlanan raporda 4 bin 500 tondan fazla kimyasal atığın çevreye yayıldığı belirlendi.

ENVANTER ÇIKARILMALI

Birçok kimyasal atığın toprak ve suya karıştığına dikkat çeken Kimya Mühendisleri Odası (KMO) Başkanı Ali Uğur, “Atık deposunda ağır metaller, silikat, silis, cinkosulfat, polielektrolit, Aeroflat 242, metil-butil karbinol, sülfürik asit, kostik bulunuyordu. Tehlikeli kimyasalların içme suyuna karışması sonucu içme suyunun kalitesinde muhakkak bir kirlilik ortaya çıktı. Bu kirliliği ve tehlikenin boyutunu anlamak için incelemeler yapmak gerekiyor. Ancak bu ağır metallerin kanserojen etkisi var” dedi.

Denetimsizliğe ve atık depolarında bulunan kimyasalların envanterinin açıklanmadığına dikkat çeken Uğur, “Bakanlık aldığı numunelerin sonuçlarını kamuoyuyla açıklamalı. Madencilik faaliyetlerine ilişkin denetimler artırılmalı. Denetlemek de yeterli değil, madencilik yasasının da tekrardan gözden geçirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

TARIM YAPILAMAZ

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Başkanı Baki Suiçmez ise kısa vadede bölgede tarım yapılamayacağına dikkat çekti. Suiçmez, “Atık havuzu ile Kılıçkaya barajı arasında derenin etrafındaki tarım alanları tamamen çamurla örtülmüş durumda. O çamur kaldırılsa bile onun etkilerinin uzun yıllar alacağını düşünerek ilk yıllarda doğrudan tarım yapmak zor gözüküyor. Uzun vadede ise çıkan sonuçlara göre bölgedeki toprağın ve suyun ne kadar kirlendiğini görerek bir yol haritası çizmemiz gerekiyor” dedi.

ÇED süreçlerinin düzgün işletilmediğine dikkat çeken Suiçmez, “ÇED gerekli değildir kararlarıyla böylesine tehlikeli bir çalışma alanınıza izin verilmesi kabul edilemez. 2018'de de yine bir sızıntı nedeniyle toplu balık ölümlerinin olduğu bir madenin denetlenmemesi kabul edilemez” diye konuştu.

Kimyasal tehlikeli atıkların 5 kilometrelik bir alanı doğrudan etkilediğini belirten Suiçmez, “Atıklar Kılıçkaya barajına kadar ulaştı. Tarım alanlarında üretim yapmak mümkün değil. Gözle görülen etkilerin dışında bu tür ağır metallerin etkileri uzun yıllar sonra ortaya çıkıyor. Dolayısıyla bizim bugün ortaya çıkan olumsuz etkiler dışında uzun yıllarda ortaya çıkabilecek sonuçları da göz önüne alarak sağlıklı bir değerlendirme yapmamız gerekiyor.

TEHLİKE SÜRECEK

Flastosyon tesislerinde cevheri ayırmak için kimyasallar kullanıldığını ve ortaya çıkan kimyasal atıkların havuzlarda depolandığını hatırlatan Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı (JMO) Hüseyin Alan, ‘asit kaya drenajı’na dikkat çekti. Ağır kimyasalların oksijen ve hidrojenle temasının ardından asit kaya drenajına neden olacağını ve böylece sülfürikasit meydana geleceğini belirten Alan, “Asit kaya drenajı ile yüzey, yeraltı suyu ile toprağımızın kirletilmesi on yıllar boyunca devam edecektir. Bunu daha önce Balıkesir-Balya, Çanakkale-Çan Kömür İşletmeleri veya Kıbrıs-Lefke’de yaşadık. O bölgelerde sülfürik asit oluşumu devam ediyor” dedi.

FELAKETLER KAPIDA

Besin zinciriyle yıllarca insanları zehirlemeye devam edeceğini belirten Alan, son olarak fay hatlarına dikkat çekti: 500’ün üzerinde aktif faylarla her an 7 ve üstü büyüklükte depremlerle karşı karşıya olan ülkemizde, çok sayıda atık barajının, sanayi bölgesi veya tesisinin aktif fay zonları üstüne yeterli jeolojik-jeoteknik araştırmalar yapılmadan oturtulduğu düşünüldüğünde büyük çevre felaketlerinin kapımızda olduğu unutulmamalıdır.”

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol