Cehennem çukurları açılmak isteniyor

19.07.2019 10:12 YEŞİL BİRGÜN
Kaz Dağları’nı koruma önergesi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. CHP’li 25 milletvekili altın madeni ocağının yol açtığı Atikhisar Su Havzasındaki ağaç ve doğa katliamının araştırılması için komisyon kurulmasını istedi. Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan’ın da aralarında olduğu milletvekillerinin imzasıyla gündeme getirilen araştırma önergesi teklifi AKP-MHP ittifakıyla kabul edilmedi. Çanakkale’nin tek su havzası olan Atikhisar’da yasalara aykırı […]

Kaz Dağları’nı koruma önergesi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. CHP’li 25 milletvekili altın madeni ocağının yol açtığı Atikhisar Su Havzasındaki ağaç ve doğa katliamının araştırılması için komisyon kurulmasını istedi. Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan’ın da aralarında olduğu milletvekillerinin imzasıyla gündeme getirilen araştırma önergesi teklifi AKP-MHP ittifakıyla kabul edilmedi.

Çanakkale’nin tek su havzası olan Atikhisar’da yasalara aykırı olarak faaliyetlerini sürdüren altın madeninin büyük yıkıma yol açtığını kaydeden Ceylan önergenin kabul edilmemesine tepki gösterdi. Ceylan Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada “Termik santraller eliyle Türkiye’nin kazan dairesine çevrilen Çanakkale’de şimdi de cehennem çukurları açılmak isteniyor” diye konuştu.

Marmara Bölgesi’nin akciğerleri olarak kabul edilen dünya mirası Kaz Dağlarının karşı karşıya kaldığı vahşetin kabul edilemez olduğunu ifade eden Ceylan, maden şirketini ve yasadışı altın arama faaliyetine göz yuman yetkilileri ağır bir dille eleştirerek, “Yabancı şirketlerin çıkarı uğruna Kaz Dağları’nın yok edilmesine seyirci kalamayız. Çanakkale’ye kıymayın” diye konuştu.

Siyanürle Madenciliği Savunmak Bilimin reddidir

Çanakkale ve Balıkesir’de tarımla uğraşan 800 bin kişinin feryadının feryatları olduğunu söyleyen Ceylan, siyanür madenciliğinin zararlarını dile getirerek, “Siyanür madenciliğine izin vermek, insanımızın kullanacağı temiz su kaynaklarının, gıda güvenliğinin yok edilmesine izin vermek demektir. Siyanür madenciliği yaşamsal açıdan risklidir. Siyanürün maden sahasına taşınmasında, işletme safhasında borularda veya havuzlarda olabilecek sızıntılarda ve işletme içi kazalar dolayısıyla risk artabilir” dedi.

Atikhisar’da bulunan altın madeni ile ilgili konuşan Özgür Ceylan, “Madende 26 bin ton siyanür kullanılacak ve siyanürle birlikte arsenik gibi ağır metaller ortaya çıkacak. Çanakkale’nin tek su kaynağı Kaz Dağlarının dereleri, yer altı suları, tarım alanları kirlenecek, ormanları ve dünyada sadece Türkiye’de yaşayan 7 bitki türü yok olacaktır. Siyanürlü altın madenciliğini savunmak akıl ve bilimi reddetmektir” dedi. Projenin planlandığı Biga Yarımadası ve Kaz Dağları yöresinin bir deprem coğrafyası olduğunun göz ardı edildiğini ve şirketlere işletme ruhsatı verildiğini hatırlatan Özgür Ceylan “Yaşanabilecek felaketlerin telafisi kesinlikle mümkün olmayacaktır” dedi.

Alamos Gold’u kim koruyor?

Ceylan, “Kanadalı firma için alternatif bir maliyet yok. Alamos Gold buradan 2.400 ton altın çıkaracak, bunun sadece yüzde 4’ünü devlete bırakacak, kalan altını alıp gidecek ve bir kentin tek içme suyu havzası ile tarım alanlarını zehirleyecek, havasını kirletecek” dedi.

Firma Ali Cengiz oyunları yaparak işletme ruhsatı almış ve daha ÇED raporuyla ilgili süreç tamamlanmadan mülki idarenin gözetim ve denetiminde 196 bin ağacı katletmiştir diyen Ceylan, siyanürün, yaşamın düşmanı, kimyasal bir zehir olduğunu ifade etti.

Ceylan, Danıştay’ın ÇED raporunun hukuksuz olduğuna hükmettiğini, çevreyi korumakla görevli Çevre ve Şehircilik Bakanlığının karar düzeltme talebinin de reddedildiğini kaydederek, “Peki, bu kararlar katliamı durdurmaya yetmiş midir? Kim vardır bu firmanın arkasında? Kim koruyup kollamaktadır bu firmayı? Neyin karşılığında korumaktadır?” diye sordu.