birgün

10° PARÇALI BULUTLU

Çarşı ve Gezi davası ayrıldı, Kavala'nın tutukluluğuna devam kararı verildi

Yargıtay tarafından bozulan Çarşı davası ile İstinaf Mahkemesi'nce bozulan Gezi Parkı davasının birleştirildiği, tek tutuklusu Osman Kavala olan Gezi Davası’nın dördüncü duruşması bugün, Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’nde görüldü. Osman Kavala'nın tutukluluk halinin devamına karar verildi. Mahkeme ayrıca, Çarşı ve Gezi davalarının ayrılmasına karar verdi. Bir sonraki duruşma 21 Mart saat 10.00’da görülecek.

GÜNCEL 21.02.2022 11:04
Çarşı ve Gezi davası ayrıldı, Kavala'nın tutukluluğuna devam kararı verildi
Abone Ol google-news

Filiz GAZİ

Çarşı davası ile birleştirilerek torba davaya dönüştürülen Gezi Davası’nın dördüncü duruşması Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’nde bugün görüldü.

17 kişinin yargılandığı “Gezi Davası'nın”, Gezi Parkı eylemlerine katılan Çarşı taraftar grubundan 35 kişinin yargılandığı “Çarşı Davası” ile birleştirilmişti.

Gezi davası sanıklarından Mücella Yapıcı, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Çiğdem Mater ile birleşen Çarşı davasından bazı sanıklar ve avukatlarının hazır bulunduğu duruşmayı CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, HDP Milletvekilleri Hüda Kaya, Züleyha Gülüm, Musa Piroğlu ve TİP Milletvekili Ahmet Şık, Emek Partisi GYK Üyesi Levent Tüzel ile Taksim Dayanışması üyelerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi takip etti.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmasını denetleyen Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 4 yıl dört aydır cezaevinde bulunan Osman Kavala’yı serbest bırakmayan Türkiye’ye karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararı gereği oy çokluğuyla resmen ihlal prosedürü başlatmıştı. Bu prosedür Türkiye'ye karşı ilk, Avrupa Konseyi tarihinde de ikinci ihlal prosedürü olma özelliğini taşıyor.

"FİLM ÇEKMEK SURETİYLE..."

Kimlik tespitinin ardından Çiğdem Mater savunma yaptı.

Mater, şunları söyledi: "İddianamede 43 yerde ismim geçiyor. Bu ifadeler aynı cümlelerin tekrarından oluşuyor. İkinci kez yargılandığım davada film çekmek suretiyle Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkmaya teşebbüs ettiğim söyleniyor. Üstelik suçlama konusu film çekilmemiş bile. İddianamede iddia edilenin aksine Gezi hakkında film yapmadım, kaldı ki film yapsaydım da bunun konuşulacağı yer mahkeme salonları değil, sinema salonları olurdu."

Mater, savunmasını "Bu iddianame hayatın bazen sinemadan daha kurmaca ve karışık olduğunu gösterdi" diyerek bitirdi.

Mater’in beyanının ardından mahkeme başkanı duruşmada tefrik (ayrılma) taleplerini ve tutukluluk durumuna dair konuları karara bağlayacağını açıkladı.

GEZİ SANIKLARI BELİRSİZLİĞE İTİLDİ

Çarşı grubundan Cem Yakışkan'ın avukatı Ersan Şen, "Bugün burada dosyaların ayrılması kararı vermeniz gerekir. Çarşı Davası başka bir esasla görülmeye devam edilmelidir" dedi.

Çarşı davası avukatlarından Yıldız İmrek, "Çarşı davası ve Gezi Davası arasında hiçbir bağlantı bulunmamaktadır. Somut bir bağlantı olmaması ve kanun yollarının farklı olması nedeniyle iki dosyanın tefrikini talep ediyoruz" dedi.

AYRILMA YÖNÜNDE MÜTALAA

Duruşma savcısı ayrılma taleplerine ilişkin mütalaasında, dosyada tutuklu sanık bulunması ve gelinen aşama itibarıyla Çarşı Davası sanıklarının dosyasının ayrılmasını istedi. Savcı mütalaasının ardından Osman Kavala’nın tutukluluk durumuna ilişkin beyanlara geçildi.

Osman Kavala'nın müdafii Köksal Bayraktar beyanında "Bu davaların birleştirilemeyeceğini beş duruşma önce söyledik" diyerek başladı ve şöyle devam etti: "Gezi Davası'nda sanık olan kişiler iyice belirsizleştirildi. Adeta sisler içinde bir yere getirildi. Burası önemli bir yer. Tarihe geçecek. Birleştirme talep eden mahkeme ile birleştirmeyi kabul eden mahkeme aynı mahkeme olamaz. Türkiye yargısı bunu da yazacaktır."

AVUKAT İLKİZ: BOŞUNA OYALANIYORUZ

Mücella Yapıcı, Tayfun Kahraman ve Can Atalay’ın avukatı Fikret İlkiz, dosyalar ayrılacaksa neden bugüne kadarki celselerin bu mahkemede görüldüğünü sorguladı ve şunları söyledi: "Ne oldu nasıl oldu da şimdi tek tek sanık isimleri sayarak tefrik talep ediyorsunuz. Aksi yöndeki tüm taleplerimize tüm dilekçelerimize rağmen daha önce böyle bir talep yokken, ne oldu da şimdi tefrik talep ettiniz? Biz buraya kendi isteğimizle gelmedik. 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararıyla da gelmedik. Buraya 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nin başkanının kararıyla geldik. Bırakın biz de 30. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki beraat kararımızı tartışalım. Beş celsedir boşuna oyalanıyoruz."

İddia makamına soruldu. Savcı, tefrik talebinin kabulü halinde, Gezi Davası sanıkları hakkında mütalaa sunmak üzere dosyanın savcılığa gönderilmesini ve Kavala'nın tutukluluğunun devamını istedi.

GEZİ İE ÇARŞI AYRILDI, KAVALA’NIN TUTUKLULĞUNA DEVAM

Mahkeme, Osman Kavala’nın avukatının, heyetin davadan çekilmesi talebini ‘yargılamayı uzatmak amacı taşıdığı’ gerekçesiyle reddetti. Çarşı davasının ayrılarak ayrı bir esas üzerinden devamına karar veren mahkeme, Gezi davasıyla ilgili dosyanın esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için savcıya gönderilmesine ve Kavala’nın tutukluluk halinin devamına oy çokluğu ile karar verdi.

Mahkeme heyetinden sunulan karşı oyda ise Kavala’nın savunmasının alındığı, delillerin toplandığı hatırlatıldı. Karşı oyda, “Dosyanın geldiği aşama, bu aşamadan sonra sanığın delil karartma ihtimalinin olmaması, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, tutukluğun bir tedbir oluşu, tutuklulukta istenilen amaca 5271 sayılı CMK'nın 109. maddesinde belirlenen adli kontrol tedbirlerinden bir veya bir kaçının uygulanması ile ulaşılabileceği değerlendirilerek sanığa uygulanacak ölçüle bir veya bir kaç adli kontrol tedbiri ile tahliyesi görüsü ve kanaatindeyim” denildi.

Bir sonraki duruşma 21 Mart 2022’de saat 10.00’da görülecek.

DAVANIN GEÇMİŞİ

Gezi Parkı eylemlerine ilişkin beraat kararının bozulmasının ardından Osman Kavala'nın da aralarında bulunduğu 17 sanıklı dava, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görülmeye başlanmıştı. Çarşı üyelerinin de aralarında bulunduğu 35 sanık hakkında verilen beraat kararları ise Yargıtay tarafından bozulmuştu.

Yargıtay, bozma kararında, Gezi Parkı ile Çarşı davasının arasında hukuki bağlantı olduğu gerekçesiyle birleştirilmelerine karar verilmesi gerektiğini vurgulamıştı. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdiği yazıda davaların birleşmesine onay verdiğini belirtmişti.

Davalar 30 Temmuz'da birleştirilmiş ve sanık sayısı 52'ye çıkmıştı. Birleşme kararının ardından görülen üç duruşmada Osman Kavala'nın tutukluluk halinin devamına karar verilmişti.

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol