birgün

19° AÇIK

SİYASET 14.09.2020 11:02

Çavuşoğlu’ndan Oruç Reis açıklaması: Gemi rutin bakıma alındı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Oruç Reis’in bakıma alındığı için geri çekildiğini belirterek, “Bu rutin bir bakım ve ikmal çalışmasıdır. Navtex'i de o nedenle yayınlamadık. CHP geri adım olarak yorumlamış. Keşke bir sorsaydı, izah etseydi bakanlığımız” dedi.

Çavuşoğlu’ndan Oruç Reis açıklaması: Gemi rutin bakıma alındı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, NTV canlı yayınına konuk oldu. Bakan Çavuşoğlu burada Doğu Akdeniz ve Ege'deki gerilim, Suriye'deki son durum, ABD'nin tutumu ve gündeme dair açıklamalar yaptı.

Çavuşoğlu'nun açıklamalarından satırbaşları şöyle:

ORUÇ REİS NEDEN GERİ ÇEKİLDİ?

1 aydır Oruç Reis sismik araştırma yapıyor. Bu rutin bir bakım ve ikmal çalışmasıdır. Navtex'i de o nedenle yayınlamadık. Sismik araştırma ve sondaj yapacağınız bir yer için yayınlanır. Özellikle sismik araştırmalar için Navtex çok önemlidir. Seyrini değiştirmesi gereken gemiler olabilir. Sismik araştırmalar denizin altının adeta fotoğrafını çeker. Bu nedenle bu bölgeden herhangi bir geminin geçmemesi lazım. Bir tatbikat olduğunda da 6 mil hiçbir geminin yaklaşmaması gerekiyor.

Gemi bakıma çekildiğinde Navtex yayınlamanın anlamı yok. Yeni bölgeye geçeceği zaman Navtex yayınlanır. Bunu geri adım olarak yorumlamak doğru değil. Meis'e gelen Cumhurbaşkanı geri adım olarak algılamış. CHP de, geri adım olarak yorumlamış. Keşke bir sorsaydı, izah etseydi bakanlığımız.

YUNANİSTAN’IN TUTUMU

Yunanistan, AB'yi arkasına alarak gövde gösterisi yapmaya çalışıyor. Ama içi boş. Birkaç denemesi oldu ama cevabını aldı. Yunanistan Seville Haritası'nı reddedebilir. Esasen Yunanistan iyi niyetli olsa bunu böyle değerlendirebilir. Kıbrıs Türklerinin haklarını garanti altına alacak bir adım atabilir. Ama bugüne kadar Rum kesiminden ve Yunanistan'dan iyi niyet görmedik.

Önkoşullar olacak ise, bizim de önkoşullarımız olacak. Yunanistan'ın onu da yerine getirmesi gerekiyor. Kaza çıkarsa Yunanistan zarar görür burAda. Askeri teknik toplantılara katılmaya başladılar. Ama sahadaki hareketlerinden vazgeçmediler.

TÜRKİYE HANGİ ADIMLARI ATACAK?

Yaptırım çalışması var. Kim yapıyor bu çalışmayı, Rum kesimi, Fransa ve Yunanistan. Normandiya toplantısında bu üç ülke masaya getirdi, İspanya, Portekiz, Malta desteklemedi. Yunanistan, siz benim taleplerimi karşılamazsanız, ben de Belarus ile ilgili kararı veto ederim dedi. Haklı, haksız ayrı. AB'nin birçok politikasını rehin alan iki şımarık üye. Ben bir yaptırım beklemiyorum, ama olabilir. Geçmişte de böyle yaptırım kararları aldılar, biz kararlılığımızdan vazgeçtik mi? Daha da kararlı hale geldik.

Türkiye ile AB arasında, AB gerginlik yaratmak istiyor, ilişkileri başka bir boyuta götürmek istiyorsa sadece göç değil üzerinde durduğumuz tüm konuları gözden geçiririz.

‘MACRON SAVRULDU’

Macron savruldu. İç siyasette de işleri iyice kötüye gidiyor. Libya'da desteklediği darbeci kaybetti. Suriye'de önemli bir aktör olmaktan çıktı. Bunlar yanlış politikaları yüzünden. Merkel ayrılacağım dedikten sonra AB'de Fransa bir rol almaya çalışıyor. Fransa ismi konuşulunca artık herkes gülmeye başlıyor. Kimse toplantılarına gitmez oldu. Fransa her yere saldırıyor, ben liderim demek istiyor. Ama liderim demekle lider olunmuyor. Normandiya 7'lisini topladı ama destek alamadı. Oradaki ülkeler Türkiye'nin değerini bilen ülkeler. İyi geçinmek isteyen ülkeler.

‘ALMANYA ARABULUCULUK YAPMAYA ÇALIŞIYOR’

Pompeo ile konuştuk, 'biliyorum, haklısınız' diyor. Konuşunca herkes bizi haklı buluyor. Ama dayanışmaya gelince, farklı tutum sergiliyorlar. Birçok ülke bizim jestlerimizin farkında. Borell, beni arıyor, ‘Dendias ile görüşür müsün?’ diyor. Ben önkoşulsuz kabul ediyorum. Dendias kabul etmiyor. Borell bunu rapor ediyor. Almanya tarafsız bir arabuluculuk yapmak istiyor. Herkes Yunanistan'ın haksızlığını, tavırları ile görüyor.

‘İKİ KOMŞU DOĞRUDAN GÖRÜŞEBİLİR’

İki ülke, iki komşu doğrudan görüşebilir. Ama ön şartlarda diretirler ise bizim de önşartlarımız olur. Seville Haritası'ndan Yunanistan vazgeçmedikçe, Türkiye'nin kıta sahanlığına saygı göstermedikçe bu gerginlik bitmez. KKTC'nin haklarını garanti alacak anlaşmalara, çalışmalara Rum tarafı ve Yunanistan'ın 'evet' demesi gerekiyor. Kabul etmedikleri sürece bizim çalışmalarımız sürecek, onlar için de gerginlik sürecek.

Yunanistan bizimle görüşmek için, tüm faaliyetlerimizi durdurmamızı ön şart olarak sunuyor. O zaman sen de bizim ön şartlarımızı yerine getireceksin. Sen 10 km'lik bir ada için nasıl 40 bin km'lik kıta sahanlığı talebinde bulunuyorsun? Bu dünyanın neresinde var. Masa kurulduğu zaman biz özgüvenle her şeyi ortaya koyarız. Biz haklıyız. Biz tezlerimizi ortaya koyarız, sen önşart koyarsan, biz de ön şart koyarız.

POMPEO'YU DA ELEŞTİRDİ

Dominik'te haritayı gösterip, olanları anlatınca, 'Evet biliyorum' deyip, sonra başka konuşuyor adaya gidiyorsanız, o zaman çelişki sizde. Pompeo (ABD Dışişleri Bakanı), hakça paylaşım konusunda 'Evet öyle olmalı' deyip de, sonra neden öyle diyemiyor. Belki de benim Venezuela'ya gitmemden rahatsız olmuştur.

‘DİPLOMASI SORUNLARI ÇÖZMEK İÇİN VARDIR’

Karşımızda şer cephesi olabilir. Tarihte de bu olmuştur. Diplomasi var olan sorunları çözmek için vardır. Türkiye'nin karşısında olan BAE, ne yapabilirsiniz ki? Kaç kere görüştük. Gidip biz onlara yalvaracak değiliz. Türkiye'ye karşı hasmane tavır sergiliyorlar. Fransa ile ilişkilerimiz iyi olsun isteriz. Zaten iyiydi. Suriye'de aynı düşüncedeydik. Sonra Barış Pınarı Harekatı'nda terör devleti kurmak istediler. Libya'da darbecileri desteklediler, biz meşru hükümeti destekledik. Mısır'ın sergilediği tavır ortada, istihbari olarak temaslar oluyor. İİT toplantısında temaslar oldu. Onların da çaba içinde olması lazım. İyi niyetin karşı tarafta da olması lazım.

‘HERKESİN BİZE SAYGI DUYMASI GEREKİYOR’

Bizim faaliyetlerimizin amacı, şer cephesinin faaliyetlerine bir cevaptır. Rum kesimi Mısır ile 2003'te anlaşma imzaladı. İsrail ile Lübnan ile imzaladı. Lübnan ile anlaşması Türkiye'nin haklarını ihlal ediyor. Doğu Akdeniz'de bizsiz bir anlaşmanın geçersiz olacağını hep söyledik. Doğu Akdeniz'de var ise, hidrokarbon zenginliklerinin ülkelere satılması için Türkiye'den gitmesi gerekir. Rum kesimi de bunu söylüyor. Türkiye'den başka alternatif yok diyorlar. Madem yok, neden Türkiye'yi dışlamaya çalışıyorsunuz? Bizi dışlamaya çalışan bloklara karşı biz bu adımları attık. Herkesin bize ve haklarımıza saygı duyması gerekiyor.

LİBYA'DAKİ SON DURUM

Uluslararası toplum ve Libya bize çok şey borçlu. Biz kalıcı bir ateşkesi destekliyoruz. En sağlıklı yöntem, tarafların kendi aralarında bu ateşkesi tesis etmesi. Hafter, ateşkesi tanımıyorum diyor, roket atıyor, taciz ediyor. Sahada fiili bir ateşkes var. İki taraf arasında güven bunalımı var. Bunu aşabilir ise iki taraf işimiz daha kolay olabilir.

Fransa'nın meşru hükümeti tanıması bizi rahatsız etmez ama Hafter'e destek vermesi, çatışmayı kışkırtması bizi rahatsız eder. Biz kimse ile rekabet etmiyoruz. Serrac ile görüşmesi bizi memnun eder. Doğru adımları destekleriz. Sahadaki ateşkes Türkiye'yle değil ki. İki taraf arasında. Ateşkes Türkiye'ye karşı ya da Türkiye'ye rağmen değil.

Ateşkes bizim hayrımıza olur. Çok ciddi alacakları var şirketlerimizin. Yarım kalan işler var. Güvenli bir ortam olmayınca şirketlerimiz gidemiyor. Biz her türlü diyalog ve ateşkesi destekliyoruz. Geçiş hükümeti ile birlikte, daha geniş bir mutabakat ile ülkenin seçime gitmesini destekleriz.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız