Google Play Store
App Store

Zaman gazetesi yazarları “terörün kökünün kazınacağını” ilan etti. BirGün’e konuşan BDP’li Hasip Kaplan, ‘Cemaat tespihini bıraktı, savaş baltasını çıkardı’ diye konuştu

Zaman gazetesi yazarları “terörün kökünün kazınacağını” ilan etti. BirGün’e konuşan BDP’li Hasip Kaplan, ‘Cemaat tespihini bıraktı, savaş baltasını çıkardı’ diye konuştu

TAMİL KAPLANLARI ÖRNEĞİ
Gülen cemaatine yakınlığı ile bilinen Zaman gazetesinden arka arkaya Kürt illerindeki savaşı körüklemeye yönelik yazılar geldi. Önce Fehmi Koru, Taha Kıvanç mahlasıyla yazdığı yazıda yakın geçmişin en kanlı iç savaşlarından birine sahne olan Sri Lanka’da Tamil Kaplanları’na yönelik katliamı hatırlatarak, Türkiye’de ‘neden olmasın’ demeye getirdi. Ardından gazetenin önemli yazarlarından Hüseyin Gülerce “Terörle mücadele, neden farklı olacak?’’ başlıklı köşesinde PKK ile savaşta cemaatin etkin rol üstleneceğinin sinyallerini verdi.

DOST DÜŞMAN GÖRECEKMİŞ
PKK ve Kürt hareketiyle ile mücadele konusunda yeni bir dönemin başladığını söyleyen Gülerce, “Terörle mücadelede artık yeni, yepyeni bir dönem var. Yeni Türkiye, terörün belini bu defa kıracak. Devletin gücünü zaafa uğratanlar devre dışı kalınca, sivil iradenin kontrolündeki polisin, jandarmanın, özel askerî birliklerin ahenkli çalışmalarıyla neler yapılacağını dost düşman herkes görecek” diyor. Gülen cemaati, çatışmaların en şiddetli olduğu 1990’lı yıllarda Tansu Çiller’e de ciddi bir destek sunmuştu. 

Zaman gazetesinde arka arkaya Kürt illerindeki savaşı körüklemeye yönelik yazılar geldi. Önce Fehmi Koru, Taha Kıvanç mahlasıyla yazdığı yazıda yakın geçmişin en kanlı iç savaşlarından birine sahne olan Sri Lanka’da Tamil Kaplanları’na yönelik katliamı hatırlatarak, Türkiye’de ‘neden olmasın’ demeye getirdi. Ardından gazetenin önemli yazarlarından Hüseyin Gülerce “Terörle mücadele, neden farklı olacak?’’ başlıklı köşesinde PKK ile savaşta cemaatin etkin rol üstleneceğinin sinyallerini verdi.
PKK ile mücadelede polisin, özel timlerin de kullanılması Silvan’daki çatışmadan sonra tartışılmaya başlandı. Özel timlerin devreye sokulma planıyla Türkiye yeniden binlerce köyün yakıldığı, karanlık cinayetlerin işlendiği 90’lı yıllara dönüşün hazırlığını yapıyor.
AKP hükümetinin Kürt illerindeki savaşa özel timleri ve polisi sürmesine en büyük destek ise kamuoyunda Gülen cemaatine yakınlığıyla bilinen Zaman gazetesinden geldi. Hüseyin Gülerce Zaman gazetesinin bu konudaki görüşlerini dünkü köşesinde en net biçimiyle deklere etti.
PKK ve Kürt hareketiyle ile mücadele konusunda yeni bir dönemin başladığını söyleyen Gülerce, “Terörle mücadelede artık yeni, yepyeni bir dönem var. Yeni Türkiye, terörün belini bu defa kıracak. Bu defa yetki, sorumluluk, inisiyatif sivil hükümette olacak’’ diyor.
CEMAAT ÇİLLER’E SAHİP ÇIKMIŞTI
Gülen cemaati aslında çatışmaların en şiddetli olduğu 1990’lı yıllarda Tansu Çiller’e ciddi bir destek sunmuştu. Çiller, DYP’nin başına geçtikten sonra Fethullah Gülen’le yakın ilişki kurdu. Bu aslında yeni bir dönemin de habercisiydi. Tansu Çiller ‘’terörle mücadele yasa tasarısı’’ için Fethullah Gülen’den destek istedi ve bu görüşme iki tarafın oluruyla basına yansıdı. Gülen art arda televizyonlara çıkmaya başladı. Ve Gülen’le ilk röportajı yapan TRT olmuştu.
12 EYLÜL’E DE DESTEK VERMİŞLERDİ
12 Eylül darbesi için ‘Asker tam zamanında yetişti’ diyen cemaat, bugün ‘polis ve özel timlerin neler yapabileceğini herkes görecek’ diyor. 14 Temmuz 2011’in ‘Yeni Türkiye’ için bir dönüm noktası olduğunu öne süren Hüseyin Gülerce, “terörle ilk defa, ‘Büyük Türkiye’ye yaraşır bir mücadele verilecek’’ ifadelerini çok keskin bir şekilde kullanıyor.
PKK, Ergenekon, BDP, DTK, TSK ve JİTEM’in iç içe geçen yapılar olduğunu anlatmaya çalışan Gülerce’ye göre aslında PKK ile bir savaşın yürütülmediğini ve asıl savaşın bundan sonra verileceği mesajını veriyor. “Sivil iradenin kontrolündeki polisin, jandarmanın, özel askerî birliklerin ahenkli çalışmalarıyla neler yapılacağını dost düşman herkes görecek’’ diyen Gülerce, Kürt meselesinin barış ve diyalog değil silahlarla çözüleceğinin ısrarla vurguluyor. Yeni savaşın sadece dağda PKK gerillaları ile değil BDP, DTK ile de süreceğini söylüyor.
Gülerce yazısında gazetesinin nasıl savaş kışkırtıcılığı yaptığını şu sözlerle ifade ediyor: “Terörle mücadelede artık yeni, yepyeni bir dönem var. Yeni Türkiye, terörün belini bu defa kıracak. Bu defa yetki, sorumluluk, inisiyatif sivil hükümette olacak. Gulyabaniler, çeteler, karanlık odaklar kontrolünü kaybedecek. Terörle ilk defa, "Büyük Türkiye"ye yaraşır bir mücadele verilecek. Devletin gücünü zaafa uğratanlar devre dışı kalınca, sivil iradenin kontrolündeki polisin, jandarmanın, özel askerî birliklerin ahenkli çalışmalarıyla neler yapılacağını dost düşman herkes görecek...
İki, 14 Temmuz, Kürt ırkçılığı temelinde siyaset yapanlar için de bir kırılma noktasıdır. Bundan böyle onlar da, 12 Eylül ve 12 Haziran'ın aslında ne olduğunu çok iyi anlayacaklar. Kürt ırkçıları; PKK, KCK, BDP, Kandil hepsi, 14 Temmuz'da ilan ettikleri "demokratik özerklik"in kendi kendilerine gelin güvey olmaktan öte hiçbir anlamının olmadığını görecekler....’’ ANF, BirGün

‘Cemaat tespihini bıraktı, savaş baltasını çıkardı’

BDP milletvekili Hasip Kaplan, Gülerce’nin yazısını gazetemize şu sözlerle değerlendirdi: Bu yazıdan ve daha önce yandaş medyada çıkan yazılardan anlıyoruz ki, cemaat tespihlerini bırakıp savaş baltalarını çıkarmış durumda. Karşısında tek dinamik muhalefet olarak Özgürlük ve Emek Bloku’nu görüyor ve terörle mücadele bahanesi altında bu dinamik muhalefete her yerden saldırmayı hedefliyor. Bu yaklaşım, çok tehlikeli ve Türkiye’yi büyük bir kaosa sürükleyecek bir sorumsuzluk örneğidir. Cemaat, yeni anayasa tartışmalarının olduğu bir süreçte, iktidarları için acımasız sorumsuz söylemlerde bulunabiliyor. Açıkça savaş ilan ediyor. BirGün

Derin devletin dili

Tarihçi-yazar Erdoğan Aydın:
Öyle görünüyor ki dün 12 Eylül darbecilerini cennetlik ilan edenler bugün Kürt sorununu ezme işini tek başlarına üslenmiş görünüyorlar. Seçim sonuçlarının, demokratik çözümün, eşit yurttaşlığın, hukukun geliştirilmesi için kullanılması gerekirken, ne yazık ki bu sonuçlar muktedirlerin başını döndürmüştür. Gülerce, 90’lı yıllarda Çiller’in kullandığa dile benzer bir dili kullanıyor.Hak mücadelesini ırkçılık olarak niteleyen dil, milliyetçi ulusalcıların dilidir ve bu dili İslamcıların kullanması aslında aralarındaki zihniyet benzerliğinin göstergesidir. Demokratik özerklik bence de zamanlaması yanlış olan bir açılım. Ama bunu reddedenler ve yazılarında aşağılayanlar da Kürt sorununda çözümün ne olduğunu söylemek zorunda. Kıbrıslı Bulgaristanlı Kosovalı Türk için istediklerini Kürtler için de hak olarak görüyorlar mı?