Can Yayınları’ndan Coelho’nun kitabına Kürdistan düzeltmesi

14.07.2019 16:10 GÜNCEL
Brezilyalı yazar Paulo Coelho’nun ‘On Bir Dakika’ adlı romanının Can Yayınları tarafından yapılan çevirisinde Kürdistan kelimesinin geçmemesi tepki çekmişti. Can Yayınları sahibi Can Öz, kitabın ilk baskısında hatanın düzeltileceğini duyurdu. Paulo Coelho’nun, Can Yayınları’ndan Saadet Özen çevirisiyle yayımlanan On Bir Dakika adlı romanında “Kürtlerin Ortadoğu’da yaşadığı yazıyordu” ifadeleri yer aldı. Kitabın orijinaline göre ise çevirinin, […]

Brezilyalı yazar Paulo Coelho’nun ‘On Bir Dakika’ adlı romanının Can Yayınları tarafından yapılan çevirisinde Kürdistan kelimesinin geçmemesi tepki çekmişti. Can Yayınları sahibi Can Öz, kitabın ilk baskısında hatanın düzeltileceğini duyurdu.

Paulo Coelho’nun, Can Yayınları’ndan Saadet Özen çevirisiyle yayımlanan On Bir Dakika adlı romanında “Kürtlerin Ortadoğu’da yaşadığı yazıyordu” ifadeleri yer aldı. Kitabın orijinaline göre ise çevirinin, “Bir internet kafeye girdi ve Kürtlerin Kürdistan’dan, şu an Türkiye ile Irak arasında bölünmüş, var olmayan bir ülkeden geldiklerini öğrendi” şeklinde olması gerekiyordu.

Gelen tepkiler üzerine ilk baskısı 2004 yılında yapılan kitaba ilişkin Can Yayınları sahibi Can Öz, “Paulo Coelho 11 Dakika’daki çeviriyle aslı arasındaki farkların sorumlusunu, editörünü bilmiyorum. Baskı çok eski. Ancak yayıncının böyle kafasına göre metne müdahale hakkı yoktur. Tepki gösteren okurlar haklı. İlk baskıda düzelteceğiz,” dedi.

Çevirmen Saadet Özen ise Twitter üzerinden şu açıklamayı yaptı:

“Ben ne gördüysem onu çevirdim. Coelho’nun bütün çevirileri en son kendi ajansına gider. Sadece çeviriler değil çıkacak röportajlara kadar her şeye ajans karar verir. En azından eskiden öyleydi, şimdi nasıldır bilmiyorum. Şahsen, hiçbir kelimeyi bilerek sansürleme hakkını bugüne kadar kendimde görmedim. Anlatılanı, söyleneni doğru bulup bulmamaktan bağımsız olarak yazar yazmışsa yazmış. Can Yayınları’nın yaptığına da şahit olmadım. Mahkemeden sansür durumunda satırların üzerinin siyaha boyanarak basıldığı (sansürün belli edecek şekilde) bir-iki durum hatırlıyorum. Bu çevirinin de üzerinden yıllar geçti. Ancak yayıneviyle bu konuda konuştuğumuzu hiç hatırlamıyorum. Büyük ihtimalle konusu geçmiştir, fakat bana kimsenin “şöyle yapma böyle yap” dediğini hatırlamıyorum. Kitap zaten tamamen başka bir hikayeyi anlatıyordu. Mahkemeden sansür durumunda satırların üzerinin siyaha boyanarak basıldığı (sansürün belli edecek şekilde) bir-iki durum hatırlıyorum. Bu çevirinin de üzerinden yıllar geçti. Ancak yayıneviyle bu konuda konuştuğumuzu hiç hatırlamıyorum. Coelho politik bir tartışmanın içinde olmak istemiş midir, olmamayı mı tercih etmiştir, kitabın genelinden çıkarılabilir bence.”