birgün

22° AZ BULUTLU

GÜNCEL 03.07.2020 10:21

Cemal Kaşıkçı davası ertelendi: Sanıklar gıyaben yargılanıyor

Gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması, bugün İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.-

Cemal Kaşıkçı davası ertelendi: Sanıklar gıyaben yargılanıyor

Suudi Arabistan Krallığı İstanbul Başkonsolosluğu'na 2 Ekim 2018'de girdikten sonra bir daha kendisinden haber alınamayan ve daha sonra öldürüldüğü ortaya çıkan gazeteci Cemal Kaşıkçı'yı katlettikleri iddiasıyla 20 Suudi sanık hakkında açılan davanın bugün ilk duruşması yapıldı. Suudi Arabistan'da 11'inin yargılandığı ve 5'inin idam cezasına, 3'ünün 10 ila 7 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldığı sanıklar, Türkiye'de gıyaben yargılanıyor. Duruşma 24 Kasım'a ertelendi.

Duruşmada şikayetçi olarak ifade veren Cemal Kaşıkçı'nın nişanlısı Hatice Cengiz, "Çok büyük bir ihanet ve kandırmacayla o konsolosluğa çağırıldı. O konsolosluktaki tüm insanlardan şikayetçiyim. Orada uçan kuştan bile şikâyetçiyim. Şoföründen, çaycısından, herkesten" dedi. Hatice Cengiz'in avukatı, konsoloslukta keşif yapılarak tanıkların orada dinlenmesini istedi. Ancak mahkeme, talebi bu aşamada reddederek duruşmayı, 24 Kasım'a erteledi.

Nişanlısı Hatice Cengiz'le birlikte 2 Ekim 2018'de evlilik işlemleri için İstanbul'daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'na giden ve konsolosluğa yalnız giren gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürüldüğü ortaya çıkmıştı. Olayla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 24 Mart 2020'de tamamlanan soruşturmaya ilişkin iddianame, gönderildiği mahkemece kabul edilmişti. Washing Post Gazetesi'nde Ortadoğu ve İslam coğrafyası ağırlıklı yazılar yazan gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın katledilmesine ilişkin 20 sanık hakkındaki dava, bugün Çağlayan'daki İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek. Davanın iddianamesinde, Cemal Kaşıkçı'nın nişanlısı Hatice Cengiz'in "müşteki" sıfatıyla bulunurken, 2'si azmettirici toplam 20 Suudi sanık yer alıyor.

20 SANIĞIN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPSİ İSTENİYOR

Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi eylemini gerçekleştirmek üzere görevlendirme yaparak talimat veren sanıklar Ahmet Bin Muhammed El Asırı ve Saud Al Kahtani hakkında "Tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürmeye azmettirme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis talep ediliyor. En başından itibaren maktülü Suudi Arabistan'a götürmek, kabul etmediği takdirde öldürmek üzere fikir birliği ve ortak suç işleme kararıyla hareket eden, eylemin tüm ayrıntılarıyla ilgili planlama ve iş bölümü yapan ve Cemal Kaşıkçı'yı boğarak öldüren 18 sanık hakkında da ağırlaştırılmış müebbet hapis talep ediliyor. 20 sanık hakkında soruşturma sürerken tutuklanmalarına yönelik yakalama kararı ve İnterpol Daire Başkanlığı üzerinden de kırmızı bülten kararları çıkartılarak Suudi Arabistan Krallığı adli makamlarına iletilmek üzere iade talepnameleri düzenlenmişti.

İDDİANAME

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan 117 sayfalık iddianamede, Cemal Kaşıkçı'dan haber alamaması üzerine Hatice Cengiz'in polise ihbarla bulunduğu belirtildi. İddianamede Hatice Cengiz'in Levent Polis Merkezi'ne verdiği ifadeye yer verilerek saat 13.10 sıralarında konsolosluğa gittiklerini, Cemal Kaşıkçı'nın konsolosluktan içeri girerken "Geç kalırsam ilgili yerlere benim buradan çıkamadığımı ilet" dediğini, saat 16.40'a kadar beklediğini, nişanlısından haber çıkmayınca eski milletvekili Yasin Aktay'ı aradığını, sonra da polise haber verdiğini söylediği kaydedildi. İhbar üzerine, savcılıkça derhal soruşturma başlatıldığı, bir numaralı sanık Suudi Arabistan Krallığı İstihbarat Başkan Yardımcısı Ahmet Bin Muhammed El Asırı'nın, Kaşıkçı'nın sanık Mansour Othman M. Abu Hussain'e talimat verdiği, ekip kurup görevlendirme yaptığı kaydedildi. İkinci sanık olarak yer alan Suudi Arabistan Kraliyet Dairesi Müsteşarı Saud Al Kahtani'nin de Kaşıkçı'yı tehdit ettiği ve ekip kurulmasında etkin rol oynadığı anlatıldı. Her iki sanığın olaydan sonra görevlerinden alındıkları, 15 kişilik cinayet ekibini ise üç numaralı sanık Mansour Othman M. abu Hussain'in oluşturduğu, Hussain'in tuğgeneral ve istihbaratçı olarak görev yaptığı ve veliaht Prens Muhammed Bin Selman'ın ofisinde görevlendirildiği kaydedildi. Hussain'in Kaşıkçı'nın boğarak öldürülmesine, parçalanıp ortadan kaldırılmasına doğrudan katıldığı kaydedildi.

İddianamede, Cemal Kaşıkçı'nın evlilik işlemleri için gerekli belgeyi almak için nişanlısı Hatice Cengiz ile ilk 28 Eylül 2018'de konsolosluğa gittiği ve daha sonra olay tarihi olan 2 Ekim 2018'de gidişine ilişkin kamera görüntüleri iddianamede yer aldı. Ayrıca 1-2 Ekim 2018 tarihlerinde ülkemize özel jet veya tarifeli uçaklarla giriş-çıkış yapan Kağıthane ve Şişli'de bulunan iki otelde konaklayan 15 şüphelinin Atatürk Havalimanı'ndan girişleri, konsolosluğa yakın otellerde konaklamaları, otelden çıkış yaparak konsolosluk binasına, konutuna giriş çıkış yapmaları, daha sonra havalimanından ayrılmalarına ilişkin kamera görüntülerine de iddianamede yer verildi. Ayrıca maktül Cemal Kaşıkçı'nın saat 13.08'de konsolosluğa girdiği, Kaşıkçı'nın kıyafetlerini giyerek ona benzetilmeye çalışılan sanık Mustafa Mohammed M. Almadanı'nin saat 14.52'de diğer sanık Saif Saad Q Alqahtanı ile arka girişten çıktıkları anlatıldı. Sultanahmet'e gidişleri ve havalimanından ayrılışlarına ait görüntülere iddianamede yer verildi.

"SUUDİ YETKİLİLER ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALARDA BULUNDU"

İddianamede, "Suudi Arabistan Krallığı yetkilileri ile Başsavcılığı tarafından maktulün öldürülmesi olayı ile ilgili olarak çelişkili ve gerçeğe aykırı açıklamalarda bulunulduğu anlaşılmıştır" ifadeleri kullanıldı. Maktül Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesine ilişkin Suudi Arabistan'da sanıkların yargılandığı da hatırlatılarak, bu davaya ilişkin duruşmalar ile ilgili Türkiye'nin Riyad Büyükelçiliği görevlilerince düzenlenen ve Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla savcılığa gönderilen rapora ve Birleşmiş Milletler Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörü Dr. Agnes Callamard tarafından sunulan rapora da iddianamede yer verildi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız