birgün

17° AÇIK

ÇEVRE 20.01.2017 08:13

‘Can değil, rant derdine düşüldü’

İstanbul’da deprem riskinin fırsata çevrilerek, sadece ranta yönelik çalışmalar yapıldığını söyleyen İMO Yönetim Kurulu Başkanı Gökçe, Zeytinburnu ve Fatih’in yanı sıra Avcılar ve Küçükçekmece’deki riskli yapılara dikkat çekti

‘Can değil, rant derdine düşüldü’

BURCU CANSU / burcucansu@birgun.net
@burcu_cansu

İstanbul Zeytinburnu ve Fatih’te iki binanın yıkılmasının ardından gözler riskli yapılara çevrildi. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Gökçe, 1999 depreminin ardından İstanbul’daki yapı stoğunun ele alındığını ve kentsel dönüşüm, afetler, deprem tehlikesi karşısında risk oluşturan yapıların risklerinin giderilmesi ile ilgili çalışmalar da yürütüldüğünü belirterek, “Teorik düzeyde bunlar yapıldı, ancak pratikte sadece ranta yönelik çalışmalar yapıldı” dedi.

Gökçe, “İnsanların toplanabilecekleri boş alanlar ve çadır kurma yerleri tespit edildi, ama ne yazık ki bu boş alanlara AVM ve gökdelenler yapıldı” diye konuştu.

Riskli yapılar değil, tarihi yapılar yıkılıyor

2012 yılında çıkarılan Kentsel Dönüşüm Yasası’na da değinen Gökçe, şöyle konuştu: “Bu yasa ile daha çok rantı yüksek olan bölgelerde bir takım dönüşümler yapıldı. Yapılan çalışmalarda İstanbul’da 50 bin riskli yapının olduğu düşünüldü. Riskli olarak görülen bu yapıların yıkılması-yenilenmesi kapsamında bir çalışma yapılmadı. Kadıköy gibi parsel bazında rantı yüksek olan ve yıkılmasına gerek olmayan tarihi binalar yıkılıp yeniden yapılıyor. Gerçekten risk taşıyan Zeytinburnu, Avcılar, Küçükçekmece, Fatih gibi bölgelerde bulunan riskli yapılara yönelik hiçbir şey yapılmıyor. Dolayısıyla bu yapılar depremi bile beklemeden kendi kendine yıkılıyorlar.”

Yenileme ve güçlendirme yapılmalı

Gökçe, yapılması gerekenleri şu şekilde sıraladı: “İstanbul’da 1999’da var olan ve risk taşıyan yapı stoku bugün aynen duruyor. İstanbul bütünlüklü olarak masaya yatırılmalı ve en riskli bölgelerden başlamak koşuluyla 10-15 yılda var olan sorunlu yapı stoku sorunsuz hale getirilmelidir. Risk teşkil edecek yapılar yıkılıp, kent planına entegre edilmelidir. Bazı yapıları güçlendirerek depremde can kaybı yaratmayacak duruma getirmek gerekiyor. Gerçekten güçlendirilmesi ekonomik olarak daha pahalı olan binaların da yıkılarak yenilenmesi gerekiyor. Devlet uzun süre katkı sağlayarak binaların yıkılıp yapılmasında ya da güçlendirilmesinde rol oynamalıdır.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız