birgün

13° KISA SÜRELİ YAĞMUR

ÇALIŞMA YAŞAMI 18.04.2021 10:15

Cargill işçisi direnişte 3 yılı geride bıraktı: Mücadele sürecek

Cargill işçilerinin işe iade talebiyle başlattıkları direnişleri 3 yılı geride bıraktı. Tek Gıda-İş Sendikası’nda örgütlendikleri için işten atıldıkları mahkeme tarafından tescillense de işçilerin talepleri yerine getirilmiyor.

Cargill işçisi direnişte 3 yılı geride bıraktı: Mücadele sürecek

EMEK SERVİSİ

Tek Gıda-İş Sendikası’nda örgütlendikleri için işten atılan ve tüm mahkeme süreçlerini kazanmalarına rağmen işveren tarafından işe geri alınmayan Cargill işçileri, işe iade talebiyle başlattıkları direnişte dün 3 yılı geride bıraktı. İşçiler tazminat haklarını mücadele ile patrondan alsa da güvencesizleşmeye karşı direniyor. İşçiler sendikanın Anayasal hak olduğunu hatırlatarak, hiç kimsenin tazminatları ödense dahi sendikalı olduğu için işten atılamayacağını, bu keyfi işten çıkarma tutumunun işçilerin sendikasızlaşmasına neden olduğunu aktarıyor.

Üretim düşüşü bahane edildi

ABD’li gıda tekeli Cargill’in Bursa Orhangazi’de bulunan ve nişasta bazlı şeker üretimi yapan fabrikasında 14 işçi Türk-İş’e bağlı Tek Gıda-İş Sendikası’nda örgütlendi. Ancak işveren sendikayı hazmedemeyince işçileri 2018 yılının Nisan ayında işten çıkardı. İşten çıkarmaya gerekçe olarak nişasta bazlı şeker üretim kotasının düşürülecek olması gösterildi.

Cargill işçilere kıdem ve ihbar tazminatlarını verse de işçiler sendikal haklarına ve işlerine sahip çıkmak için işverene Bursa İş Mahkemesi’nde dava açtı. Hukuk mücadelesinin yanı sıra 8 işçi fabrika önünde de çadır kurarak işe iade talebiyle direnişe başladı. İşçiler bu süreç boyunca Bursa’da direnişlerine devam ettiler.

Sendika düşmanlığı mahkemede tescillendi

İşçiler “Çocuklar iyi yaşasın diye babalar direniyor” ve “Bizimkisi bir hak hikâyesi” sloganını benimsediler. İşçilerin temel talebi hiç kimsenin sendikalı olduğu için işten atılmaması ve işe iade edilmekti. İşçiler 1 buçuk yıl Bursa’da karda kışta direnişlerine devam etti. Bu sırada işçilerin işe iade ve sendikal tazminatları için açtığı dava yerel mahkemede sonuçlandı. İşçilere sendikal hakları teslim edildi. Böylece işçilerin sendikalaştıkları için işten atıldıkları mahkeme kararıyla tescillenmiş oldu. Ancak işçiler işe iade edilmedi. Mahkeme kararı ise istinafa gitti. İşçiler direnişlerini, 490’ıncı gününde Cargill’in İstanbul Ataşehir’de bulunan genel merkezi önüne taşıdı. 3 bin çalışanın bulunduğu Ataşehir Palladium Tower önünde, betonda yatıp kalktılar. İşçiler direnişlerinin 500’üncü gününde tüm emek dostlarını çağırarak yaptıkları basın açıklamasında işe iade taleplerini tekrar dile getirdiler.

Direniş 500’üncü gününde ziyaret ettiğimiz işçilerden, şu an 52 yaşında olan Şeref Özcan şu açıklamayı yaptı: “Fabrikanın kuruluş aşamasında vardım. Cargill’i bugünlere biz taşıdık. Tabii bu şirketlerde vefa gibi bir kavram yok. Benim yetiştirdiğim birçok eleman o fabrikayı çalıştırıyor. Bunlar ilk etapta bize ihtiyaçları olduğu için bizi iyi maaşlarla çalıştırıyorlardı. Ben ilk girdiğimde 4 asgari ücret alıyordum. İşten çıkarıldığımda ise 1 buçuk asgari ücret bile almıyordum. Çünkü işçilerin üzerindeki baskıyı artırdılar ve performansa dayalı ücret politikası uyguladılar. Çalışırken birçok sağlık sorunum oluştu. Beni işten attılar ama şimdi bu yaşta başka kimse de işe almaz beni. Mücadelemiz bu iş güvencesi için.”

İşe iade talebi yerine getirilmedi

Kış şartlarının başlamasıyla işçiler mücadeleye devam edeceklerini belirterek tekrar Bursa’ya döndü. Direnişle geçen 2 yılın ardından ise mahkemenin tüm süreçleri bitti. Buna göre işçilere sendikal haklarının verilmesi kesin hükme bağlandı. Ancak işe iade işverenin inisiyatifine bırakıldı. İşveren ya tazminatları ödeyecekti ya da işçileri işe geri alacaktı. İşveren işe iadeyi gerçekleştirmeden sadece tazminatları ödedi. Ancak işçilerin temel talebi güvencesizleşmenin ortadan kaldırılmasıydı. Bu nedenle direniş devam etti. İşçiler her hafta farklı noktalarda basın açıklamaları yaptı.

1000’inci gününde işçilere gözaltı

Geçtiğimiz ocak ayının 11’inde işçiler direnişle 1000 günü geride bıraktı. Direnişlerinin 1000’inci Tarım ve Orman Bakanlığı önünde eylem yapmak isteyen işçiler Tek Gıda-İş Sendikası Ankara Şubesi önünde engellendi. Bu sırada bir polis memurunun da işçilere “Israrcı olursanız size devletin gücünü gösteririz” demesi çekilen videolarla kamuoyuna yansıdı. İşçilere destek artarken, polisin ifadeleri büyük tepkilere neden oldu. İşçiler sendikaları önünde sert müdahaleyle gözaltına alındılar. Gözaltı işlemlerinin ardından ise gece yarısı sokağa çıkma yasağında işçiler serbest kaldı. Ancak bu sefer de sokağa çıkma yasağında dışarıda oldukları gerekçesiyle kendilerine para cezası kesildi. Dün ise işçiler direnişle geçen 3 yılı geride bıraktı. Direnişin başından sonuna kadar işçilerin yanında olan Tek Gıda-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Suat Karlıkaya gazetemize şöyle konuştu: “2 yıllık direnişimizin ve hukuk mücadelemizin ardından sendikal tazminat haklarımızı aldık. Biz tazminatlarımızı aldıktan sonra Türkiye’deki yasa, işverene işçileri işbaşı yaptırıp yaptırmak istemediğini soruyor. İşverene ‘işbaşı yaptırabilirsin ya da şu kadar para ödeyebilirsin’ diyor. Biz de işte burada uluslararası hukukun devreye girmesi gerektiğini savunuyoruz. Bizim çalışma güvencemiz olması lazım. Cargill mücadelesi bunu anlatıyor. Bir iş güvencesi yoksa, emeklilik yaşı 65 olmuşsa ve ben yasal haklarımı kullanamıyorsam 65 yaşına kadar nasıl çalışabileceğim? Güvencesi olmayan bir çalışma yaşamının geleceği olmaz ki. Biz ‘bu aynı zamanda çocuklarımız için yürüttüğümüz bir mücadele’ derken bunu anlatmak istiyoruz. Şirketler 35-40 yaşından sonra yapılan iş başvurularını kabul etmiyorlar. İş güvencesi yok. İşveren istediği zaman işe alıyor, istediği zaman işten çıkartıyor. Bizim en verimli en üretken çağlarımızı patron kullanıyor semiriyor, sonra işine gelmediği zaman kapının önüne koyuyor. Çalışma yaşamındaki sorun bu. Ve sadece Cargill işçisinin sorunu değil işçi sınıfının sorunu.” i

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol