birgün

17° HAFİF YAĞMUR

SİYASET 23.02.2021 13:09

Buldan: Çözüm sürecinde bizlere neler vaat edildiğini zamanı geldiğinde açıklayacağız

Halkların Demokratik Partisi Eş Başkanı Pervin Buldan partisinin grup toplantısında Soylu'nun iddialarına yanıt verdi. Buldan, "Fotoğrafları gösteren bakan. Gaye nedir? Erdoğan'ın koltuğuna açıkça göz dikme meselesidir" dedi. Buldan ayrıca, "Çözüm sürecinde bizlere, partimize, heyetimize neler vaat edildiğini, hangi sözler verildi, çözüm süreci başarıya ulaşırsa nelerin yapılacağına dair bizlere vaat edilenleri yeri ve zamanı geldiğinde açıklamazsak namerdiz" ifadelerini kullandı.

Buldan: Çözüm sürecinde bizlere neler vaat edildiğini zamanı geldiğinde açıklayacağız

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, grup toplantısında açıklamalarda bulundu. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun iddialarına yanıt veren Buldan, "Kandil fotoğrafları PKK’den silahları bırakacaklarına dair mektupları aldığımız ziyaretlere aittir. Senin genel başkanın Erdoğan da heyecanla bu mektubu bekliyordu" dedi.

Buldan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

►AKP iktidarı Gare'de yaptıklarından da yapmadıklarından da sorumludur.

►Kamuoyunun, HDP'nin ve muhalefetin insanların geçmişte olduğu gibi neden kurtarılmasına dair adım atılmadığı sorusuna iktidar yanıt vermelidir.

►İktidar Gare konusunda çok açık suçludur.

►Amaçları Gare'de o insanları kurtarmak değildi. Operasyon değil başka bir yol mutlaka seçilmeliydi.

►2015'te benim de içerisinde yer aldığım Lice'de 3 uzman çavuş bizim girişimlerimiz sonucu kurtarıldı. O insanlar daha sonra bize ulaşarak teşekkür etti.

►13 insanın getirilmesi için parti olarak hükümete defalarca çağrılar yapıp girişimlerde bulunduk, dikkate almadılar.

►Gare'ye kendi iktidarlarını kurtarmak için gittiler. Gare'den siyasi bir zaferle ve müjdeyle dönmeyi umuyorlardı. 13 insanı siyasi amaçlarına feda ettiler.

►HDP kapatılsın korosu her gün gürültü çıkarmaya, Kürt düşmanlığı yaymaya devam ediyor. Varlıklarını HDP'nin yokluğuna bağlamış durumdalar.

►Gezdiği çukur kanallarında yalan rüzgarları estiren bir fotoğraf bakanı var.

►Bir vekil arkadaşımıza açıkça iftira atmaktan geri durmuyorlar. Güya HDP'li bir kadın vekil oraya gitmiş oradan talimat almış gerçekten pes doğrusu. Bizim milletvekilimiz Gare'ye gitmemiş, Gare'de bulunmamıştır.

►Bizim vekillerimizin o bölgede gidecekleri tek bir yer vardır Barzani ile görüşme yapmak üzere Erbil'dir. Vekillerimiz Erbil'e zaman zaman giderler.

►Bu telaş, kendi suçlarını örtbas etme telaşıdır.

►Bize yönelik iftiralar cemaat döneminin iftiralarıdır. Bunlar cemaatteki abilerinden çok şey öğrenmişler.

►Bunların bir fotoğrafçı bakanları var; çözüm sürecindeki fotoğraflarımız üzerinden algı yaratma telaşında. Bu bakan, Erdoğan’ın koltuğuna açıkça göz dikmiş durumda. Kendi içinizdeki koltuk kavgasını açık yapın!

►Savaşınızı HDP üzerinden yürütmeyin. HDP buna izin vermez.

►Bir defasında Kandil’de görüşme gerçekleştirirken üzerimizde iki İHA dolaşıyordu. Ankara’ya döndüğümüzde sorduk “Sizin güvenliğiniz için uçuyorlardı” dediler. Kandil görüşmelerini devletin güvenlik amaçlı uçurduğu İHA’ların altında gerçekleştirdik. Kayıtlarda mevcuttur.

►Soylu efendi bak iyi dinle! Sana televizyonlarda gösterdiğin fotoğrafın hikâyesini de anlatayım. Kandil fotoğrafları PKK’den silahları bırakacaklarına dair mektupları aldığımız ziyaretlere aittir. Senin genel başkanın Erdoğan da heyecanla bu mektubu bekliyordu.

►Biz çözüm çözüm sürecini 3 ayak üzerinden yürüttük. Birinci ayak İmralı'ydı, ikinci ayak Kandil'di, üçüncü ayak hükümet ve devlet kanalıydı. İmralı ziyaretetinden sonra yine devletin ve hükümetin onayıyla Kandil'e gidiyorduk.

►İmralı'da bu fotoğrafı kim çekti? Çekilen fotoğrafı kim bize verdi? Dolmabahçe mutabakatı fotoğrafı. Bunu da biz çekmedik. Her üç fotoğrafın da kimler tarafından çekildiği açık ve net olarak ortadadır.

►Görüşmenin sonucu devlet ve hükümete aktarıyorduk. Devlet heyeti ise bu bilgileri biz İmralı’ya gitmeden önce kendisi gidiyor, bu bilgileri götürüyor, Sayın Öcalan’la görüşmeleri gerçekleştiriyor, arkasından bizi İmralı’ya gönderiyordu.

►Sonra çözüm heyeti İmralı’ya gidiyordu, sayın Öcalan devlet heyetiyle görüşmenin çerçevesini bize aktarıyor, devlet heyetiyle görüşme yaptıktan sonra devletin bilgisi ve onayı dahilinde oradaki PKK yetkililerine anlatıyorduk.

►Bir defasında Kandil’e görüşme gerçekleştirdiğimiz sırada yukarıda 2 İHA tepemizde dolaşıyordu. Bir hareket gördüğü anda bulunduğu yeri bombalar. Ağaçların altına girdik, daha sonra toplantımızı gerçekleştirdik. Ankara’da devlet ve hükümet yetkilileri ile görüşme gerçekleştirdik. Üzerimizden İHA’lar geçti dedik, sizin güvenliğiniz için oradaydı dediler.

►Bütün bunlar devletin kayıtlarında mevcuttur. Her yaptığımız görüşmeler kayıtlarda mevcuttur. Ben ne bir fazlasını ne bir eksiğini anlatmıyorum. "Soylu efendi iyi dinlesin bunları. Kandil fotoğrafları PKK’den silahları bırakacaklarına dair mektupları aldığımız ziyaretler aittir.

►Çözüm sürecinde bizlere, partimize, heyetimize neler vaat edildiğini, hangi sözler verildi, çözüm süreci başarıya ulaşırsa nelerin yapılacağına dair bizlere vaat edilenleri yeri ve zamanı geldiğinde açıklamazsak namerdiz.

►Ne yaparlarsa yapsınlar HDP’ye ne kadar saldırırlarsa saldırsınlar suçlarının üzerini asla örtemeyecekler. Bize attıkları çamur onların elinde kalmaya devam eder. Gergerlioğlu’na haksız ve hukuksuz verilen cezayı AKP’nin Yargıtay’daki ilgili dairesi jet hızında onayladı. Neden onayladığını biliyoruz.Saraydan talimat aldılar. Gare’nin intikamını HDP’den alma gibi yeni bir yol koydular önlerine.

►HDP’ye saldırdıkça kaybettiklerinin farkında değiller. Elinizden geleni ardınıza koymayın. Ömer Faruk Gergerlioğlu Türkiye toplumunun vicdanı, sesi, kulağıdır. Gergerlioğlu’nun yaptığının zerresini siz yapmadınız.

►HDP'den size zafer çıkmaz. Çünkü HDP kendi zaferlerini yazar. Celladın suratına hakikati haykırmaya devam edeceğiz. Önünüzde diz çöken bir HDP'liyi asla göremeyeceksiniz. Gergerlioğlu insan haklarının hafızasıdır. "

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol