Google Play Store
App Store

92 gün tutuklu kalan ve toplam 35.5 yıl hapis cezası istenen Dündar ve Gül’ün avukatları esas hakkındaki mütalaaya yönelik son savunmaları yapacak.

Can Dündar ve Erdem Gül, karar duruşması için Çağlayan'da

Adana’da Ocak 2014’te mühimmat yüklü MİT TIR’larının durdurulması ile ilgili haberleri nedeniyle 92 gün tutuklu kalan Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül bugün son kez hâkim karşısına çıkıyor. 25 Mart’ta başlayan yargılamada mahkemenin karar vermesi bekleniyor.

CAN DÜNDAR'IN 6 MAYIS VURGUSUNA HAKİMDEN TEPKİ

Mahkeme Başkanı, "Önceki duruşmayı 1 Nisan'a bıraktığımızda '1 Nisan şakası" deyip gülmüştünüz. Şimdi de Deniz Gezmiş'lerin idamına atıf yapıyorsunuz. Davayı 6 Mayıs'a bırakmak özel bir tercih değil" diye konuştu.

Dündar ve Gül'ün avukatı Fikret İlkiz şu savunmayı yaptı: Denizlerin idamından bahsetmek zorunluluğumuzdur. Savcı, savcılarla ilgili uluslararası kural ve ilkelere aykırı bir şekilde iddianame yazmıştır. Savcı gazeteciliğin nerede başlayıp nerede bittiğini soramaz. Gazetecilik başlar. 473 sayfalık iddianame yüksek kaliteli bir iddianame değildir.

Can Dündar duruşmada şunları söyledi: Bugün 6 Mayıs, 44 yıl önce bu ülkede bir hukuk yarası yaşandı. Umarım bugün yeni bir yara açılmaz. Dün yıkmaya çalıştığımız iddia edilen hükümet yıkıldı. Yaptığımız haberimizin arkasındayız. Suçsuz olduğumuza inanıyoruz.

Erdem Gül: Büyük hukukçu Faruk Erem'in "Suçluyu kazıyın altından insan çıkar" sözünü hatırlatıyorum. Suçlu değiliz, mahkemenin bu yönde karar vereceğine inanıyoruz.

Can Dündar: "Asıl suç Cumhurbaşkanı'nın bir parti kongresine müdahale etmesi"

Can Dündar ve Erdem Gül duruşma öncesi açıklama yaptı. Dündar şunları söyledi: Öyle zannediyorum ki sonuna geldik artık bu davada. Her şeyi denediler baştan beri, iş bir tehditle başladı biliyorsunuz. Bunu bizim yanımıza bırakmayacaklarını söylediler. Sonra şantajlar başladı, hapislik oldu, bütün hesaplarımızı didiklediler, mal varlıklarımıza baktılar, telefonlarımızı dinlediler. Her şeyi denediler fakat en ufak bir açık bulamadılar.Sonunda başa döndük. "Bu haber suçtur" nokatınsa tekrar geldik. Biz baştan beri haberimizi savunuyorduk, asıl bu haberin konusu suçtur, burda yapılan suçtur, bu suçu işleyenler yargılanmalıdır diyorduk. Nihayet o noktadayız şimdi. Burada gazetecilik yargılanacak demiştik, şimdi gazetecilik yargılanıyor. Gerçek noktaya geldik. Anayasa mahkemesi de bunu söylemişti. Savcı sonuçta casusluk iddiasından, darbecilik iddiasından vazgçeti, cemaatçilik suçlamasından vazgeçti. Bütün bunlar düştü geriye bir tek yazdığımız ve arkasında durduğumuz haberlerimiz, yorumlarımız kaldı. Bunlar üzerinden bizi yargılayarak hem bizi cezalandırmak hem de basını susturmak istiyorlar. Buna izin vermeyeceğiz sonuna kadar haberimizin arkasında durcacağız, asıl suçluların yargılanması gerektiğini söyleyeceğiz. Bu ülkede istihbarat teşkilatı silah sevk edemez dedik, bu suçtur dedik. Onu söylemeye devam edeceğiz. Cumhurbaşkanı davaya müdahil olamaz dedik, onu savunmaya devam edeceğiz. Bunu yapanlar suçlu, bir cumhurbaşkanı bir parti kongresine doğrudan müdahale edebiliyorsa, bir davada istihbarat teşkilatıyla birlikte müdahil olabiliyorsa asıl suç budur. Bunu söylemeye devam edeceğiz ve buradan diliyorum ki hem kendimizi hem gazeteciliği savunarak ve aklayarak çıkacağız. Bütün bugüne kadar, bu süreçte yanımızda olan tüm dostlara teşekkür etmek istiyorum. Gazeteci arkadaşlarıma, meslektaşlarıma, bugün buraya gelen ve aynı kaderi paylaştığımız akademisyen dostlara, hiç bizi yalnız bırakmayan milletvekillerine teşekkür ediyoruz.

Erdem Gül: "Gazeteciliği yargılamak ve cezalandırmak istiyorlar"

Can'ın söylediklerinden sonra aslında çok uzun söyleyecek bir şey yok. Davayı kazandığımız zaman altından gazetecilik çıktı, gerçek bu oldu. Savcının esas hakkındaki mütahalasında da son olarak bize "devletin gizli belgelerini açıklamak" tan hapis cezası isteniyor. "Devletin gizli belgeleri" dediği acayip soyut kendilerine göre tanımlanmış bir şey, bu gazetecilik yani haber. Habere hapis cezası isteniyor dolayısıyla burada gazeteciliği yargılamak ve cezalandırmak istiyorlar. Biz ikimiz bugün de tekrar gazeteciliği savunmaya devam edeceğiz.

"Haberimizi savunacağız"

Cumhuriyet'teki habere göre Can Dündar duruşma öncesi yaptığı açıklamada, "Sonuna kadar haberimizi savunacağız" derken, attığı tweette de "Herşeyi denedi:Tehdit,iftira,şantaj,hapis. Telefonlarımızı dinletti,hesaplarımızı inceletti;nafile! Bugün haberi yargılayacak. Savunacağız." dedi.

Dündar ve Gül hakkında MİT TIR’larındaki silahların görüntüleri ve mühimmata ilişkin kriminal raporunu haberleştirdikleri gerekçesiyle Mayıs ve Haziran 2015’te soruşturma başlatılmıştı. Soruşturmanın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Dündar için sarfettiği “Bedelini ağır ödeyecek, öyle bırakmam onu” sözleri tepki çekmişti. Soruşturma başlatılmasının ardından 27 Kasım 2015 günü ifadeye çağrılan Dündar ve Gül İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklanmıştı. Tutukluluğun 92. gününde ise Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararıyla tahliye edilmişlerdi. Erdoğan bu kararın ardından da yine tepki çekecek “Karara uymuyorum, saygı da duymuyorum” ifadelerini kullanmıştı.

Ceza mütalaada indi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlardan Sorumlu Başsavcı Vekili İrfan Fidan tarafından hazırlanan iddianamede, Dündar ve Gül için, “devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme”, “devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama”, “darbeye teşebbüs” ve “silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek isteyerek yardım etme” suçlarından ayrı ayrı bir kez ağırlaştırılmış müebbet, bir kez müebbet ve 30 yıla kadar hapis cezası istemişti. 25 Mart’ta başlayan yargılamaya 40 saat kala mahkemeye atanan duruşma savcısı Evliya Çalışkan, ilk duruşmada yargılamanın gizli yapılmasını talep etmiş, mahkeme de bu talebi kabul etmişti. Davayı kamuoyundan kaçırma girişimi olarak değerlendirilen kararın ardından savcı Çalışkan, davaya ilişkin esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı Çalışkan mütalaasında, Dündar hakkında “devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgileri, temin edip açıklama ve bu suça iştirak” suçlamasıyla 25.5 yıla kadar, Gül hakkında da “devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgileri açıklama” suçundan 10 yıla kadar hapis cezası talep etti. Savcı Çalışkan, Dündar ve Gül’e yöneltilen “silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etme ve darbeye teşebbüs” suçlamalarının da yargılamadan ayrılmasını istedi. Davanın bugünkü duruşmasında Dündar ve Gül’ün avukatları tarafından esas hakkındaki mütalaaya yönelik savunma yapılacak. Dündar ve Gül’ün son sözlerinin sorulacağı duruşmada İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin davayı karara bağlaması bekleniyor.