birgün

8° PARÇALI BULUTLU

BİRGÜN KİTAP 21.10.2021 10:18

Çağdaş dünyayı Sanayi Devrimi ile okumak

Çağdaş dünyayı Sanayi Devrimi ile okumak

Deniz POYRAZ

Son birkaç yüzyılda insanlık tarihinin en önemli gelişmesi kuşkusuz Sanayi Devrimi. Hâlâ daha çağdaş dünyamızı şekillendirmeye devam eden bu devrim, meta üretimi adına yeni düzenlemelere ve yöntemlere odaklanan bir atılım olmakla beraber; uygarlığın insana, topluma ve dünyaya bakışında kökten değişimler meydana getirdi. On Dokuzuncu ve Yirminci Yüzyıllarda dünya tarihine etki yapan en önemli kuvvet olan sanayileşme, kaçınılmaz biçimde Yirmi Birinci Yüzyıl’a da damgasını vuruyor.


Yazar, akademisyen Peter N. Stearns’ın uzun yıllara yayılan kapsamlı çalışması Dünya Tarihinde Sanayi Devrimi, Sanayi Devrimi’nin dünya tarihini nasıl şekillendirdiğini anlatıyor okuruna. Devrimin ortaya çıkış süreçleri, hazırlayıcı koşullar ve uluslararası etkileriyle beraber yeryüzünün geçirdiği bu benzersiz deneyime ışık tutuyor. Konu ile alakalı pek çok çalışmanın aksine, Stearns, çalışmasını kıta Avrupa’sıyla sınırlamıyor ve Rusya, Japonya, Çin, Hindistan ve Türkiye gibi ülkelerin geçirdikleri sosyo-ekonomik süreçlere de yakından bakıyor.

Devrim, bir küresel süreçti ve küresel ekonomik ilişkilerde meydana gelen değişimlerden kaynaklandı. Üç aşama halinde meydana gelen Devrim’in ilk dalgası, Britanya’da 1770’lerde oluşan gelişmelerle başlayarak Batı Avrupa’da ve o zamanlar yeni kurulmuş olan Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleşti. İkinci dalga, Rusya ve Japonya kıyılarında, Doğu ve Güney Avrupa’nın diğer kısımlarında ve Kanada ile Avustralya’da 1880’lerden itibaren ortaya çıktı. En son gelişme, 1960’larda Pasifik Kıyısı Ülkeleri ile yirmi yıl sonra Türkiye’de ve Hindistan’da, Brezilya’da ve Latin Amerika’nın diğer kısımlarında başladı. Stearns’ın çalışması, bütünüyle sanayileşmemiş toplumların da ekonomik ilişkilerinin ne şekilde dönüştüğünü, nereye evirildiğini izlememizi mümkün kılıyor.

Kitapta, sanayi devriminin ‘işçilik’ kavramını mutlak bir şekilde değiştirdiği üzerinde uzun uzun duruluyor. Yazar, Devrim’i hem sermaye hem emek cephesinden ayrı ayrı ve nesnel biçimde ele almaya gayret ediyor. Buna göre, işçiler ilk fabrikalarda çalışırken, yoğun ve amansız bir çalışma temposuyla tehlikeli makinelerin arasında çalışmaya başlıyorlar. Modern kapitalist toplum, iş yeriyle yatakhaneler arasında mekik dokuyan işçilerin alın teri üzerinde yükseliyor. Ayrıca, Sanayi Devrimi’nin ilk on yılından sonra, insanlık tarihinin belki de en çarpıcı çocuk işçi sömürüsü de ortaya çıkmış oluyor. Çocuklar tamamlayıcı işgücünü sağlayan bireyler olmaktan çıkıp adeta birer yük hayvanı olarak kullanılmaya başlanıyor. Kadınlarsa bir başka kategori… Evlilikleri için para biriktirmeye, iyi kötü bir hayat kurmaya çalışan veya kırsal kesimdeki ailesine biraz olsun para göndermeyi uman kadın işçiler, psikolojik veya fiziksel sayısız istismara maruz kalarak uzun çalışma saatlerine dayanmak zorunda bırakılıyorlar.

O yıllar tüm dünyanın atölyesi haline gelen Britanya’da Sanayi Devrimi, acımasızca çalıştırılan bu işçilerin sırtına binilerek yaratılmış diyebiliriz. Kumaş liflerinin tozu, kömür madenlerindeki kazalar ve işçilerin genellikle korunmasız biçimde ve hızlı hareket etmek zorunda bırakılmaları gibi nedenler yeni birçok fiziksel tehlikenin habercisi oluyor. Yine de çalışma hızlı ve kesintisiz olmalı; çünkü bir işçi durursa bütün bir makine kapanabilir. Buna rağmen korkunç şartlar altında çalışmaya zorlanan bu ‘yeni işçi sınıfının’ elinde, geçim parasının üzerinde çok az bir pay kalıyor. Hastalık, ekonomik durgunluk veya yaşlılık gibi çeşitli krizlerin aşırı sefalet getirme olasılığı var ve geleceğin, işçi sınıfına neler getireceğini henüz kimse kestirebilmiş değil, Marksistler dışında…

Neticede, Sanayi Devrimi’nin niçin ortaya çıktığı, neden On Sekizinci Yüzyıl’da ve Britanya’da meydana geldiği gibi temel soruların yanıtlanmasıyla ilerleyen metin; Sanayi Devrimi’nin Avrupa’yı ve sonra tüm dünyayı nasıl kuşattığına, küreselleşme mefhumuna ne tür katkılar sunduğuna dair ipuçları veriyor. ‘Sanayi sonrası’ diye adlandırılan toplumlara ve oluşan küresel dengeye başka bir gözle bakmamız adına ufuk açıcı yaklaşımlar getiriyor. Dünya Tarihinde Sanayi Devrimi, her türden okur için bir başucu kitabı. Nurdan Sosal’ın çevirisiyle, Say Yayınları’ndan… İyi okumalar.