birgün

33° AÇIK

EĞİTİM 19.06.2021 18:19

BULKEP, eğitimde yaşanan sorunları ve çözüm önerilerini paylaştı

Bursa Laik ve Kamusal Egitim Platformu (BULKEP) 2020-2021 eğitim öğretim yılını değerlendirdi. Yapılan açıklamalarda pandemi döneminde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri paylaşıldı.

BULKEP, eğitimde yaşanan sorunları ve çözüm önerilerini paylaştı

Bursa Laik ve Kamusal Egitim Platformu (BULKEP) 2020-2021 eğitim öğretim yılını değerlendirdi.

Öğretmen, öğrenci ile veli temsilcileri, yaptığı değerlendirmelerle özellikle pandemi döneminde yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerini paylaştı. Yapılan açıklamalarda bilimsel, laik, çağdaş, parasız, nitelikli eğitim vurgusu yapıldı.

Öğrenciler, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Geçen sene Mart ayında tüm dünyaya korku salan bir virüsün ülkemize de girdiği dönemlerde alınan ilk önlemlerden birisi de okullarımızın kapanması olmuştu. Aslında ilk başta pek çoğumuz buna tatil gözüyle bakmış hatta sevinmiştik bile. Çünkü hiç birimiz bunun bu kadar uzun süreceğini tahmin etmemiş, kısa süre devletimizin bir şekilde gereken önlemleri alıp, bizlere okullarımızı yeniden açacağını sanıyorduk.

Zaman geçtikçe ise bu virüsün ne kadar tehlikeli olduğunu anlamaya başlamış, biz de korkmaya başlamıştık. Bu arada bize başka yasaklar da geldi ve artık evden de çıkamaz olmuştuk. Biz evden çıkamıyorduk ama büyüklerimiz işlerine gitmeye devam ediyordu. Bunu biraz anlamakta zorluk çekiyor, kendimizi suçluyorduk virüsü biz mi yayıyoruz diye. Eğitim de televizyonlardan ve internet aracılığıyla uzaktan adı verilen biçimle yürütülmeye başlandı.Öğretmenlerimizi ekranda görmeye bir türlü alışamamıştık. Dikkatimizi toplayamıyor, derslerimizi anlayamıyorduk. Özellikle yaşı küçük arkadaşlarımız çok zorlanıyordu. Bir süre sonra bu eğitime pek çoğumuzun imkansızlıklar yüzünden ulaşamadığını da farkettik. İnterneti, bunun için gerekli bilgisayar, tablet gibi teknolojik araçlara sahip olmayan milyonlarca arkadaşımız olduğunu biliyor, evlerinde televizyonu bile olmayan arkadaşlara üzülüyorduk. Bu arada ulaşanlarımızın önemli bir kısmının da büyüklerimizin cep telefonundan takip etmeye çalıştığını söylemem gerekiyor. Sonra devletimiz okullar kapalıyken AVM’leri açınca ümitlendik. Ama okullar açılmadı. Anlayamadık. Nasıl olurdu? AVM’lerin açık olması okulların açık olmasından daha önemliymiş. Bu güç koşullarda geçen yıl ikinci dönemi tamamladık.

Bizler, gençler ve çocuklar olarak pandemi döneminde, ülkemizde en çok mağdur edilen kesim olduğumuzu düşünüyoruz. Aramızdaki eşitsizlikler daha da derinleşti, erişkin hayatımız boyunca eksikliğini hissedeceğimiz telafisi olmayan kayıplar yaşadık, hem fiziksel hem ruhsal sorunlar yaşadık. Birçoğumuz ekran bağımlısı haline geldi. Ama en önemlisi de pek çok arkadaşımız eğitim hayatlarından, okullarından dönmemek üzere koptular. Artık bu acıları bir daha yaşamak istemiyoruz. Her çocuğun eşit, parasız, nitelikli, bilimsel ve laik eğitim hakkının olduğunu düşünüyoruz. Bize bunu verecek bir ülke istiyor, büyüklerimizin de bunun için mücadele etmesi gerektiğini söylüyoruz."

"KENDİMİZİ ÇARESİZ HİSSETTİK"

Veliler ise şunları ifade etti:

"2020-2021 eğitim-öğretim yılı 18 Haziran'da verilen e-karnelerle sona erdi. 2019-2020 eğitim yılının 2. döneminde olduğu gibi bu yılı da çok ciddi sorunlar yaşayarak geçirdik. Bu süreç tüm eğitim bileşenleri açısından sıkıntılı olmakla birlikte veliler açısından da çok zorlu geçti. Veliler olarak salgın dönemini çocuklarımızın umutlarını ve geleceğini kaybetme korkusuyla geçirdik. Öğrenciler eğitim kurumlarından uzak kaldı. Milyonlarca çocuk ise uzaktan eğitime bile ulaşamadı.

Veliler olarak bir yandan salgının getirdiği ekonomik sosyal sorunlarla mücadele ederken bir yandan da çocuklarının eğitim sorunlarıyla mücadele etmeye çalıştık. Pek çok kez çocuklarımızın ve kendi sağlığımızı koruma ile eğitimlerini sürdürme ikilemi arasında kendimizi çaresiz hissettik.

Çalışmak zorunda kalan veliler çocuklarını evde yanlız bırakmak zorunda kaldılar. Aile büyüklerinin desteğini alanlarda başta sağlık gibi birtakım sıkıntılar yaşadılar. Pek çok çocuk da başka seçenek olmadığı için salgın koşullarında açık tutulan cemaat ve tarikatların kurs merkezlerine mahküm kaldılar. Sadece salgın değil, ekonomik krizin derinleşmesi, işsizlik nedeniyle de çocuk işçiliği arttı. Ne yazık ki bir kısım çocuğumuz çocuk işçi, çocuk gelin olarak eğitim süreçlerinden koptular.

Biz veliler olarak bilimsel, laik, çağdaş, parasız, nitelikli ve örgün eğitim istiyoruz. Çocuklarımızın yaşamlarından bir buçuk yıl çalarak, okullarından ve arkadaşlarından mahrum bırakarak onları yalnızlığa ve mutsuzluğa sürüklemek istediler. Biz veliler çocuklarımız için örgütlenmeye devam edeceğiz, bu gerici, sermayeci kadrolarla mücadele edeceğiz. Aynı hedeflerle mücadele eden tüm kurumlarla ortak platformlarda bir araya geleceğiz. İşçi çocuk, çocuk gelin değil, mutlu ve gelecekten umutlu çocuklar yetiştireceğiz."

"ÖĞRETMENLER YALNIZ BIRAKILDI"

Öğretmenlerin değerlendirmeri de şu şekilde:

"İktidar, Covid 19 vakasının görüldüğü ilk günden itibaren okulları sağlıklı koşullarda açamadığı gibi öğretmenlerin aşılanmasında da başarısız olmuştur. Ve bunun sonucunda en az 200 öğretmenimiz yaşamını yitirmiştir. Akşamdan sabaha alınan kararlarla, canları pahasına, yaşamlarını hiçe sayılarak, eğitim öğretim aksamasın diye öğrencilerine koşan öğretmenlerimiz büyük bir özveri göstererek üç eğitim öğretim dönemini başarıyla tamamladı.

Bu süreçte hayatını kaybeden öğretmenlerimizin adı bile anılmadı. Kronik rahatsızlığı olan idari izindeki arkadaşlarımızın ek ders ücreti kesildi. Evini dersliğe, sınıfa çeviren akşam ya da hafta sonu demeden mesai saati mefhumu gözetmeden salgınla mücadelede en ön saflarda yer alan eğitim çalışanlarının hakları korunmadı.

Uzaktan eğitimin alt yapısını sağlamak için tablet, bilgisayar gibi teknolojik cihazlar konusunda tek bir destek yapılmadığı gibi eğitim emekçileri bu süreçte büyük kayıplar yaşadı. Öğretmenler bu süreçte tamamen yalnız bırakıldı.

