Çelik, “Sürecin odağı PKK'nın silah bırakmasıdır” dedi, İBB davasının canlı yayınlanmasına karşı çıktı
Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan AKP Sözcüsü Ömer Çelik, çözüm sürecinin merkezinde “PKK’nın gerçek ve teyit edilmiş silah bırakmasının” olduğunu söyledi; Bese Hozat’ın sözlerini “sabotaj girişimi” olarak nitelendirdi. Barzani polemiğinde Bahçeli’ye yönelik ifadeleri “kabul edilemez” bulduklarını ifade eden Çelik, İmamoğlu davasının canlı yayınlanması talebine de “eşitlik ilkesine aykırı” diyerek karşı çıktı.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik Habertürk Televizyonu'nda katıldığı bir programda gündeme ve yeni çözüm sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Yürütülmekte olan sürecin "odak noktası PKK'nın silah bırakmasıdır" diyen Çelik, Erdoğan'ın süreç hakkındaki sessizliğine ilişkin eleştirilere "Sürekli olarak AK Parti'nin uzak durduğu söyleniyor. Halbuki Cumhurbaşkanımız ve genel başkanımız her MYK, MKYK'nın açılışında dışarı kapalı konuşma yapar." dedi.
Barzani'nin Şırnak ziyaretinde gündem olan koruma görüntüleri ve Devlet Bahçeli hakkındaki açıklamalarına da değinen Çelik "Türkiye Cumhuriyeti Barzani'yi koruyacak kudrete sahiptir." ifadelerini kullandı.
Çelik Barzani Ofisi'nden Bahçeli'ye yönelik yapılan açıklamaları saygısız ifadeler oalrak değerlendirirken "Barzani'nin şahsıyla, ziyaretiyle olumsuz ifade yok, görüntülerle olumsuz ifadeleri var. Ofis sözcüsü ırkçı ve şovenist gibi ifadeler kullanmış." dedi.
Çelik'in açıklamalarında öne çıkan başlıklar şöyle:
"ODAK NOKTASI PKK'NIN SİLAH BIRAKMASI"
Çelik silah bırakma sürecinin retorikle ilgili bir şey olmadığını ve PKK ile beraber tüm örgütsel yapının anlaşılması gerektiğini söyledi.
"Bizim burada fesih ve silah bırakma dediğimizde söylediğimiz mekanizma açıktır. Silah bırakma tamamlanır, PKK'nın kendisini fesh ettiği, varlığını sona erdirdiğini eylem olarak,, teyit mekanizması tarafından teyit edilmesi gerekir. MİT ve TSK bu teyit mekanizmasıdır. Daha sonra devletin başı olan sayın Cumhurbaşkanımıza arz edilir. Artık bu Cumhurbaşkanlığı kararı ile mi olur MGK kararı ile mi olur; PKK terör örgütlüğünden çıkar. Bütün bunlar kademeli olarak ele alınır. Fesih retorikle ilgili bir şey değil. Bir sürü terör örgütü var DEAŞ'ından FETÖ'süne kadar. Feshetmekten anladığımı isim, tabela değişikliği değil. Varlığın sonlandırılmasıdır. 4 ana alanda silahlı yapısı var. Bir de bunların çatısı olan KCK var."
BESE HOZAT'IN AÇIKLAMALARI
Konuşmasında Bese Hozat'ın "PKK kadroları, bu Hareket’in kadroları af maf istemiyor. Eve dönüş yasası falan istemiyor. Bir grup için yasa istemiyor. Bilmem şu suç, bu suça göre şey istemiyor. Hiç kimse suç işlememiş, suç işlemediği için de af istemiyor. Af, suç işleyenler için yapılır. Biz suç işlememişiz ki af isteyelim" açıklamalarına da değinen Çelik şu ifadeleri kullandı:
"Normalde bir terör örgütü mensubunun terör faaliyetini öven açıklamasının yorumlanmasının çok lüzumu yok. Yürüyen sürece dönük sabotajların nasıl gerçekleştiği çerçevesinde tespitim var. Komisyon kurulduktan sonra örgüt çevrelerinden bu tip mesajlar geldi. İlerleme sağlandıktan sonra psikolojik harp yöntemi, sabotaj girişimi. Zamanlama dikkat çekici. İmralı ziyaretinden sonra, sadece bu açıklama değil 3-4 tane zehirli açıklama geldi. Birinci katman, komisyonun kurulamasına vesile olan PKK terör örgütünün feshinde odak kaybı yaratmaya çalışan bir şey. Esasında bu çağrıyı örgütü kim yaptı. İmralı yaptı. Aslında oraya bir şey söylüyor. İmralı'dan yapılan fesih ve silah bırakma çağrısına karşıt bir çağrı olarak bunu gündemleştiriyor."
BARZANİ'NİN ZİYARETİ VE BAHÇELİ AÇIKLAMALARI:
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) eski Başkanı ve Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani’nin Şırnak’ın Cizre ilçesinde düzenlenen sempozyuma katılımının ardından başlayan tartışmalara da değinen Çelik "Bahsettiğiniz görüntü tabii ki nahoş ve olumsuz yorumlara zemin teşkil etti. Bununla ilgili olarak İçişleri Bakanlığı bir soruşturma yürütüyor. Sonuç olarak sayın Barzani'nin aktif görevi yok. Tabii ki güvenliğnini sağlanması gerekir Türkiye Cumhuriyeti Barzani'yi koruyacak kudrete sahiptir. " ifadelerini kullandı.
Barzani ofisinden Bahçeli hakkında yapılan "Biz, Allah’ın Devlet Bahçeli’ye hidayet verdiğini, ırkçılık ve şovenizmden vazgeçtiğini sanıyorduk. Ancak görünen o ki; o hâlâ eski Bozkurt, sadece şimdi koyun postuna bürünmüş" açıklamalarına dair ise şöyle konuştu:
"Barzani'nin şahsıyla, ziyaretiyle olumsuz ifade yok, görüntülerle olumsuz ifadeleri var. Ofis sözcüsü ırkçı ve şovenist gibi ifadeler kullanmış. Sayın Bahçeli'nin terörsüz bölge çerçevesinde etrafımızda kurulan saygı sevgi ilişkisi diyor. Orada asıl açıklamayı yapan kişi kimse onun kullandığı dil ırkçı ve şovenist. O açıklama doğrudan sayın Bahçeli'ye karşı saygısız ifadelerdir. Bu kabul edilemez ve mutlaka düzeltilmesi gerekir. Terörsüz bölge için emek veren bütün bir siyasi hayatın gücünü bu işe seferber etmiş, bu uslubun kullanılması akılsızlık, idraksizlik. Bunu kim kaleme almışsa düzeltilmesi gerekir. Sayın Barzani'nin ülkemize ziyareti milletimizin alicenaplığının göstergesidir diyor sayın Bahçeli. Orada sayın Bahçeli'nin verdiği mesaj nahoş görüntülerle ilgilidir. Barzani'yle, gelişiyle ilgili bir cümle yok. Ofisin ifadeleri sayın Bahçeli'ye karşı kullanılması asla kabul edilemez. Bu dil terörsüz bölge sürecine zarar verecek bir dil olmuş."
DEMİRTAŞ'IN TUTUKLULULUĞU
Edirne'de tutuklu bulunan HDP'nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğuna ilişkin tartışmalara değinen Çelik "Hukukla ilgili mesele. Bir yandan 'hükümet müdahale ediyor' deniliyor. Bir taraftan 'müdahale et' diye çağrıda bulunuluyor. Bu da garip durum." ifadelerini kullandı.
İMAMOĞLU DAVASI
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP lideri Devlet Bahçeli’nin olumlu ifadeler kullandığı Ekrem İmamoğlu ve İBB davasının canlı yayınlanması tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çelik, CHP’ye yüklenerek “CHP'nin çok kötü alışkanlığı var, kendi iç gündemini Türkiye'nin asli gündemi zannediyor.” dedi.
Çelik açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Hodri meydansa hodri meydan. Bir yandan da hukuk sistemi var. Benzer şekilde yargılanan faraza 1500 kişi var. 1500 kişi eşitlik ilkesi gereği canlı yayın talep etti. Hangisini yayınlayacaksınız? Sarkozy böyle bir talepte bulundu mu Fransa'da. Devlet başkanlığı yapmış, hapse girdi. 10 kişi AB fonlarını yanlış kullanmaktan tutuklandı. Birisi aktif görevde. Tutuklandılar. Neye göre bu ayrıcalık? CHP'nin çok kötü alışkanlığı var, kendi iç gündemini Türkiye'nin asli gündemi zannediyor. Kendi kurultayını demokrasinin sandık kurması zannediyor. Avukatlar o mahkemeyi izleyecek, basın mensuparı izleyecek. Anayasanın eşitlik ilkesi var, kanunlar var. 10 kişinin benzer şekilde yargılandığını düşünün, hangi televizyon verecek?"




