Google Play Store
App Store

Şekerin Cargill’in tekeline bırakılamayacağını belirten TZOB Başkanı Bayraktar, şeker pancarında yerli üreticilere destek istedi

“Cargill’i değil, yerli üreticiyi koruyun”

Şeker fabrikalarının hükümet eliyle özelleştirilme kararı alınmasına Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar tepki gösterdi. TZOB Başkanı Bayraktar, “Şeker stratejik bir üründür. Dışa bağımlı olunacak bir ürün değildir. Yerli üretimi korumaktan başka çare de yoktur. Cargill gibi yabancı şirketlerin inisiyatifine, tekeline bırakılacak bir ürün değildir” dedi.

Çiftçi sayısı beşte bire düştü
TZOB Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Bayraktar, Şeker Fabrikaları’ın satılmasına basit bir özelleştirme olarak bakılamayacağını, pancar üretiminin çiftçiler için hayati bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Türkiye’de yaklaşık olarak 2 milyon ton şeker üretilirken, 2,1 milyon ton da şeker tüketildiğini, dolayısıyla bu talebin karşılanması gerektiğini ifade eden Bayraktar, “Şeker pancarı üretimi yapan çiftçi sayımız 500 bine yakındı. Bu rakam günümüzde 105 bine kadar indi” diyerek yerli üretime vurulan darbeyi gözler önüne serdi.

Sendikaların endişelerine katılıyoruz
Şeker pancarının oldukça yüksek katma değere sahip olduğu ve ucuz hayvan yemi olarak da kullanıldığına işaret eden Bayraktar, bunun yanında şeker pancarının çevreci bir bitki olduğunu ifade etti. Özelleştirilmesi planlanan 14 fabrikanın 1575 köydeki 47 bin 758 çiftçiden pancar alımı yaptığı belirtilen açıklamada, “Bu rakamlar ihmal edilecek, vazgeçilecek rakamlar değildir. Sendikaların bu konudaki endişe ve sıkıntılarına katılıyoruz. Biz de çiftçimiz açısından endişeliyiz” denildi.

Özelleştirmeler çözüm olmadı
Özelleştirmenin çözüm olmadığı daha önce başka alanlarda yapılan uygulamalarda da görüldüğünü hatırlatan Bayraktar, “Bir bütün olarak bakıldığında şeker fabrikaları zarar etmemekte, bazı fabrikaların yatırım eksikliğinden kaynaklanan zararları diğer fabrikalar tarafından telafi edilmektedir.Biz, sektöre bir bütün olarak bakılmasından yanayız. Bunun çiftçi, fabrika çalışanı, tüketici ayağı bulunmaktadır. Yarattığı katma değer ve kamu yararı unsuru da göz ardı edilemez. Şeker üretim tüketim dengesine, artan nüfusa baktığımızda, hem şeker pancarı hem şeker üretimi artırılmalıdır. Gelişmiş ülkelerde görüldüğü gibi çiftçi örgütleri, çalışan ve kamunun içinde yer aldığı yeni bir yapılanma modeliyle bu fabrikalar yaşatılmalıdır. Teknoloji açısından güçlendirilmeli, çalışan sayısı artırılmalı, gerekli yatırımlar yapılmalıdır. Şeker pancarı üretiminde destekler artırılmalıdır” diyerek sözlerini sonlandırdı.