Salgın sürecinde çocuklarımız arasındaki eşitsizlik daha da artmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı’nın aldığı tedbirler maalesef sorunlara çözüm olamamıştır. 2020-2021 Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıklamasına göre açık ortaokul-liseler ve özel okullar haricinde resmi okullarda eğitim gören 2 milyon 339 bin öğrenci EBA’ya erişemedi. Son 1,5 yıldır yüz yüze eğitim neredeyse hiç yapılamadı. İhtiyaç sahibi 2 milyon öğrenciden sadece 664 binine tablet dağıtılabildi. Görüldüğü gibi, öğrencilerin tablet, internet gibi ihtiyaçları bile tam anlamıyla karşılanamamıştır. Veliler ve öğrenciler sorunlarla baş başa bırakılmıştır. Maddi imkanları iyi olan aileler kendi çözümlerini bulmaya çalışmışlardır. Uzaktan öğretim için gerekli olan tüm materyalleri çocuklarına sağlamış, ayrıca Matematik, Türkçe, Fen Bilimleri, Yabancı Dil, Müzik gibi derslerden özel dersler alarak çocuklarının açığını kapatmışlardır. Bu grupta bulunan çocukların öğrenme kayıpları yok denecek kadar az gerçekleşmiştir. Ayrıca çocuklarının sosyalleşmesi için de bazı oyun grupları oluşturarak hasarın en aza indirilmesini sağlamışlardır.

Öte yandan evini geçindirmekte, çocuklarının gıda ihtiyacını karşılamakta zorlanan aileler ise çocuklarının eğitim ihtiyacını karşılayamamışlardır. Tablet-bilgisayar alamamış, özel ders imkanı sağlayamamış, ek kaynak bulamamışlardır. Bu çocuklar ne EBA’dan faydalanabilmiş ne de uzaktan yapılan canlı derslere katılabilmişlerdir. Bunun yanı sıra, yüz yüze eğitim için gerekli olan derslikler yapılamamıştır. Öğretmen, temizlik görevlisi ve sağlık personeli ataması yapılmamış,

2021-2022 eğitim öğretim yılı için yeni bir öğretim programı hazırlanmalıdır. Öğrenme kayıplarının en aza indirilmesi için yeni bir program uygulanması gerekmektedir. Ancak MEB bunu yapabilecek donanıma sahip değildir."

ÖNERİLER

"Biz BULKEP olarak acilen önerilerin dikkate alınmasını talep ediyoruz:

>> MEB’e acilen ek kaynak aktarılmalıdır. Tüm okullar eşit statüde olmalıdır.

>> Hiçbir okul türüne ayrıcalık sağlanmamalıdır.

>> Öğrenci ve öğretmenlerin interneti ücretsiz sağlanmalıdır.

>> İhtiyaç sahibi öğrencilerin tablet, bilgisayar ya da televizyon ihtiyacı hızlıca karşılanmalıdır.

>> Öğretmenlerin tamamına diz üstü bilgisayar verilmelidir.

>> Yeni dersliklerin yapımına derhal başlanmalıdır.

>> Köy okulları açılmalı, taşımalı eğitimden vazgeçilmelidir.

>> Tüm okullara kadrolu temizlik görevlisi ve sağlık personeli ataması yapılmalıdır.

>> Okulların ihtiyaç duydukları temizlik malzemeleri eksiksiz ve ücretsiz karşılanmalıdır.

>> Öğretmenlere okul için alınaca elektronik üzürnlerde KDV indirimi uygulanmalı.

>> Kapatılan okullar derhal açılmalı.

>> Acilen en az 60 bin öğretmen ataması yapılmalı.

>> Okullara elini kolunu sallaya sallaya giren tarikat ve cemaatlerin uzantısı vakıf ve derneklerin protokolleri derhal iptal edilmeli."

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol